Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu daha akıllı, daha yaşlı karıncaların tecrübesinden dolayı değildir.It's not due to the experience of older, wiser ants.
Bunun için çok yaşlıyımI'm too old.
Bir orta yaşlı erkeğin verebileceği tüm yanlış kararları verdimI mean, I made every wrong choice a middle-aged man could make.
Babamdan bile yaşlı yani.That's older than my dad.
Günümüzün görsel kültüründe yaşlılar neredeyse hiç yer almıyorlar.And the older hold not even primary status in our visual culture.
Görünüşe göre, bilim, bu türün şu an dünya üzerindeki en yaşlı hayvan olduğunu söylüyor.Supposedly, science is stating that it could be the oldest living animal on earth right now.
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumVery nice, and there my older, senior lungs, as I like to call them,
Öğrendiği Yaşlı Jack hikayeleri - aynı böyle konuşurdu, zar zor anlardınız.The Old Jack tales that he had learned -- he talked like this, you could hardly understand him.
Eğer daha yaşlı bir dinozorunkine bakarsanızAnd if you cut into an older dinosaur, it's very massive.
Evlenmemiş yaşlı kız sendromu!Old maid syndrome!
Kocası daha yaşlı görünüyordu ama...Her husband looked older than that...
Fakat bu, yaşlı bir güvercini kıskandırtmayacaktı.But you know what? It wouldn't have made an old pigeon jealous.
Genci yaşlısı, zengini fakiri, iyisi kötüsü...All, young and all, rich and poor, good and evil...
Yaşlı bir adamın gözyaşları içerisinde bağırarak bizden yardım istediğini hatırlıyorum.I remembered an old man yelling to us and crying to help us get him up.
Ayağa kalktı ve bu yaşlıca zenci adama gitti.And this deputy jumped up and he ran over to this older black man.
Iste bana inanan bir yasli hanim, onun icin elimden geleni yapmaliyimHere is an old lady who has got so much faith in me, I must do my best for her.
Bunun gibi gözüken yaşlı biri --And the old one looked like this.
Dinazorların ne kadar yaşadıklarını bilemiyoruz, henüz en yaşlısını bulamadık.We don't really know how long dinosaurs lived, because we haven't found the oldest one yet.
Tamamiyle yaşlı gözüken bir sunbaeyle.With a completely old looking sunbae.
2 Capulet'in 'Tis,' daha tis oğlu efendim yaşlı oğlu otuz.2 CAPULET 'Tis more, 'tis more: his son is elder, sir; His son is thirty.
Bakım tutar, her yaşlı adam gözü onun izle,Care keeps his watch in every old man's eye,
Zaman Lanetli! talihsiz yaşlı adam!Accursed time! unfortunate old man!
Bu türbesi benim yaşlılık uyarır.That warns my old age to a sepulchre.
Bir zamanlar, çok uzun yıllar önce... ..bir Ortodoks manastırında yaşlı bir keşiş yaşarmış.Once upon a time, long ago an old monk lived in an Orthodox monastery.
Kurumuş yaşlı çam ağacının olduğu dönemece geldik. Tam o sırada güneş çıktı.We came to that bend over there, by that dry old pine tree and just then, the sun came out.
Eğer sizin düşündüğünüzden daha genç ya da daha yaşlı çıkarlarsa yine farkedecektir.It will make a difference if they turn out to be much younger or much older than you think they are.
Sadece bir tane yaşlı insan mimiği kullanarak yapıyordu.She does it with only one age-old gesture.
Yaşlı Adam: Bu size verilmiş bir gün bugün.It's the one day that is given to you today.
Daha yaşlı gözüküyorsun.You look older.
32 den daha mı yaşlı demek istiyorsun?Older than thirty two you mean ?
Daha da yaşlı daha da... Benim gelecekteki halim mi?Well, me of the future
Burada yaşlılık biliminden ve jeriyatri yaklaşımından bahsediyorumThey're what I'm calling here the "gerontology approach" and the "geriatrics approach."
Niçin kendinizi yaşlı bir insan gibi gösteriyorsunuz? gülüşmeler(Laughter)
Çünkü ben yaşlı bir adamım.Because I am an old man.
Sana herkesten giderek yaşlı değil de ... genç hale geldiğimi söylesem?What if I told you that I wasn't getting older ... but I was getting younger than everybody else?
Yaşlı olarak doğdum.I was born old.
Yaşlı olmak kötü bir şey değil.There's nothing wrong with old age.
Yaşlı doğup, yaşamını tersine doğru yaşayan bir adam hakkında.It's about a man who's born old and lives his life in reverse.
Ve David, Brad'in yüzünü karakterine yaşlılık vermesi için derince oymak istedi.And David wanted to carve deeply into Brad's face to bring the aging to this character.
Brad'i oldukça yaşlı göstermemiz gerekiyordu. 45 yıl ya da daha fazla yaşlandırmamız gerekiyordu.We needed to make Brad look a lot older -- needed to age him 45 years or so.
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!I'm the elder of this church!
Bakın Yaşlı Bayım.Look Mr. Elder.
Uzun saçla daha yaşlı görünüyorsun.You Iook older with Iong hair.
Yaşlı sürtük de çok aptal.Old bitch is stupid, too.
Yaşlı sürtük mü?Old bitch?
Dünyayı dengeye sokmak için dünyanın uzak köşelerinden yaşlıların seslerine ihtiyaç olacak.It will take elders' voices from the far corners of the world to call the world into balance.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar. Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Because when an elder dies a library is burned, and throughout the world, libraries are ablaze.
Ve o gördüğümde, yaşlı ve nazik bir adamdı.And when I met him, he was a kind gentle old man.
Bu yaşlı adamı hatırlıyor musun?Do you remember me at all?
"Kendimden üç kat yaşlı erkeklere aşık olmamayı öğrenmiş olmalıydım.""I should have learned not to crush on guys three times my age."
Dediğini göre gözlerim yaşlıymış.She says I have old eyes.
Çocuk bakımı, yaşlı bakımı, yemek hazırlama.So that's childcare, elder care and food preparation.
Şimdiki halimden orta yaşlı bir adama, oradan da yaşlı bir adama dönüyorum.From my current self, I'm turned into a middle-aged man, and then, from there, into an elderly man.
Ve birkaç ay önce sokağın ortasından ondan daha yaşlı üç adam tarafından kaçırılmış.A few months ago she was picked up on the street by three older men.
Sadece 14 yaşındayken o yaşlı adamla evlenmek zorunda olduğunu da biliyordu.She knew she would have to marry that old man, and she was 14.
Yaşlı kadınların bir şekilde unuttuğu, böyle bir "bilmek" şekli var.There is a particular way of knowing. It's like the older women somehow forgot.
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Lying to some crying woman whose child has died
Genç olanlar yaşlılardan daha iyi, tıpkı insanlar gibi.The young ones are better than the old ones, just like humans.
Bu benim yaşlılık günlerimi daha da yalnız kıldı.This has made my oldage rather lonely.
Yaşlı muşmula surat.Old sourpuss.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod