Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Belirli bir yaşlı kadın arıyorum.I'm looking for a certain old woman.
Tom daha yaşlı bir kadınla evlendi.Tom married an older woman.
O yaşlı görünüyor, ancak o henüz 30'a ulaşmadı.He looks old, but he hasn't reached 30 yet.
Yaşlılara saygı duyarım.I respect the elderly.
"Kedi? ", yaşlı adam merak etti."Cat?", the old man wondered.
Yaşlı insanlar erken uyanıyor.Old people wake up early.
Yaşlı adam kalbi için güçlü ilaçlar alıyor.The elderly man takes strong drugs for his heart.
Yaşlı ağaçlardan hiçbiri yangını atlatamadı.None of the old trees survived the fire.
Yaşlı kadın yataktan çıkamayacak kadar çok zayıf.The old woman is too weak to get out of bed.
Yaşlı insanlar genellikle daha akıllıdır.Older men are usually very wise.
Fahişe yaşlı.The hooker is old.
O bir araba sürecek kadar yaşlı.He's old enough to drive a car.
Bu ağaç, o arabadan daha yaşlı.This tree is older than that car.
Hem yaşlılar hem de gençler günah suçlusudur.Both the old and young are guilty of sinning.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Başkan Polk yaşlı, yorgun ve hastaydı.President Polk was old, tired and in poor health.
Yaşlı bir adam Albany, New York'tan Jackson'a geldi.One old man came to Jackson from Albany, New York.
Anlayacak kadar yaşlısın.You're old enough to understand.
Bu mektup yaşlı bayanadır.This letter is to the old woman.
Annem gözü yaşlı bana baktı.My mother looked at me with tears in her eyes.
The Sacramento Chronicle sık sık o yaşlı avcı hakkında yazar.The Sacramento Chronicle writes frequently about that old trapper.
Şerif o yaşlı tuzakçıyı bilir.The sheriff knows that old trapper.
O yaşlı avcı, şerifi tanıyor.That old trapper knows the sheriff.
Şu yaşlı avcı Kaliforniya'da yaşadı.That old trapper lived in California.
Eski günlerde, kışın buz pateni yapmaya giderdik ama şimdi çok yaşlıyız.In the old days we would go ice skating in the winter, but now we are too old.
Onlar, yaşlı adamın dükkanında gece gündüz çalıştılar.In the old man's store, they worked day and night.
Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilirler.Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
O, onun iki katı kadar yaşlıdır.He is twice as old as she is.
O yaşlı kadın yalnız başına yaşıyor.That old woman lives by herself.
Bir bankta oturan yaşlı bir adam var.There is an old man sitting on a bench.
O ondan daha yaşlıdır.She's older than him.
Ayı geldiğinde yaşlı adam uyuyordu.That old man was sound asleep when the bear came.
Yaşlı adamın köpeğini tavuk kemiği ile beslediğini gördüm.I saw the old man feed his dog chicken bones.
Genç adam kuralları biliyor ama yaşlı adam kural dışı durumları biliyor.The young man knows the rules, but the old man knows the exceptions.
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Yaşlı bir adam karanlık bir yolda yalnız oturuyordu.An elderly man was sitting alone on a dark path.
Henüz ondan daha yaşlıyımI am yet older than he is.
Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to go back to school?
Benim başka bir bebek için çok yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to have another baby?
Kimse yeni şeyler öğrenmek için çok yaşlı değildir.Nobody is too old to learn new things.
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Sence tüm politikacılarımız çok yaşlı değil mi?Don't you think that all our politicians are too old?
Tüm politikacılarımızın çok yaşlı olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think that all our politicians are too old?
Sınıfımdaki öğrencilerin en yaşlısıyım.I'm the oldest of the students in my class.
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Yaşlı adam hızlı bir koşuşturmayla yola çıktı.The old man set off at a quick trot.
Tom çok yaşlı.Tom's so old.
Tom yaşlı bir adam gibi konuşur.Tom talks like an old man.
Tom asla daha yaşlı kadınlarla çıkmaz.Tom never dates older women.
Tom gerçekte olduğundan daha yaşlı görünüyor.Tom looks older than he really is.
Tom bunu anlayacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to understand this.
Tom benim kadar yaşlı değildir.Tom isn't as old as I am.
Tom göründüğü kadar yaşlı değil.Tom isn't as old as he looks.
Tom oy vermek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to vote.
Tom doğruyu yanlıştan ayırmak için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to know right from wrong.
Tom daha iyiyi bilmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to know better.
Tom araba sürmek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to drive.
Tom benden çok daha yaşlı.Tom is much older than I am.
Tom göründüğünden çok daha yaşlı.Tom is much older than he looks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod