Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O sırada barda sadece barmen ve birasını yudumlayan yaşlı bir adam vardır.And the only people in there is a bartender and an old man nursing a beer.
Birden yaşlı adam ona döner ve:And suddenly the old man turns to him and goes,
Kıskanç olmak için fazla yaşlıyım.I'm too old to be jealous.
Çit kapısının önünde dizlerine kadar batmış ve kaçmayan yaşlı bir adam gördüm.I saw an old man standing at his gate, knee-deep in water, refusing to move.
Oğlu tarafından evinden yola çıkarılan yaşlı kadın ağlıyordu.An old lady, crying, was carried out of her house and up the road by her son.
Yaşlı, ağlayan bir adam düşlüyorum,I imagine an old man crying here, out of the sight of the overseer.
Yaşlı adamın olacak bir isim söylüyorum, senin için yaşlı adamI call a name that could be his. This is for you, old man.
Bize diyorlar ki William Ben e göre 4 kat daha yaşlıdır.So they are telling us that William is 4 times as old as Ben.
Demek ki William yaşlı birisi.ona mr.William diyelim.So William is a senior, we should call him Mr. William.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.You said you couldn't stomach another tired old drag queen.
O yaşlı adamı tanıyorum.I know that old man.
Yaşlı ve korkak birisin.You're grown old. And scared.
Oh, şu yaşlı adam mı?Oh, that old man?
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.And then he went and knocked an old lady house.
Yaşlı kadın kapıya koştu ve dedi ki: "Kim o?"And old lady ran to the door and say, "Who is it?"
Ve yaşlı kadın dedi ki: "Oh evet, hadi içeri girin."And the old lady said, "Oh yes, come on in."
Seni yaşlı aptal!Old fool!
Zaten çok da yaşlıydı ! bu kadar yaşaması bile mucizeymiş !As he expected, your brother died that night.
"Şu yaşlı Siggy'ye bakalım. Sigmund Freud, ki, zamanında önemli bir adamdı."Let's take a look at old Siggy; Sigmund Freud, okay, who has definitely had his run.
- Yaşlı adam dedi.. -Bu kadar yeter.- My old man said... - That's enough.
Şimdi, yaşlı kadın!Now, old woman!
Şimdi, yaşlı kadın. Son bir şansın var.Now, old lady, you have one last chance.
Yoğun meme dokusuna sahip yaşlı kadınlarda da işe yarıyor.It's also older women with dense tissue.
Sadece iki haftada, ... ... normal solucanlar yaşlıdır.You're going to see, in just two weeks, the normal worms are old.
Şu anda en yaşlı Sekoyalardan biri olan Gaya'nın en tepesini görüyoruz.We're looking at the very top of Gaya, which is thought to be the oldest Redwood.
Bu durumda, ben, genç olmadığımdan ve çok yaşlı olduğumdan, yine de bir şey söyleyeceğim.So, I will -- since I am not young and am very old, I still will say something.
Öğrenci güler yüzlü orta yaşlı bir adam.The learner's a genial, middle-aged guy.
Öğrenci orta yaşlı olabilir, 20 yaşında bir genç de olabilir.The learner could be middle-aged, could be as young as 20.
Köye ilk defa gittiğimde köyün yaşlılar geldiler veI went to this village for the first time.
Yaşlılar bana derin ve anlamlı nasihatlerde bulundular.So the elders gave me some very sound and profound advice.
"Tamam, köydeki yaşlı adama gidip burada ne yetiştirebileceğimi soracağım" dedim.And I said, "Okay, I'll go to the old man in village and say, 'What should I grow in this spot?'"
Korkarım ki yaşlı olduğu için özellikle onu seçtiğimi düşünüyorsunuz.I'm afraid you'll get the feeling that I really picked on him because he's old.
Bu durum özellikle şeker hastaları ve yaşlı bayanlar için geçerli.It's particularly true of diabetics and elderly women.
Yaşlı bir adamın horladığını görmek için gece treninin içine bir alaycıkuş koyacağım.I'll put a mockingbird on a late-night train just to get an old man snoring.
Bu yüzden bana, gidip yaşlı hastayı, Rosalie'yi görüp göremeyeceğimi sordular.And so they asked me if I would come and see Rosalie, the old lady.
Parlak bir yaşlı kadındı. Gayet aklı başında.She was a bright old lady, perfectly sane.
Birçok duyma ve görme engelli yaşlı insan görüyorum.I see a lot of elderly people who are hearing impaired or visually impaired.
Büyükbabası yaşlı bir yargıç idi.His grandfather was a magistrate, an elderly man.
Bu model gerçekten yaşlı ve yorgun.It's really old, and it's tired.
Yaşlı koca ayı.Big old bear.
Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım. Fakat size itiraf etmeliyim ki ben biraz, biraz yaşlıyım.Now look, I'm a technology fan, but I have to admit to you all I'm a little old.
Biraz yaşlı sürücüsü ile, çok hareketli ve hızlı,With a little old driver, so lively and quick,
Bir açıdan gençler yaşlılara karşı durumu.It really is this young versus the old to some degree.
Dünya'da yaşayan en yaşlı canlıları kozmik oranlarda düşünün.Think about those oldest living things on Earth, but in a cosmic proportion.
Aman Tanrım, aksi bir yaşlı kadın olacağım diye düşünmüştüm.I thought, "Oh my gosh. I'm going to become a crotchety old lady."
Bunu.. ...köyümdeki yaşlı kadın... ...çocuklarını kaybetmiş kadın için yapıyorum.I'm doing this because of an old lady in my village now, who have lost her children.
Bu yaşlı adamların hepsi bizim. Afrikada savaşı yaratan kişiler. Yakında ölecekler.Because we have all those old men that are creating wars in Africa.
Evet, yaşlı insanlar mutlular.That's right, older people are happy.
Orta yaşlılardan ve genç olanlardan kesinlikle daha mutlular.They're happier than middle-aged people, and younger people, certainly.
Yaşlı insanlar "mutludur" demek de çok basit kaçacak.Now it's really too simplistic to say that older people are "happy."
Başka bir araştırma da yaşlı insanların hüzünle daha rahat başa çıkabildiklerini gösterdi.And other research has shown that older people seem to engage with sadness more comfortably.
Yaşlı insanlar adaletsizlikleri umutsuzlukla değil de merhametle değerlendirebiliyorlar.Older people can view injustice with compassion, but not despair.
Yaşlı insanlar gülen yüzlere baktılar. Somurtan yüzlerden uzak durdular.Older people look toward the smiling faces and away from the frowning, angry faces.
Peki bu yaşlılarla dolu toplumlara ne olacak?What will happen to societies that are top-heavy with older people?
Şimdilik, yaşlı, sıkıcı ustadan kurtuldum! Ah!I'll be temporarily free from that old annoying master!
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.In New Orleans, the elderly and female-headed households were among the most vulnerable.
İyi, seni ikilemde görüyorum yaşlı delikanlı.Well, I do see your quandary, old boy.
Tamam, ben yaşlı ayak takımdan biri.All right, me old mucker.
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.I have to say, the old lady's tremor was actually mildly erotic.
Üzgünümy, yaşlı delikanlı.Sorry, old boy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod