Sacramento'da yaşamaktadır.Il vit actuellement à Sacramento.
Almanya'da 3 milyondan fazla Türk yaşamaktadır.Plus de trois millions de chômeurs en Allemagne.
Şu anda Köln'de yaşamaktadır.Actuellement elle vit à Cologne.
İngiltere'ye göç etmiş, Şu anda Londra'da yaşamaktadır.Elle commence à travailler au Royaume-Uni et vit aujourd'hui à Londres.
Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa'ya taşınmıştır.Il s'installe ensuite en France où il vit actuellement.
Mariam 2015'ten beri Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamaktadır.Depuis 2015, Lisa Marie est revenue vivre aux États-Unis.
Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu başkent Brazzaville'de yaşamaktadır.Plus d'un millier d'enfants vivent dans les rues de la capitale Brazzaville.
Uzès'de yaşamakta olup yılda üç kez doğduğu ülke olan Vietnam'a seyahat etmektedir.Il vit en partie à Uzès et fait encore trois voyages par an dans son pays natal, le Vietnam.
Sorge’un annesi hâlâ Almanya’da yaşamaktadır.Sa maison mère est en Allemagne.
Karısı ölmüştür, yalnız yaşamaktadır.A leur décès, elle se retrouve seule.
Ayrıca Kıbrıs'ta 2700'e yakın Ermeni yaşamaktadır.Elle apparaît par ailleurs en Mésoamérique vers 2700.
Bugün Miami, Florida'da yaşamaktadır.Actuellement, elle vit à Miami en Floride.
Ailesi ile İspanya'da yaşamaktadır.Ses parents vivent en Espagne.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.Elle vit et travaille à Istanbul.
Günümüzde Belgrad'da yaşamaktadır.À Belgrade, de nos jours.
Bu efsane hâlâ yaşamaktadır.La légende y survit encore.
Kösen üç erkek ve bir kız kardeşi ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Will a grandi entouré de trois frères et une sœur.
Köyün yarısına yakın Bulanık merkezinde yaşamaktadır.Elle subsiste dans la commune voisine de Silly.
Gent'te yaşamaktadır.Il vit à Gand.
Bu hayvanlar muhtemelen amfibi hayvanlardı ve bataklık ortamlarda yaşamaktaydılar.Ces animaux aquatiques vivaient probablement dans des terriers de boue.
Şu anda Stockholm'de yaşamaktadır.Il vit actuellement à Stockholm.
Yapıda yer alan 1,160 apartman dairesinde yaklaşık 5,000 kişi yaşamaktadır.Il compte 1 160 appartements de bon standing pour environ 5 000 résidents.
Şu an Avustralya'da yaşamaktadır.Elle vit actuellement en Australie.
Daha çok büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.J’ai toujours vécu dans de grandes villes.
Bektaş, 2011 yılından bu yana eşiyle birlikte Erlangen ve Salihli’de yaşamakta.Celui-ci est devenu son compagnon quelque temps après, et elle vit avec lui à Hastings depuis 2011.
Savannah'da yaşamaktadır.Elle vit dans la savane.
Mankenin ailesi aslen Sivas'lıdır ve Danimarka'da yaşamaktadırlar.Le grand-père paternel de Sanna est danois et habite à Århus.
Bermuda'da yaşamaktaydı.Elle a été introduite aux Bermudes.
Balıkesir'de yaşamaktadır.Il abonde en poisson.
1986'dan bu yana Avustralya'da yaşamaktadır.Il vit au Japon depuis 1983.
Halen, San Francisco'da yaşamakta ve sık sık Şanghay'a gitmektedir.Il vit à Moscou mais se rend souvent à Saint-Pétersbourg.
Wendy, küçük erkek kardeşleriyle yaşamaktadır.La femelle vit avec ses petits.
Dereköy'de 1096 kişi yaşamaktadır.1939, il y a 1200 habitants à Cadaujac.
Şu anda yurt dışında yaşamaktadır. ^ ^Elle nous attend peut-être à l'étranger.
İki türü günümüzde de yaşamaktadır.Deux d'entre elles subsistent de nos jours.
Mutluluk Adasında yaşamakta.Les Joyeux, à l'Ile d'Amour.
17267 kişi bu şehirde yaşamaktadır.6 267 personnes y vivent.
Rossana Podesta hala İtalya'da Dubino'da yaşamaktadır.Eliza Dushku vit aujourd'hui à Boston.
Şu anda İngiltere'de yaşamaktadır.Elle vit actuellement en Angleterre.
CIA World Factbook'a göre Batı Şeria'da yaklaşık 2,5 milyon Filistinli yaşamakta.Selon le CIA World Factbook la population chrétienne est d'environ de 2,5 %.
Aygar halihazırda ABD'de yaşamaktadır.Waheed habite aux États-Unis.
Yaşamsal ihtiyaçlardan muaf olma: Dr. Manhattan yaşamak için hava, su ve yiyeceğe ihtiyaç duymaz.Endurance illimitée : Azazel n'a pas besoin de nourriture, d'eau, d'oxygène, ou de sommeil pour survivre.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.Ils résident tous en Afrique.
Köylülerin çoğu il merkezinde yaşamaktadır.La majorité d'entre eux vivent dans le centre-ville.
Nüfusun %72'si Bretanya Bölgesinde diğer %28'i ise Pays de la Loire bölgesinde yaşamaktadır.Dix d'entre eux concentrent 60 % de l'activité, tous situés en Bretagne et les Pays de la Loire.
Uzun bir süredir de Hollanda'nın Eindhoven şehri yakınlarında yaşamaktadır.Elle était située au nord-est de la ville d'Eindhoven.
Bir kayanın altında yaşamaktadır.La grue sur un rocher.
Bir kız babası olup, medeni birliktelik (resmi evlilik yok) çerçevesinde eşi ile yaşamaktadır.Une femme (munus) passait du statut de fille (dumu-mi) à celui d'épouse (dam).
Köy halkı tamamen Manavlardan oluşur ve yüzyıllardır bu köyde yaşamaktadırlar.En effet, des forges existaient là depuis des siècles et devaient donner naissance au village.
Babası Bülent (Hakan Çimenser) ve kız kardeşi Burcu ile yaşamaktadır.Son surnom et la reste de sa famille (ses parents et sa sœur) se sont révelés dans Splatty Tomato.
Dele başlarda alkol sorunu olan annesi ile yaşamaktaydı.Sa mère avait des problèmes avec l'alcool.
Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır.La famille vit depuis à Palo Alto.
Bekar olan Andy Weir Mountain View, Kaliforniya'da yaşamaktadır.Andy est actuellement célibataire et vit à Mountain View en Californie.
Halen Tiran'da yaşamaktadır.Il vit à Tirana.
Çok zor şartlar altında yaşamaktadır.Il vit dans des conditions matérielles très difficiles.
Kid'in annesi ölmüş, babasıyla yaşamaktadır.Mei vit avec sa mère, son père est mort.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Une vie sans ego connait le bonheur.
1993 yılından beri Los Angeles'ta yaşamaktadır.Depuis 2006, elle a vécu à Los Angeles.
2000 yılında ilçe nüfusunun %13,1'i Telsiz mahallesinde yaşamaktaydı.De plus, 14,3 % vivaient en union libre.
2000 yılında ilçe nüfusunun %9,9'u Beştelsiz mahallesinde yaşamaktaydı.De plus, 9,9 % vivaient en union libre.