Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yaşlı bir bayana koltuğunu verdi.Tom gave his seat to an elderly lady.
Tom yaşlı bir köpeğe yeni hileler öğretemeyeceğinizi her zaman bize söyledi.Tom always told us that you can't teach an old dog new tricks.
Tom'un büyükannesinin bir mini etek giyemeyecek kadar yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom's grandmother is too old to wear a miniskirt.
Sanırım Tom'un büyükannesi bir mini etek giyemeyecek kadar çok yaşlı.I think Tom's grandmother is too old to be wearing a bikini.
Tom'un kızımla flört edemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too old to be dating my daughter.
Tom Mary kadar yaşlı değildir.Tom isn't as old as Mary.
Tom Mary'nin iki katı kadar yaşlıdır.Tom is twice as old as Mary.
Tom muhtemelen Mary'den biraz daha yaşlı.Tom is probably a bit older than Mary.
Tom Mary'den daha yaşlıdır.Tom is older than Mary.
Tom Mary'den çok daha yaşlıdır.Tom is much older than Mary.
Tom Mary'den çok daha yaşlı.Tom is much older than Mary.
Tom yaklaşık Mary kadar yaşlıdır.Tom is about as old as Mary is.
Tom Mary'nin ondan daha genç mi daha yaşlı mı olduğunu bilmez.Tom doesn't know whether Mary is younger or older than he is.
Tom Mary'den çok daha yaşlı olamaz.Tom can't be much older than Mary.
Tom ve Mary her ikisi de daha iyiyi bilecek kadar yeterince yaşlıdır.Tom and Mary are both old enough to know better.
Tom yaşlı köpeği ahırın arkasına çıkardı ve onu vurdu.Tom took the old dog out behind the barn and shot it.
Tom yaşlı adamı tanıdı fakat onun adını bilmiyordu.Tom recognized the old man, but didn't know his name.
Tom, yaşlı bir kadınla evlendi.Tom got married to an older woman.
İkinci katta yaşayan bu yaşlı bayanı tanıyor musunuz?You know this old lady that lives on second floor?
Süpermarketlerdeki yaşlı insanlar beni uyuz ediyorlar.Old people in supermarkets piss me off.
Süpermarketlerdeki yaşlı insanlar beni sinirlendiriyorlar.Old people in supermarkets piss me off.
Annem ve babam yaşlıdırlar.My parents are aged.
O, genç görünüyor fakat aslında o senden daha yaşlıdır.She looks young, but actually she's older than you are.
Odadaki en yaşlı kişi Tom'du.Tom was the oldest person in the room.
Tom Mary'den çok fazla yaşlı değildi.Tom was not much older than Mary.
Tom Mary'nin araba süremeyecek kadar yaşlı olduğuna ikna etmenin zor olacağını biliyordu.Tom knew it was going to be tough to convince Mary that she was too old to drive.
Tom okula gitmek için yeterince yaşlı değildir.Tom isn't old enough to go to school.
Tom yaşlılıktan öldü.Tom died of old age.
Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.Tom decided he was too old for rock climbing.
Tom kesinlikle yaşlı bir adam.Tom certainly is an old man.
Yaşlı bir bayan Tom'a Charles Darwin'e benzediğini söyledi.Some old lady told Tom that he looked like Charles Darwin.
Ona bak: O oldukça yaşlı olmalı.Look at him: he must be quite old.
Şarap, yaşlı erkeklerin sütüdür.Wine is the milk of old men.
Spiker orta yaşlıdır.The speaker is middle-aged.
Yaşlı bir kadının sesi.It's the voice of an old woman.
Şu yaşlı adam da kim?Who is that old man?
Şu yaşlı adam kimdir?Who is that old man?
Belki Tom bu tür şeyi yapamayacak kadar çok yaşlı.Perhaps Tom is too old to do this kind of thing.
Yaşlı adam odasında öldü.The old person died in their room.
Adam yaşlıdır.The man is old.
Tom Mary'den epeyce yaşlı.Tom is quite a bit older than Mary.
O, orta yaşlı şişman bir kadındır.She's a middle-aged fat woman.
Onun gri saçı, kendisinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oluyor.Her grey hair makes her look older than she is.
Yaşlı bir adam bankta oturuyordu.An older man was sitting on the bench.
Yaşlı insanlar genellikle çok akıllıdır.Old people are usually very wise.
Yaşlı insanlar tezgâhtar tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Yaşlı insanlar mağaza görevlisi tarafından kandırıldı.Old people were tricked by the shop assistant.
Bir kadın sadece göründüğü kadar yaşlıdır.A woman is only as old as she seems to be.
Ben yaşlı ve tombul kadınlar tarafından beğeniliyorum.I have an attraction for older, chubby women.
Ehliyet almak için yeterince yaşlı değilim.I'm not old enough to get a driver's license.
O çok yaşlı.He's too old.
Onlar yaşlı ayılar oldukları için kutup ayıları beyazdır.Polar bears are white because they're old bears.
O köpek gerçekten yaşlı!That dog is really old!
Yaşlılara saygı duymalısınız.You need to respect the elderly.
Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.You must respect senior citizens.
Yaşlı insanlar saygıyı hakediyor.Old people deserve respect.
Yaşlı adamın uzun gri sakalı var.An old man has a long gray beard.
Annem ve babam bana yaşlılara saygı göstermeyi öğretti.My parents taught me to respect my elders.
O yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.That old man caught a large fish.
Ben yaşlı bir adamım.I'm an old man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod