Ana içeriğe geç
Sözlük

yatak ile cümle

yatak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Madencilik: Kireç, kum yataklarının yanı sıra taş ocaklarının kullanımı vardır.Mining: there are deposits of lime, sand as well as use of quarries.
Yatak odasına girer ve bir kitap bulur.He enters his bedroom and finds a book.
MÖ 5000 ile MÖ 3000 yılları arasında kaymalı yatak kullanan tekerlekli araçlar icat edildi.Wheeled vehicles using plain bearings emerged between about 5000 BC and 3000 BC.[citation needed]
Rulmanlı yataklarda arıza tespitiRolling-element bearing outer race fault detection
En basit yatak şekli olan kaymalı yatak, bir delik içinde dönen bir milden oluşur.The simplest form of bearing, the plain bearing, consists of a shaft rotating in a hole.
Bir kaymalı yatak, ayrı bir cihaz olabilir veya olmayabilir.A plain bearing may or may not be a discrete device.
Bir delikte dönen bir milden oluşan kaymalı yatak .Plain bearing, consisting of a shaft rotating in a hole.
Rulmanlı Yatak Uygulamalarında HareketlerMotions
Malzeme olarak, kullanılan yatak malzemesinin doğasından yararlanır.By material, exploits the nature of the bearing material used.
Bir hareket kaynağı, yataktaki boşluklar veya "oynaklık" dır.One source of motion is gaps or "play" in the bearing.
Bilyalı ve makaralı yataklarda bunun nedeni bilyenin ve yatağın gerinmesidir(elastik deformasyon).With rolling element bearings this is due to the strain of the ball and race.
Düz bir yatak üzerinde dönen bir tekerleğin icadından dahi önce olabilir.It may predate the invention of a wheel rotating on a plain bearing.[citation needed]
Yatak takımıBedding
İlaç ayrıca yatak ıslatma tedavisinde de kullanılır.The drug is also used to treat bedwetting.
Sabit yataklı reaktörde basınç düşüşünü tanımlayan Ergun denklemi ile tanınır.He is known for the Ergun equation, which expresses the pressure drop across a packed bed.
Planlanan kuşağın bölgesi petrol yatakları ve verimli tarım arazileri bakımından zengindir.The region of the planned belt are rich in oil deposits and fertile agricultural land.
Tren tekerlek takımlarının yatak değişimi sırasında, tekerlekler akslara kuvvetle bastırılır.In the case of train wheelsets the wheels are pressed onto the axles by force.
Yatak kapatıldığında, sahte bir çekmeceli çalışma masası gibi görünüyordu.When closed, the bed looked like a bureau with fake drawers, hence the name.
Bir yatak çarşafA bed sheet
Sonra karanlıktan bir yatak görünür.Then, from the darkness, a bed appeared.
Uyumaya hazırlanırken yatak kalenin her yerinde yürümeye başlar.He lay down on it, preparing for sleep, but it began walking all over the castle.
Aynı zamanda bölgeyi maden yatakları ve su için araştırdı.At the same time he investigated the area for mineral deposits and water.
Boraks ilk olarak Tibet'teki kuru göl yataklarında keşfedilmiştir.Borax was first discovered in dry lake beds in Tibet.
Broşlama yöntemi ile açılmış bir yatak.A broached keyway in the end of an adjustable wrench.
Bilinen en büyük yataklar, bor minerallerinin en büyük üreticisi olan Türkiye'de bulunmaktadır.The largest known deposits are in Turkey, the largest producer of boron minerals.
Bu birikintilere bazen volkanik kayaç içinde gelişen masif sülfit (VHMS) yatakları da denir.These deposits are also sometimes called volcanic-hosted massive sulfide (VHMS) deposits.
Mafik ilişkili - Kıbrıs tipi VMS YataklarıMafic associated
O, yatakta hasta yatıyor.Sie liegt krank im Bett.
Benim yatak odam örümceklerle dolu.In meinem Schlafzimmer wimmelt es von Spinnen.
Bu benim yatak odam.Das ist mein Schlafzimmer.
Ben yataktayım.Ich bin im Bett.
Üç yatak odası, bir mutfak, bir yemek odası, bir oturma odası ve bir banyosu var.Es gibt drei Schlafzimmer, eine Küche, ein Esszimmer, ein Wohnzimmer und ein Badezimmer.
Tom sık sık yatakta okur.Tom liest oft im Bett.
Tom çoğu kez yatakta okur.Tom liest oft im Bett.
Sabah yataktan kalktığından beri başı dönüyor.Seitdem sie am Morgen aufgestanden ist, fühlt sie sich schwindlig.
Herkesin kendi yatak odası var.Alle haben ein eigenes Schlafzimmer.
O, sıkça yatakta yemek yer.Er isst oft im Bett.
Yoğun bakımda boş yatak var mı?Ist noch ein Bett auf der Intensivstation frei?
Ziri yataktaydı.Ziri lag im Bett.
Diğer daha küçük tüneller, yatak odaları ve koridorlar için tesis edilir.Weitere kleinere Tunnel werden für die Schlafzimmer und Korridore errichtet.
(Yatak odaları karşılıklıdır.)Beide liegen in aneinander angrenzenden Zimmern.
Desdemona Emelia ile kendi yatak odasındadır.Desdemona ist mit Emilia alleine in ihrem Schlafzimmer.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Ich stieg aus dem Bett und ging in mein Wohnzimmer (nur in meinem Morgenmantel) und empfing sie allein.
İnsan besmele çekmediğinde, onunla yemek yer, eve girer, yatakta uyur.Sie füttern sie aus Spaß, sprechen mit ihr und nehmen sie zu sich ins Bett.
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.Ich hatte große Schwierigkeiten in New York eine Wohnung zu mieten...
Olimpiyat Köyü: Sporcuların ve delegelerin barınacağı yaklaşık 17,320 yataklı köydür.Während der Spiele stehen 17.320 Betten für Athleten und Betreuer zur Verfügung.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Das Zimmer ist sehr einfach eingerichtet, ein Bett, zwei Stühle und ein Tisch.
Son iki yılını yataktan çıkamadan geçirmiştir.Die letzten zwei Jahre verbrachte er nur noch im Bett.
Altaussee günümüzde halen Avusturya'nın en büyük tuz yataklarına sahiptir.Das Salzbergwerk Altaussee ist die größte Salzabbaustätte Österreichs.
Yatak Odasında (özgün adı: In the Bedroom), 2001 ABD yapımı Todd Field filmi.In the Bedroom ist ein Spielfilm des US-amerikanischen Regisseurs Todd Field aus dem Jahr 2001.
Tesis bir karşılama salonu, bar ve yatak odalarını içerir.Die Anlage umfasste eine Empfangshalle, Bar und Schlafräume.
Gilda'nın yatak odası sahnesi kaldırıldı.Die Tür zu Richs Zimmer wurde aufgebrochen.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Am Abend legen sich alle wie gewohnt zu Bett.
Adamın küçük kızı ona evi gezdirir; en son yatak odasına giderek burada içki içerler.Sie machen ihn zunächst betrunken und lassen ihn im Gästezimmer übernachten.
Ancak, henüz açılıp işletilen yatak yoktur.Doch es ist nur eine leere Fläche, der Bau hat noch gar nicht begonnen.
Yataklarınızda basılarak öleceğinize, mevzide çarpışarak ölünüz.Um ihn herum in den Betten sterben Verwundete.
Yatak, üzerinde uyumak ya da dinlenmek için kullanılan mobilya.Der Begriff Bett bezeichnet ein Möbelstück, das dem Schlafen, Liegen oder Ruhen dient.
Ayrıca dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır.Daneben liegen einige der reichsten Gold- und Diamantenminen der Welt im Freistaat.
Ama oradan ayrılırken yatak odasındaki bütün kapıları kilitler.Doch wohin sie auch rennt, alle Türen sind verschlossen.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Brigitte gerät in Panik und sperrt sich im Schlafzimmer ein.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod