Aslında Kuzey Kore'de yaşamaktan daha zordu çünkü özgür değildim.But it was harder than living in North Korea, because I was not free.
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.North Koreans are fighting hard to survive.
RABbe bağlı kalan sizler ise hâlâ yaşamaktasınız.But you who were faithful to Yahweh your God are all alive this day.
Yoksul olup RABden korkmak, Zengin olup kaygı içinde yaşamaktan yeğdir.Better is little, with the fear of Yahweh, than great treasure with trouble.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.It is better to dwell in a desert land, than with a contentious and fretful woman.
İnsan için yaşamı boyunca mutlu olmaktan, iyi yaşamaktan daha iyi bir şey olmadığını biliyorum.I know that there is nothing better for them than to rejoice, and to do good as long as they live.
Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısıdır. Çünkü Ona göre bütün insanlar yaşamaktadır.››Now he is not the God of the dead, but of the living, for all are alive to him."
Öyleyse kardeşlerim, borçluyuz ama, benliğe göre yaşamak için benliğe borçlu değiliz.So then, brothers, we are debtors, not to the flesh, to live after the flesh.
Çünkü ben Tanrı için yaşamak üzere Yasa aracılığıyla Yasa karşısında öldüm.For I, through the law, died to the law, that I might live to God.
Kutsal Yasa altında yaşamak isteyen sizler, söyleyin bana, Yasanın ne dediğini bilmiyor musunuz?Tell me, you that desire to be under the law, don't you listen to the law?
Çünkü benim için, yaşamak Mesihtir, ölmek kazançtır.For to me to live is Christ, and to die is gain.
Ne iyi, ne güzeldir, Birlik içinde kardeşçe yaşamak!Behold, how good and how pleasant it is for brethren to dwell together in unity!
Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Ki sen bu şehire girmekte(burada yaşamakta)sın.And you are free to live upon it, --
"İçinde (yaşamakta) olduğumuz şehre sor, hem kendisinde geldiğimiz kervana da.Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come.
Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)
Oysa onlar için ölüm yaşamaktan daha uygundur.Alas the woe for them!
İnkarcılar ise hayvanlar gibi yiyip yaşamaktadırlar ve sonunda ateşi boylarlar.But the unbelievers revel and carouse and subsist like beasts, and Hell will be their residence.
Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir.And it is forbidden for any township which We have destroyed, that they may return.
(Yaşamak için yemeğe muhtaç olan nasıl tanrı olabilir?)They both used to eat food (as any other human being, while Allah does not eat).
Onlardan her biri bin yıl yaşamak ister.Everyone of them wishes that he could be given a life of a thousand years.
Onlardan herbiri bin sene yaşamak ister.Everyone of them wishes that he could be given a life of a thousand years.
Onlardan her biri bin yıl yaşamak ister. Fakat uzun ömür onu cezadan uzaklaştıracak değildir.And to live (a thousand years) would be no means remove him from the doom.
İkisi de yemek yerlerdi. (Yaşamak için yemeğe muhtaç olan nasıl tanrı olabilir?)His mother was a virtuous woman; and they both ate food [like other mortals].
Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır.Such a shame that it was only his death that brought it about.
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.I think I will have to leave Qatar and live abroad if I want to get married to a foreigner.
Tacik Gelinleri Neden Evlilikten Bile Önce Valideleri ile Yaşamaktan Korkuyorlar?Why Tajik Brides Live in Fear of Their In-Laws, Even Before They Get Married · Global Voices
Böyle bir senaryoyu tekrar yaşamak isteyen pek az kişi var.Few wish to repeat such a scenario.
"Yaşamak istiyorum!" Rukavina'nın mektubunun ilk satırıydı."I want life!" was the first line of Rukavina's letter.
Birlikte yaşamak zor, yaşlılar huzur istiyor.It is hard to live together; elderly people want peace.
Tukiç, "Teknik açıdan borsaların aşağı doğru bir trend yaşamakta olduklarını unutmamalıyız.''We should not forget that, technically speaking, stock exchanges are experiencing a downtrend.
Prizren’de yaşayan bu beş kişilik aile, yaşamak için her gün bir savaş veriyor.For this rural family of five living in Prizen, every day is a struggle to survive.
Yaşamak ve geçimimi sağlamak için bir şirkette işe girmek zorundayım”, diyor.I have to maintain a company job in order to survive and pay for expenses," Karlo said.
Yoksa tek gerçekçi ihtimal, huzursuz bir şekilde birarada yaşamak mı?Or is an uneasy coexistence the only realistic possibility?
BH'deki bir milyondan fazla Sırp, Sırbistan'da da 300 binden fazla Boşnak yaşamaktadır.More than one million Serbs live in BiH, and more than 300,000 Bosniaks live in Serbia.
Ben sadece yaşamak istiyorum."I simply want to live."
Geçmişte yaşamak isteyen bundan siyasi ve maddi kazanç sağlamak isteyen bir kişi değilim.I am not a person who wishes to live in the past and pursue political and material gain from that.
Fakat, Kosova'nın kuzeyinde de Sırbistan'da yaşamak isteyen Sırplar var.But also, the north of Kosovo is populated by Serbs who want to live in Serbia.
Her vatandaş bu paha biçilmez hazinelerin yakınında yaşamaktan gurur duymalı.Every citizen can be proud to live in the vicinity of these immeasurable treasures.
Gora, yaşamak için kolay bir yer değil.Gora is not an easy place to live in.
SETimes'a verdiği demeçte Gasiç, "Priştine'de varoşta yaşamak zorunda olduğumuz için yaşam zordu.Back in Pristina, "It was hard, because we lived in a ghetto.
AB, vize kurallarının gevşetilmesi sonucu üye ülkelere göçmen akını yaşamak istemiyor.The EU does not want to see emigrants flooding into member states as a result of relaxed visa rules.
Ama Belgrad'a vardığım an, buranın yaşamak istediğim şehir olduğunu anladım.But as soon as I arrived in Belgrade, I felt it was a city I want to live in.
1989 yılındaki sayım sonuçlarına göre ülkede toplam 152.717 Kürt yaşamaktaydı.[1]According to the census results in 1989, a total of 152,717 Kurds lived in the country.[1]
Evli ve beş çocuk babası olan Eliaçık, Arapça bilmekte ve İstanbul’da yaşamaktadır.He is known as the "taboo breaker".[1]
Gülşen hala Almanya'da yaşamaktadır. Evli ve bir çocuğu vardır.Degener currently resides in Germany and is married and has a child.
Şu anda Milan'da yaşamaktadır.He currently lives in Milan.
2010 nüfus sayımına göre Coopersburg'de 2,386 kişi yaşamaktadır.The population of Coopersburg was 2,386 at the 2010 census.
Bu süreci daha uzun yaşamak için yapabilir.It may do this process to live longer.
Aykol, Berlin ve İstanbul'da yaşamakta ve çalışmaktadır.Aykol lives and works in Berlin and Istanbul.
Awkwafina Brooklyn'da yaşamaktadır.[34]Awkwafina lives in Brooklyn, New York.[34]
Winston Santa Cruz, California'da yaşamaktadır.[18]Winston resides in Santa Cruz, California.[18]
Ayrıca "efendim Ea ile yaşamak için" Apsu'ya gideceğini söylemelidir.He should also say that he will go down to the Apsu "to live with my lord Ea".
Karoline Edtstadler'in bir oğlu vardır ve Salzburg'da yaşamaktadır.[1][2]Karoline Edtstadler has a son and lives in Salzburg.[1][2]
1983 yılından beri Mississauga'da yaşamaktadır.He has lived primarily in Mississauga since 1983.
Waterloo, Ontario, Kanada'da yaşamaktadır. Şarkıcı Justin Bieber ile evlidir.She lives in Waterloo, Ontario, Canada.[4] She is married to Canadian singer Justin Bieber.[5]
Fransız-Kanada kökenlidir. Ablası Sandy, Maine'de yaşamakta ve atlarla uğraşmaktadır.His older sister, Sandy, lives in Maine and works with horses. He is of French-Canadian descent.
Wydra Los Angeles'ta yaşamaktadır.Wydra lives in Los Angeles.
2004'ten beri kocasıyla birlikte İngiliz Kolumbiyası, Vancouver'da yaşamaktadır.As of 2004, she lives with her husband in Vancouver, British Columbia.
Richard ve Christopher adlarında yaşamakta olan iki erkek kardeşi vardır.She has two living brothers, Richard and Christopher.