Lodge, şu anda Birmingham'da yaşamaktadır.Todd lebt in Birmingham.
Halasıyla yaşamaktadır.Bei dir zu Hause sein.
Gürcülerin büyük bölümü bugün Gürcistan’da yaşamaktadır.Das Ehepaar Krick lebt heute in Tutzing.
Halen Sherman Oaks, Kaliforniya'da yaşamaktadır.Zuletzt lebte er in Sherman Oaks in Kalifornien.
Bu tarihte köyde 24 nefer vergi nüfusu yaşamaktadır.Dieses Jahr fahren in dieser Kategorie 24 Männer um die Extrapreise.
Şu anda Kanada'nın Vancouver kentinde yaşamaktadır.Er lebt im kanadischen Vancouver.
Rayon merkezinde 30,000'den fazla insan yaşamaktadır.Im Rayon leben über 93.800 Menschen.
2012 yılı verilerine göre mahallede 90 kişi yaşamaktadır.2012 wohnten 90 Personen im Dorf.
Türk gelenekleri hala canlı bir şekilde yaşamaktadır.Vorislamische Traditionen blieben bis heute lebendig.
Şehirde 2010 resmi nüfus verilerine göre 120.000 kişi yaşamaktadır.2020 soll die Stadt, wenn alles nach Plan läuft, 120.000 Einwohner beherbergen.
Aynı zamanda annesi Maryann Wallace ile yaşamaktadır.Ferner war er mit María Elena Walsh befreundet.
Burada bir tür kaplan yaşamakta idi.In dem Ort existierte ein Rittergut.
Ailesiyle birlikte Londra Chiswick'te yaşamaktadır.Sie lebt im Londoner Stadtteil Chiswick.
Babasının ölümünden sonra annesi ile yaşamaktadır.Maria lebte nach dem Tod der Mutter bei ihrem Vater.
1885 yılında 236.412 kişi Santiago'da yaşamaktaydı.Im Jahre 1885 lebten 189.322 Menschen in Santiago.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.Sie lebt und arbeitet in Istanbul.
Hindistan'da yaklaşık 4-5 milyon sadu yaşamaktadır.Insgesamt leben in Nordamerika rund 3,5 bis 4 Millionen Indianer.
Günümüzde Bursa Yahudileri çok küçük bir cemaat olarak yaşamaktadır.Die jüdische Gemeinde war inzwischen auf eine sehr kleine Gruppe zurückgegangen.
Bugün Temaniler'in çoğunluğu İsrail'de yaşarken küçük bir kısmı da ABD ve diğer ülkelerde yaşamaktadır.Infolge des Holocaust leben viele Nachfahren heute in den USA und in Israel.
Günümüzde Belgrad'da yaşamaktadır.Heute lebt er in Belgrad.
Gelirken geçtikleri yerlerde bazı obaları kalmıştır ve hala yaşamaktadırlar.Er malte sie an die Orte, in denen sie gelebt hatten oder noch lebten.
30 yıldır dostu, Paul McWaters ile yaşamaktadır.So verbringt er viel Zeit mit seinem Freund Paul Kübler.
Almanya'da yaklaşık 1,000 civarı Laz yaşamaktadır.Davon sind fast 1.000 in Deutschland beheimatet.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Dort verbrachte er seine produktivste Lebensphase.
Evli olup üç kızı vardır, Papenburg'da yaşamaktadırlar.Er ist geschieden, hat drei Töchter und lebt in Potsdam.
2008 yılı itibarıyla mahallede 6 hane bulunmakta ve 38 kişi yaşamaktadır.Laut Terre des Hommes wurden 2008 38 Kinder anderswo ausgesetzt, von denen acht lebend gefunden wurden.
Andorra'da yaklaşık 150 Yahudi yaşamaktadır.In Dardin leben rund 150 Personen.
Yunanistan, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en zor durumu yaşamaktadır.Er sieht den Islam als größte ausländische Bedrohung seit dem Zweiten Weltkrieg.
Film, 1960'larda Kahire'de yaşamakta olan Mısırlı Hristiyan bir ailenin yaşamını anlatmaktadır.Der Film erzählt die Geschichte einer Großfamilie, die in einem Slum in den Vororten Roms lebt.
Annesi ve erkek kardeşi evi terkettiği için babası ile yaşamaktadır.Gemeinsam mit ihrem Bruder und ihrem Vater fährt das Mädchen nach Hause.
Dağda mahsur kalmıştır ve aylardır orada yaşamaktadır.An dem schönen Tage will er hinauslaufen und auf einem Berge den Sonnenuntergang abwarten.
Bu sonuçlara göre ülke nüfusunun %17'si bu iki şehir ve çevresinde yaşamaktadır.Damit konzentrieren sich 17 Prozent der Menschen des Landes in beiden Städten.
Güney Kaliforniya'da yaşamaktadır.Er lebte in Südkalifornien.
Almanya'da yaşamaktadır.Er lebt in Deutschland.
Shikilerin en bilgesidir, yaklaşık 100 yıldır yaşamaktadır.Das bekannteste ist Programmiert für 100 Lebensjahre.
Düsseldorf, Almanya'da yaşamaktadır.Duman lebt in Deutschland.
İlçede halen yaklaşık 73.000 kişi yaşamaktadır.In ihm leben rund 73.000 Menschen.
Şu an Fransa'da yaşamaktadır.Er lebt heute in Frankreich.
2008'den bu yana Coconut Grove'da yaşamaktadır.Seit 2008 wird auch Groovy unterstützt.
Genç nüfusun önemli bir bölümü dışarıda yaşamaktadır.Ein kleiner Anteil der Erzeugnisse wird außerhalb Europas abgesetzt.
Ayrıca Asya'nın kuzey kesimlerinde de yaşamaktadırlar.Darüber hinaus gibt es Vorkommen in nördlichen Asien.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.Alle Fundorte liegen in Afrika.
Ancak Konya'da yaklaşık 700 hane Karabağlı yaşamaktadır.Entlang der Küste leben außerdem rund 70.000 Konkani-Sprecher.
Los Angeles'ta büyüdü ve halen orada yaşamaktadır.Bardugo wuchs in Los Angeles auf und lebt auch dort.
Burada yokluk içinde koğuş arkadaşlarıyla birlikte yaşamaktadır.Er lebt zusammen mit seinen Bandkollegen in einer WG.
Manhattan, New York'ta yaşamaktadır.Mandel lebt in New York.
Ağırlıklı olarak Abzekler yaşamaktadır.Die Larven leben gesellig.
2002'de gerçekleştirilen resmi nüfus sayım sonuçlarına göre 33,630 kişi yaşamaktaydı.Laut einer 2002 erfolgten amtlichen Erhebung lebten in diesem Jahr 36126 Einwohner in der Stadt.
Mahallede 350 Kişi yaşamaktadır.Im Ort leben etwa 350 Menschen.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Seit einem Unfall im Jahr 1971 war sie auf den Rollstuhl angewiesen.
Japonya'da gençlerin yarısından fazlası aileleriyle yaşamaktadır.Auf Java leben mehr als die Hälfte der Einwohner Indonesiens.
Er Woyzeck, sevgilisi Marie ve “gayrimeşru” çocuğu ile yaşamaktadır.Das Geld spart Wozzeck für seine Geliebte Marie und das gemeinsame, uneheliche Kind.
Münih'te yaşamaktadır.Sie leben gemeinsam in München.
1989 yılına kadar gelişmişliğini koruyan köyde yaklaşık 500 aile yaşamaktaydı.Das Flüchtlingslager, in dem zeitweilig bis zu 800 Menschen lebten, existierte bis 1959.
1891 yılında mahallede 192 kişi yaşamaktaydı.In diesem Jahr lebten 182 Personen im Dorf.
Mahallenin büyük bir kısmı İngiltere'de yaşamaktadır.Die meisten dieser Gruppen haben ihren Sitz in Großbritannien.
Yaklaşık 500 kişi yaşamaktadır.Hier wohnen rund 500 Menschen.
İki türü günümüzde de yaşamaktadır.Zwei von ihnen existieren auch heute noch.
Ayrıca 26 farklı çeşit sürüngen ve amfibyum da yaşamaktadır.Daneben wurden noch 44 verschiedene Säugetierarten und 32 Amphibien- und Reptilienarten gezählt.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Teile der Bestände liegen in geschützten Gebieten.