O, o yerde yaşamaktan hoşlanıyor.He likes to live in that place.
Böyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?Do you enjoy living like this?
Yaşamaktan bıktın mı?Are you tired of living?
Ben Curaçao'da yaşamak istiyorum.I want to live in Curaçao.
Yaşamak istemiyorum.I don't want to live.
Fransa'da yaşamak isterim.I would like to live in France.
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Fince öğrenemem çünkü Finlandiya'da yaşamak istemiyorum.I cannot learn Finnish because I don't want to live in Finland.
O şimdi Tokyo'da yaşamaktadır.He lives in Tokyo now.
O, caddenin karşısında yaşamaktadır.He lives across the street.
Almanya'da yaşamak istediğin doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
Almanya'da yaşamak istediğiniz doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
Şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in the city.
Avustralya'da yaşamak istiyorum.I want to live in Australia.
Onun yaşamak için sadece altı ayı var.He has only six months to live.
Yaşamak için sadece altı ayı var.She has only six months to live.
Almanya'da yaşamak istiyor musun?Do you want to live in Germany?
Kimse ülkemde yaşamak istemedi.Nobody wanted to live in my country.
Hiç kimse ülkemde yaşamak istemiyor.Nobody wants to live in my country.
Sence o hala benimle yaşamak istiyor mu?Do you think she still wants to live with me?
Onun hâlâ benimle yaşamak istediğini düşünüyor musun?Do you think he still wants to live with me?
O doğaya daha yakın yaşamak istiyor.He wants to live closer to nature.
O, doğaya daha yakın yaşamak istiyor.She wants to live closer to nature.
O dışa bağımsız yaşamaktadır.He lives off the grid.
Şehirde yaşamak istemiyor.He doesn't want to live in the city.
Şehirde yaşamak istiyor.She wants to live in the city.
O, kentte yaşamak istiyor.He wants to live in the city.
Tom son birkaç yıldır Boston'da yaşamaktadır.Tom has been living in Boston for the past couple of years.
Gerçekten sonsuza kadar yaşamak istiyor musun?Do you really want to live forever?
Gerçekten ebediyen yaşamak mı istiyorsun?Do you really want to live forever?
Gerçekten ebediyen yaşamak istiyor musun?Do you really want to live forever?
Gerçekten Boston'da yaşamak ister misin?Do you really want to live in Boston?
Artık seninle yaşamak istemiyorum.I don't want to live with you anymore.
Sanırım Tom'a nerede yaşamak istediğini sormalıyız.I think we should ask Tom where he wants to live.
Tom artık böyle yaşamak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to live like this anymore.
Doktor Tom'a yaşamak için sadece altı ayı olduğunu söyledi.The doctor told Tom that he only had six months to live.
Tom'un yaşadığı aynı semtte yaşamak istiyorum.I want to live in the same neighborhood where Tom lives.
Ben Tom'un yaşamak için yeterli paraya sahip olduğunu düşündüm.I thought Tom had enough money to live on.
Tom yaşamak istiyor.Tom wants to live.
Sonsuza dek yaşamak istemiyorum.I don't want to live forever.
Nerede yaşamak istersin?Where would you want to live?
Ben bu şekilde yaşamak istemiyorum.I don't want to live this way.
Sonsuza kadar yaşamak istemiyor musun?Don't you want to live forever?
Onunla yaşamak istemiyorum.I don't want to live with that.
Köleler gibi yaşamak ister misin?Do you want to live like slaves?
Gerçekten burada yaşamak istemiyorum.I really don't want to live here.
Böyle yaşamak ister misiniz?Would you want to live like that?
Çalıştığım yerde yaşamak istemiyorum.I don't want to live where I work.
Sadece normal bir hayat yaşamak istiyorum.I just want to live a normal life.
Senin kurallarına göre yaşamak istemiyorum.I don't want to live by your rules.
Burada yaşamak istediğimden emin değilim.I'm not sure I'd want to live here.
Tom artık yaşamak istemiyordu.Tom didn't want to live any longer.
Tom öyle yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live like that.
Hayatımı korkuyla yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life in fear.
Neden Boston'da yaşamak istiyorsun?Why would you want to live in Boston?
Neden biri orada yaşamak ister?Why would somebody want to live there?
Hayatımı böyle yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life like this.
Ben sadece yaşamak için uygun fiyatlı bir yer istiyorum.I just want an affordable place to live.
Çalıştığım yere çok yakın yaşamak istemiyorum.I don't want to live too near to where I work.
Tom benimle yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live with me.