Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.Il vit avec son père.
Düsseldorf, Almanya'da yaşamaktadır.Niasony vit à Düsseldorf, en Allemagne.
Ülke halkının % 14'ü bu şehirde yaşamaktadır.Ils concentrent 14 % des habitants du pays.
Walter artık gelecekte yaşamaktadır.George repart vers le futur.
Gürcistan'da yaklaşık 2,000 Laz yaşamaktadır.On compta jusqu'à 2 000 chômeurs à Caudry.
Ayrıca Asya'nın kuzey kesimlerinde de yaşamaktadırlar.De même pour les Coupes d’Asie suivantes.
Köyde Hemşinliler yaşamaktadır.Des infirmières à domicile résident dans la commune.
Kendileri San Fransisco yakınlarında yaşamakataydılar.Ils ont l'idée alors qu'ils habitaient à San Francisco.
Dünya nüfusunun beşte biri Güney Asya'da yaşamaktadır.Près de la moitié des citadins de la planète vivent en Asie.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Elle regroupe environ 400 prêtres aujourd'hui.
Ülke nüfusunun %33'ü bu bölgelerde yaşamaktadır.33 % des habitants vivent dans des villes.
Barınmak, birlikte yaşamak anlamlarını içerir.Orphelins, ils ont appris à vivre ensemble.
Mahallede 2010 yılı itibarıyla 901 kişi yaşamaktadır.Le village comptait approximativement une population de 901 habitants en 2010.
Akıbeti bilinmemektedir ancak büyük ihtimal yaşamaktadır.De quoi, on ne sait pas trop, mais l'espoir fait vivre.
Aga Buryatya'da 54 farklı etnik grup yaşamaktadır.Au total, on relève à Bouhy près de trente-cinq professions différentes.
İkisi de yaşamak için bir amaç görmez ve anlaşırlar.Ils ne se reconnaissent pas et se disputent.
1980'den beri Polonya'da yaşamaktadır.Il réside à Genève depuis 1980.
Adaların neredeyse tamamı Solovetsky'de yaşamaktadı.Certains prisonniers furent envoyés aux Îles Solovetsky.
Hayatını Floransa'da kendine verilen dairede yaşamakla geçirmiştir.Il la garde dans son appartement à Florence.
Mahallenin büyük bir kısmı İngiltere'de yaşamaktadır.La plupart de ses propriétés se trouvent en Grande-Bretagne.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.Il y a environ 10 000 habitants sur l'île.
Babası başka bir şehirde yaşamaktadır.Il reste avec son oncle comme son père vit dans une autre ville.
Cody başlangıçta gemide yaşamaktan hoşlanmaz.Hanno n'aurait tout d'abord pas voulu monter sur le navire.
1993 tarihinde gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 240 kişi yaşamaktaydı.Les résultats du dernier recensement officiel de 1993 donnaient 311 habitants.
Erkek arkadaşı Quique ve annesi ile beraber yaşamaktadır.Il vit alors avec Mitch et sa mère.
Kendisi Las Vegas' ta yaşamaktadır.Il vit actuellement à Las Vegas.
Yazar 1985 yılından beri Hamburg'da Alman eşi ve çevirmeni Gabriele Haefs'le birlikte yaşamaktadır.Elle vit à Hambourg avec le chanteur et auteur-compositeur-interprète allemand Johannes Oerding depuis 2011,.
1 Ocak 2002 sayımlarına göre Midtre Gauldal'da 5,819 kişi yaşamaktadır.Au 1er janvier 2006, il y a 5938 personnes résidant à Inderøy.
Şu an Chicago'da yaşamaktalar.Elle vit actuellement, à Chicago.
Halen Novokuznetsk şehrinde yaşamaktadır.Elle se trouve à Novotcherkassk en Russie.
Kutup bölgesinde yaşamaktadır.Ils vivent isolés dans la zone polaire.
Benzer endişeleri Japonya da yaşamaktadır.Les catastrophes naturelles survenues au Japon posent aussi problème.
2001 nüfus sayımına göre bu köyde 1994 kişi yaşamaktadır.Le recensement de 1994 indique une population de 2010 habitants.
Oyuncu Dağıstan doğumlu olup Rusya'da yaşamaktadır.Fils d'un marchand, il est né et vécut à Moscou.
Mount Rainier Dağı'nın bulunduğu bölgede insanlar 8000 yıldır yaşamaktadır.L'être humain vit dans la région de la Big Butte Creek depuis au moins 8 000 ans.
Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir.Il ne sort pas beaucoup et ne sait pas trop quoi faire de sa vie.
Şu anda Richmond Hill, Ontario'da yaşamaktadır.Richmond Hill, ville de l'Ontario.
ABD'nin Virginia eyaletinin Fairfax kentinde yaşamaktadır.Herndon est une ville du Fairfax en Virginie aux États-Unis.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır.Elle pourrait être présente en République démocratique du Congo.
Yani nasıl yaşamak gerekir?Qu’est-ce que vivre ?
Günümüzde sırasıyla Amsterdam, Aix-en-Provence ve Rio de Janeiro'da yaşamaktadır.Elle vit à présent entre Aix-en-Provence et Rabat.
Kendisi Venedik ve Berlin'de yaşamaktadır.Elle vit à Venise et à Paris.
Aile Tampa, Florida'da yaşamaktadır.Il habite actuellement à Tampa, en Floride.
Caesar Augustus'un tahta geçtiği dönemde Roma'da 7000'den fazla Yahudi yaşamaktaydı.À Rome, au commencement du règne d'Auguste, on comptait plus de 8 000 Juifs.
Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.Les relations sexuelles avant le mariage étaient interdites.
15 milyon civarı üyesi bulunan platformun 11 milyon üyesi Brezilya'da yaşamaktadır.Un petit groupe de locuteurs, environ 35, est présent au Brésil.
McKeon Austin, Texas'ta yaşamaktadır.Jeff Abbott vit à Austin, au Texas.
Büyük bir evde köpeği Rivet ile yaşamaktadır.Avec sa famille, il habitait un immeuble HLM à Levallois-Perret.
Viyana'da yaşamaktadır.Ils vivent à Vienne.
Paris, Fransa'da çalışmakta ve yaşamaktadır.Il vit et travaille à Paris, France.
Ailesi Berlin Kreuzberg semtinde yaşamaktadır.Son studio est situé dans le quartier de Kreuzberg, à Berlin.
Lodge, şu anda Birmingham'da yaşamaktadır.McCammon réside toujours à Birmingham.
Uzun yıllardır İngiltere'de yaşamaktadır.Elle se trouve depuis plusieurs années en Angleterre.
2006 itibarıyla kentte 100,000'e yakın insan yaşamaktadır.Environ 1 000 d'entre eux vivent fin 2006 en Israël, officiellement convertis.
White, karısı ve dört çocuğuyla Alabama'da yaşamaktadır.White vit à Florence, en Alabama, avec sa femme et quatre enfants.
Ağabeyi Albus Dumbledore ve kardeşi Ariana Dumbledore ile yaşamaktadır.Passionné par cette envie, Albus Dumbledore délaisse sa sœur Ariana et son frère Abelforth Dumbledore.
Akyaka'da, Karapapaklar, Azeri Türkleri yoğun olarak yaşamaktadır.Les tubes droits sont en titane, alors que les tubes courbes sont en acier.
Ailesi hala orada yaşamaktadır.Aujourd'hui encore, sa famille y vit.
Londoom (Londra)'da yaşamaktadır.Il vit à Londres (Royaume-Uni).
Portekiz'de çalışmakta ve yaşamaktadır.Elle vit et travaille en Allemagne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yasamak ile cümle - Sayfa 33 - yasamak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App