Genelde erkekleri orta yaşlı kadınlar tutardı ama bazen yaşlı kadınlara da hizmet verdikleri olurdu.Это имя давали в основном девушкам, но иногда дают и мужчинам.
Filmde Elizabeth Taylor 'un kızını canlandıran Carroll Baker,gerçekte filmdeki annesinden daha yaşlıydı.Актриса Кэрролл Бейкер — экранная дочь Элизабет Тейлор — на самом деле на несколько лет старше «матери».
Yaşlı Gitarist’teki elementler, izleyiciden reaksiyon almak üzere dikkatlice seçilmiştir.تم اختيار العناصر في عازف الجيتار المُسن بعناية لتوليد رد فعل من المشاهد.
Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.وتستخدم اللقالق وخاصة الذكور المسنة بيتها نفس ثكناتها كل عام.
Niye şimdi?" diye endişelendik, "Eva çok yaşlı" hissine kapıldık.لماذا الآن؟" "إيفا قديمة للغاية"، نحن أحسسنا.
"Yiyeceklere monosodyum glutamat eklenmesi yaşlıların sağlık durumunda iyileşme sağlayabilir mi?"."هل يمكن للمكملات الغذائية القائمة على الغلوتامات أحادية الصوديوم تحسين صحة المسنين؟".
Yaşlı bitki birkaç gün içinde tamamen fileden temizlenebilir ve toprağa karıştırılabilir.يمكن إزالة النبات القديم في خلال بضعة أيام ويُعاد دمجه مع التربة.
Günümüzde bu elbiseyi artık yaşlı kadınlar dışında kimse giymemektedir.حالياً لا تلبسها إلا النساء الكبيرات في السن.
O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.عمرها يزيد على 7 آلاف سنة.
Yaşlı bir adam olan Claudius her an ölebilirdi ve bu durumda Britannicus yeni imparator olacaktı.ورجل عجوز مثل كلوديس يمكن أن يموت في أى لحظة ، وفي هذه الحالة سيتم تعيين بيرطانيوس الامبراطور الجديد.
Jeolog Preston Cloud bu terimi bilinen en yaşlı kayalardan önceki dönemi tanımlamak için 1972'de türetti.وقد صاغ هذا المصطلح الجيولوجي بريستون كلود في عام 1972 لتسمية الفترة التي سبقت أقدم الصخور المعروفة على الأرض.
Yaşlılarda veya diğer akciğer sorunu olan kişilerde iyileşme 12 haftadan uzun sürebilir.أما كبار السن والمرضى الذين يعانون من مشاكل أخرى بالرئتين، قد يستغرق التعافي أكثر من 12 أسبوع.
Tom Lucy'den daha yaşlıdır.لديه نفس العمرية مع لويجي.
Belirtiler, yaşlıların üçte ikisinde ortadan kalkarken, %3 ila %10 arasında devam eder.تختفي الأعراض لدى حوالي ثلثي كبار السن، لكنها تستمر لدى 3 و10٪ منهم.
Yaşlı bir adam olarak tasvir edilir.وكأنهم يحيطون برجل عجوز.
Albert Finney, yaşlı Edward Bloom rolünde: Hikâye anlatmayı seven eski bir satıcı.قام ألبرت فينى بدور ادوارد بولم البائع القديم المحب لسرد الحكايات.
Yaşlılıkta işinde faal olarak kaldı, 1994'te 87 yaşında son sahne performansı sergiledi.ظلت نشطة حتى سن الشيخوخة، صانعة بذلك آخر ظهور لها على الشاشة في عام 1994 في سن ال87.
Cenazesine çoğu ABD dışından gelen yaklaşık 60.000 yaslı geldi.جنازتها وجه ما يقرب من 60،000 من المعزين، وكثير منهم من سافر خارج الولايات المتحدة.
Yaşlı Gitarist, insan varoluşunun bir alegorisi haline gelir.يصبح عازف القيثارة المُسن رمزا للوجود الإنساني.
Yaşlı Adam ve Deniz, Ernest Hemingway'in eseri.العجوز والبحر، لأرنست همنجواي.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..قد تحدث المضاعفات خصوصا لدى كبار السن وأولئك الذين يعانون من مشاكل صحية مستبطنة.
Yaşlılar yine o isimle hatırlar.ولا زال كبار السن يسمونها باسمها القديم.
Yaşlı Adam ve Deniz filminde İhtiyar adam.يؤديها ممثل واحد كقصة العجوز والبحر في السينما.
Görünümü yaşlı değildir, orta yaşlıdır.أظن أنها ليست بالقديمة ولا يتجاوز عمرها المائة سنة.
Kendisi biraz yaşlıdır ve korkak biridir.وهو أحد الحراس، وهو جبان بعض الشيء.
Çingenelerin bu yaşlı şefi ona sahip çıkar.كونهم أيرلنديين ، من الواضح أن هذا الزوج دعم هذا الأخير.
Köy nüfusu genelde yaşlılardan oluşmaktadır.في الأغلب يتكون السكان من كبار السن.
Kaçarken yaşlı kadın tekrar dondurmayla gelir ve; "Çikolatalı dondurma alır mısınız?وقالت: " لقد كنا نقدم الكوكيز الرقيق بالمكسرات مع الآيس كريم.
En yaşlı oyuncu: Ted Doig, 41 yıl ve 165 gün (rakip Newcastle United, 11 Nisan 1908).أكبر لاعب في الفريق الأول: نيد دويغ، 41 عامًا و165 يوما (ضد نيوكاسل يونايتد في 11 أبريل 1908).
Kontes'in kötürüm olan yaşlı kocası Sir Charles Lyndon (Frank Middlemass) ölünce de onunla evlenir.ثم أغواها وتزوجها لاحقا بعد وفاة زوجها المسن، السير تشارلز ليندون (فرانك ميدلماس).
Konuşanlar genelde yaşlı nesillerdir.هم من الإناث عادة كبار السن.
Doğada yaşayan en yaşlı leyleğin İsviçre'de halkalandıktan sonra 39 yıl yaşadığı bilinmektedir.كما تبين أن أقدم اللقالق عمراً هو لقلق كان يعيش في البريةفى سويسرا ووصل عمره إلى 39 عام.
Oluşum bakımından üçüncü aşama alanlar diğerlerine oranla göreceli olarak daha yaşlıdır.هنا يصبح التوأم على الأرض هو من سيكبر في السن فعلياً أكثر من الآخر.
B Warwick Davis, gri saçla yaşlı cüce-gibi bir adam olarak ilk iki filminde Filius Flitwick'i oynadı.ت لعب واريك ديفيز دور فيليوس فليتويك في أول فيلمين كرجل عجوز قزم أشيب الشعر.
Yaşlılıkta, ilgili semptomlar daha az yaygındır.حدوث الأعراض المصاحبة أقل شيوعا لدى كبار السن.
Yaşlı babasına bakmak üzere birkaç haftalığına Erlangen’e döndü.عادت ايمي إلى إرلنغن لعدة أسابيع، وقضت معظمهم لرعاية والدها المسن.
Bu bayrama özellikle yaşlılar katılır.اورام البلعوم الانفي خصوصا عند المسنين.
Mevcut durumda köyde yaşayanların büyük çoğunluğunu yaşlı insanlar oluşturmaktadır.معظم الناس كانوا ما زالوا يعيشون في المدينة القديمة حاليا.
Yaşlılık için mal toplama.زايد صالح العمري.
Yaşlı nesil kendi doğum günlerini hala ay takvimine göre kutlar.بينما يقوم باقي الأطباء بالتحضير للاحتفال بعيد ميلاد عزيزة.
Ancak sadece yaşlıların yemesine izin verilir.والمشكلة الوحيدة هي إطعامهم.
Hele yaşlıların yanında çok ayıptır.وكثيرًا ما يكون في كبار السن.
Yaşlı bir kadın görünümündedir.وجدت الفتاة رجلا عجوزاً لنفسها.
Kariyeri boyunca, Brennan'a gerçek hayatta olduğundan daha yaşlı gösteren roller verilmiştir.خلال مهنته، كثيرا ما لعب برينان أدوار أكبر سنا منه.
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.وأما المشبهة فيقولون: نحن لا نؤول بل نحمل آيات الصفات وأخبارها على ظاهرها.
Derbeder görünümlü, orta yaşlı bu iri yarı adam da en az Kemp kadar alkole düşkündür.ورق الجرائد وهو ورق خفيف قليل المتانة قصير العمر شديد التشرب للسوائل.
Komedide ise genç ve yaşlı bir otorite arasındaki yüzleşme söz konusudur.و هذا يعكس التناقض الذي كان حاصلاً في أكادمية الفنون ما بين الجيل القديم و الجيل الأصغر سناً.
Altı milyar yıllık yaşa sahip olan Kepler-452, Güneş'ten 1,5 milyar yıl daha yaşlıdır.كبلر-4 عمره 4.5 (± 1.5) مليار سنة.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.من حق الشخص إضافة منتفع إلى التقاعد.
Yaşlılara saygı gösterilir.احترام الأكبر سنا.
Yaşlı demektir.كبار السن.
Rota üzerinde yaşlı sedir ve ardıçlar arasından yol alınır.على الطريق الرئيسي الواصل بين الحسكة ودير الزور .
Şempanze : Çok Yaşlı Ve Aptaldır.إنه شخص فرنسي نمطي; يكون متكبر وجشع.
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.ويتم إرساله مرة أخرى ومازال لا يمكنه معرفة أي شيء.
Yaşlı adam benimle Fransızca konuştu.تحدث إليّ الرجل العجوز بالفرنسية.
Annem babamdan daha yaşlı.أمي تكبر أبي عمراً.
O, zengin yaşlı bir adamla evlendi.تزوجت رجلاً عجوزاً وثرياً.
Ben senin erkek kardeşinden daha yaşlıyım.أَنَا أَكْبَرٌ سِناً مِنْ أَخِيكَ.
Aniden yaşlı hissettim.فجأة أحسست أني مسن.
Sanırım bu, bu adadaki en yaşlı meşe ağacı.أظن أن شجرة السنديان هذه هي الأكثر تعميرا في هذه الجزيرة.