Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evde, ailemle birlikte yaşamak istiyorum.I want to live at home with my family.
Tom bize bitişik yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live next door to us.
Hayatının geriye kalan kısmını nasıl yaşamak istediğin bu mudur?Is this how you want to live the rest of your life?
Sen hayatının geri kalanında Tom ile yaşamak ister misin?Do you want to live with Tom for the rest of your life?
Tom muhtemelen kasabanın bu tarafında yaşamak istemiyor.Tom probably doesn't want to live on this side of town.
Böyle başka bir deneyim yaşamak istemiyorum.I don't want to go through another experience like that.
İnsanlar neden burada yaşamak ister anlamıyorum.I just don't understand why people would want to live here.
Ailenle birlikte evde yaşamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to live at home with your parents?
Ziyaret etmek için güzel bir yerdi ama orada yaşamak istemedim.It was a nice place to visit, but I wouldn't want to live there.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Erkek kardeşime benzediğim söylenmeden sadece bir gün yaşamak istiyorum.I'd like to go through just one day without being told I look like my brother.
Boston'da yaşamak istiyorum.I want to live in Boston.
Bu ülkede yaşamak hoşuma gidiyor.I like living in this country.
İstanbul'da yaşamakla ilgili en nefret ettiğim şey sürekli trafikte sıkışıp kalmaktır.What I hate most about living in Istanbul is always getting stuck in traffic.
Sonsuza dek yaşamak istiyorum.I intend to live forever.
Yaşamak için sadece altı ayım var.I only have six months to live.
Tom yalnız yaşamaktadır.Tom lives alone.
Yalnız yaşamaktan nefret ediyorum.I hate living alone.
Yaşamak için ne yapıyoruz?What do we do for a living?
Neden yaşamak için sadece başka bir yer bulmuyorsun?Why don't you just find another place to live?
Dizlerimizin üzerinde yaşamaktansa, ayaklarımızın üzerinde ölmek daha iyidir.Better to die on our feet, than to live on our knees.
O, Kuzey Amerika'da yaşamak istiyor.He wants to live in North America.
Burada yaşamak istiyorum.I want to live here.
Bunu yaşamak için yapıyorum.I do this for a living.
Şu ana kadar Tom'un yaşamak için ne yaptığını bildiğimi sanmıyorum.I don't think I ever knew what Tom did for a living.
Ben zaten yaşamak için bir yere sahibim.I've already got a place to live.
Her zaman bir konakta yaşamak istedim.I've always wanted to live in a mansion.
Ben her zaman bu semtte yaşamak istedim.I've always wanted to live in this neighborhood.
Yaşamak için yeterinden fazlasına sahibim.I have more than enough to live on.
Artık Boston'da yaşamak istemiyorum.I no longer want to live in Boston.
Sanırım Tom'la Boston'da yaşamak istiyorsun.I suppose you want to live in Boston with Tom.
Ben rahat biçimde yaşamak istiyorum.I want to live comfortably.
Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?Is it necessary to live in a French-speaking country to become fluent in French?
Fransızca öğrenmenin en iyi yolu Fransızca konuşan bir ülkede yaşamaktır.The best way to learn French is to live in a French-speaking country.
Ben daha sıcak bir iklimde yaşamak istiyorum.I'd like to live in a warmer climate.
Tom bana tenha bir sahilde yaşamak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to live on a secluded beach.
Lüksemburg'a gidip yaşamak istiyorum!I want to go and live in Luxembourg!
Neden bizimle yaşamak istemediğini anlamaya çalışıyorum.I'm trying to understand why you don't want to live with us.
Tom artık Boston'da yaşamak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to live in Boston anymore.
Tom Boston'da yaşamak istemeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't want to live in Boston.
Yaşamak için başka bir yer arayacağım.I'm going to look for another place to live.
Boston'da yaşamaktan zevk alacağımı sanmıyorum.I don't think I'd enjoy living in Boston.
Tom caddede yaşamak istemiyordu.Tom didn't want to live on the street.
Tom'um bizimle yaşamak istediğinden eminim.I'm sure Tom wants to live with us.
Hâlâ yaşamak için bir yerin var.You've still got a place to live.
Tom bir çiftlikte yaşamak istiyordu.Tom wanted to live on a farm.
Burada yaşamak istemiyorum.I don't want to live here.
O henüz kendi başına yaşamak için çok genç.He's too young to live by himself yet.
Seninle yaşamak istiyorum.I want to live with you.
Tom anne babasıyla birlikte Boston'da yaşamak istiyordu.Tom wanted to live in Boston with his grandparents.
Sen her zaman senin Boston'da yaşamak istediğini söyledin.You always said you wanted to live in Boston.
Tom artık böyle yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live like this anymore.
Boston yaşamak istediğim yer türüdür.Boston is the kind of place I want to live.
Tom'la yaşamak kolay değil.Living with Tom isn't easy.
Avrupa'da yaşamak istiyorum.I'd like to live in Europe.
Çin'de yaşamak istiyorum.I'd like to live in China.
Asgari ücret yaşamak için yeterli değildir.The minimum wage is not enough to live on.
Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
Gitmek ve Boston'da yaşamak istiyorum.I want to go and live in Boston.
Bir gün Roma'da yaşamak isterim.I'd like to live in Rome someday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod