Yaşlı kadının yürüme hareketi devam ediyor, hareketsiz değil. .Old and young.
Yaşlı ve genç.Showing even athletes, showing them stooped over and injured.
Görüyorsunuz çocukların ve yaşlıların ölüm oranları iki ülkede hemen hemen aynıAnd you see they have pretty similar death rates among young kids and old people.
Yaşlı bir adamı yıkadığı sırada ellerini izledim.I watched her hands as she bathed an old man.
Jim, omzunun üzerinden titreyen yaşlı anne taşıyan, ikinci geldi ve George veJim came second, bearing his trembling old mother over his shoulder, and George and
Zavallı yaşlı anne, her zaman 'Bu kadar olacağını söyledi. "My poor old mother always told me 't would be so."
O şimdi, bir mammy var, "dedi yaşlı zenci.He's got a mammy, now," said the old negress.
Bu sefer daha olgun (yaşlı) üyeler edindik.This time we got some more mature members.
Yaşlı meslektaşlarım matematiğin gerçek anlamını biliyor mu, bilmiyorum.I wonder if my old colleagues even know what mathematics really means.
Yaşlısı ise sefil oluyor.The older face is miserable.
Yaşlısı ise bu karardan oldukça mutlu bir durumda.The older face is quite pleased with the decision.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.This use of virtual reality is not just good for making people look older.
Şimdi, yaşlı şövalye, bu bataklığın derinliklerinde tek başına yaşıyor.Right, the old knight lives in solitude deep within this swamp.
Yaşlı bir şövalyenin yardımına ihtiyacım yok! Hele sana hiç ihtiyacım yok!I don't need some old knight to help me, and I certainly don't need you!
Çocuklar, yaşlı Pop-pop 'ı çok sıkmayın.Kids, go easy on old Pop-Pop.
Tek başına, yaşlı bir kadıncağız. İki hafta önce ölmüş.An old lady living by herself... dead for two weeks.
Yapmayın, o kadar da yaşlı değilsiniz.Come on, you're still young.
Ben değil, ben yaşlıyım.Not me. I'm an old guy.
Briony Lodge kapısı açık olduğu ve bir yaşlı bir kadın adımlar üzerinde durdu.The door of Briony Lodge was open, and an elderly woman stood upon the steps.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Now I'm a middle-aged guy. I'm not exactly comfortable with emotions.
En sevdiğim beyin hikayelerinden biri bu orta yaşlı adamları anlatıyor.One of my favorite brain stories described these middle-aged guys.
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."I'm an old man. ..."seems to understand the way we think."
Neden? çünkü onlar hem yaşlı ve zayıftılar.Why?
En yaşlı tosbağanın kaç yaşında olduğunu bilen var mı? Tahmini olan?Does anybody know how old the oldest tortoise is -- any guesses?
Hayır, yaşayan en yaşlı tosbağa 175 yaşında ve bu 2,000'e yakın bile değil.Rachel Sussman: 300? No, 175 is the oldest living tortoise, so nowhere near 2,000.
Onlardan bir kaç tane gördük ve bu muhtemelen en yaşlı olanı.And we saw a number of them, and this is most likely the oldest.
Bence bu yaşayan en yaşlı şiirsel şey.This is what I think is the most poetic of the oldest living things.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.These also tend to grow clonally, the oldest of which is 13,000 years old.
Şimdi size planet üzerinde yaşayan en yaşlı bitki olabilecek şeyi göstermek istiyorum.So, now I want to show what very well might be the oldest living thing on the planet.
Çok yaşlı, çok genç, çok pasaklı, çok aptal birini istemezler.Too old, too young, too scruffy, too stupid, and they won't do it.
Sizde basitçe bir ülke ne kadar zenginse o kadar yaşlı nüfus barındırdığını görebilirsiniz.And you can basically see that the richer a country is, the older the people are within it.
Bu yaşlıca bir bayan.Dİyabetin yanında,karaciğer kanseri.This is an older lady.
Japonya ortalama yaş konusunda dünyadaki en yaşlı ülke.Japan is the oldest country on earth in terms of its average age.
Ticaret tarımdan 10 kat daha yaşlıdırTrade is 10 times as old as farming.
Kuzeybatı Pasifik bölgesinde, doğal yaşlı ormanlardan yosun toplama iş alanı var.In the Pacific Northwest, there's a whole industry of moss-harvesting from old-growth forests.
Sardinya halkının en göze çarpan özelliklerinden biri yaşlı insanlara karşı davranış şekilleri.And one of the most salient elements of the Sardinian society is how they treat older people.
National Institute On Aging bizlere bu yaşlı insanlara sormamız için bir anket verdi.The National Institute on Aging actually gave us a questionnaire to give these centenarians.
Okinawalılarda yaşlı insanlara hürmet var.The Okinawans have this ancestor veneration.
Önceliği ailelerine veriyorlar. Çocuklarına ve yaşlı ebeveynlerine bakıyorlar.They put their families first, take care of their children and their aging parents.
Oturduğum için lütfen beni affedin; ben çok yaşlıyım.Please excuse me for sitting; I'm very old.
Onlar orta yaşlı olma eğilimindedirler.They tend to be white. They tend to be middle-aged.
Bahse girerim yaşlı adam (babam) benimle gurur duyacakI bet my old man would be so proud of me
Yaşlı kadınlarla, genç kadınlarla, evli kadınlarla, lezbiyenlerle, bekar kadınlarla konuştum.I talked to older women, younger women, married women, lesbians, single women.
Genç yaşlı, kadın erkek, tüm köleler efendilerinin dönüşünü bekliyor.The slaves, young and old, male and female, await the return of their owner.
Gencin daha yaşlı bir versiyonunu düşünüyorum.I'm thinking of an older version of himself.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.He's a man, a servant, an older servant looking at this younger servant, saying, "Look at me.
Bu yaşlı adaların,havanın daha kuru ve sıcak olduğu kıyı bölgelerindeAlong the margins of these mature islands where it's drier and hotter
80 yaşından daha yaşlıların sadece onda biri kanserden ölecek.Only one in 10 people who are over 80 will die of cancer.
Genci, yaşlısı, tek başına oynanan oyunlar, vücut oyunları, kurallı oyunlar, alay etme.All ages, solo play, body play, games, taunting.
Özellikle yaşlı insanlar için, aktif olarak sağlık teşviği için bir ihtiyaç görüyoruz..So we see a clear need of active health promotion, especially in the case of the old people.
Ben yaşlıyım. beni öldürebilirsinI'm old. You can kill me.
Yavaşlasam mı... yaşlı efendi?Shall I decrease my speed... old sir?
Yaşlı efendi mi?Old sir?
Aigoo...Beni yaşlı olduğum için kovmaz değil mi?Aigoo, he's not going to fire me because I'm old right?
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.I took pictures of weddings and older family members -- things that they wanted memories of.
- Yaşlı bir kadını boğmak? - Seni tanıyor muyum?Do I even know you?
Ben yaşlıyım.I'm old.
Anne yaşlıdır.And the mother is elderly.
Hani annesine "çok yaşlısın " gibi bir imada bulunmak istememiş.She doesn't want to be like, "You're too old to drive."
Bu koloninin sadece , hemen hemen %25 idir ve en yaşlı karıncalardır.So that's only about 25 percent of the colony, and they're the oldest ants.