Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yemek için yaşıyorum, ve yaşamak için yemiyorum.I live to eat, and I don't eat to live.
Tom bir yıldan daha fazla süredir Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.Tom hopes he doesn't have to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in Boston for more than a year.
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmadığı için mutluydu.Tom was glad he didn't have to live in Boston for more than a year.
Tom emekli olduktan sonra ülkede yaşamak istiyor.Tom wants to live in the country after he retires.
Tom'un sorunu kendi dünyasında yaşamaktır.Tom's problem is that he lives in his own bubble.
Tom buralarda bir yerlerde yaşamaktadır.Tom lives somewhere around here.
Tom uzun süredir Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston for a long time.
Tom Boston'da yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in Boston.
Tom tek başına yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live by himself.
Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır..Tom came to Japan three years ago and has been living here ever since then.
Tom Mary ile yaşamaktan mutlu olmazdı.Tom wouldn't be happy living with Mary.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom Mary'yi terk etti ve başka bir kadınla yaşamak için gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Doktorlar Tom'a Mary'nin yaşamak için fazla zamanı kalmadığını söyledi.The doctors told Tom that Mary didn't have long to live.
İnsanlar çalışmak için yaşama yerine yaşamak için çalışıyorlar.People work to live, instead of living to work.
Bombay'da yaşamak ister misin?Would you like to live in Mumbai?
Mumbai'de yaşamak ister misiniz?Would you like to live in Mumbai?
O Yokohama'da yaşamaktadır.He lives in Yokohama.
Tom'un yaşamak istediği tek yer Boston'dur.The only place Tom has ever wanted to live is Boston.
Tom Mary'nin Boston'da yaşamak istemiyeceğini düşündü.Tom thought Mary wouldn't want to live in Boston.
Tom yalnız yaşamak istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to live alone.
Tom o zamandan beri Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston since then.
Tom doğduğundan beri Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston since he was born.
Tom geçen yazdan beri Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston since last summer.
Mary öldüğünden beri Tom yalnız yaşamaktadır.Tom has been living alone since Mary died.
Tom çok uzun bir süredir yurt dışında yaşamaktadır.Tom has been living abroad for a very long time.
Tom son zamanlarda uyku sorunu yaşamaktadır.Tom has been having trouble sleeping recently.
Tom'un yaşamak için çok zamanı yok.Tom doesn't have long to live.
Tom artık mağarada yaşamak istemiyordu fakat seçimi yoktu.Tom didn't want to live in the cave anymore, but he had no choice.
Tom Boston'da yaşamak istediğine karar verdi.Tom decided that he wanted to live in Boston.
Bir kalede yaşamak isterdim.I would like to live in a castle.
Bir kalede yaşamak istiyorum.I want to live in a castle.
O yaşamak için müzik yazıyor.She writes music for a living.
Kırsalda yaşamaktan hoşlanacağımı hiç düşünmemiştim.I never thought I would enjoy living in the country.
Boston'da yaşamak istemiyorum.I don't want to live in Boston.
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
O, şehir merkezinde yaşamaktan hoşlanmaz.She doesn't like living downtown.
Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.I've lived in China for six months.
O, başka bir kadınla yaşamak için, karısını ve üç çocuğunu terk etti.He left his wife and his three children to live with another woman.
Şehirde yaşamak taşrada yaşamaya göre gerçekten farklıdır.Living in the city is really different to living in the country.
Büyük bir şehirde yaşamak istiyorum.I wish to live in a big city.
Bir evin olmadan yaşamak zor.It's hard to live without a house.
Yemek için yaşamıyorum; Yaşamak için yiyorum.I don't live to eat; I eat to live.
Böyle yaşamak istemiyorum.I don't want to live like this.
O Londra'da yaşamaktadır.She lives in London.
Arkadaşım bu evde yaşamaktadır.My friend lives in this house.
Ben genç bir kızken hep sualtında yaşamak istedim.When I was a young girl, I always wanted to live underwater.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşamak eğilimindedir.In general, women tend to live ten years longer than men.
Artık bu gezegende yaşamak istemiyorum.I don't want to live on this planet anymore.
Senin evine yakın yaşamak istiyorum.I'd like to live near your house.
Japonya'da yaşamak çok pahalıdır.Living in Japan is very expensive.
Hepimiz aynı çevrede yaşamaktayız.We all live in the same neighborhood.
O adada yaşamak imkansızdır.It's impossible to live on that island.
O adada yaşamak mümkün değil.It's not possible to live on that island.
Tom yaşamak istiyordu.Tom wanted to live.
Vampirler yaşamak için kan içmeli.Vampires must drink blood to survive.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşamaktadır.Fish like carp and trout live in fresh water.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod