Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Su pompalamak sulama demekti. O an yaşamakta olduğumuz kıtlığa karşı bir çözüm.Pump water meant irrigation, a defense against hunger, which we were experiencing by that time.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.And I want to live in one of these houses.
Hangi evde yaşamak istediğim konusunda fikirsizim çünkü evler aynı. -I'm indifferent as to which house I live in, because they are identical.
Yani ikisinde de yaşamak aynı şey.So living in them is the identical experience.
Bir daha asla sen ve Kosaku ile birlikte yaşamak istemiyorum.I never want to live with you and Kosaku again.
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.But these are numbers you're going to be living with every day.
Soru şu: Bu gerçekten bizim içinde yaşamak istediğimiz dünya mı?The question is, is that the world that we really want to live in?
Hayatı nasıl yaşamak istiyorsan öyle mi yaşayacaksın?Do you live life however you feel like living it?
Çünkü diğer insanlar gibi bir nedenim olmadan yaşamak istemiyorum.Because I don't want to live like other people, without any motives.
"Tıpkı bir denizaltında yaşamak gibi." diyordu."It's like living in a submarine."
Sizin için! Ve bana böyle yaşamak olacak sadece?And you are just gonna live me like this?
Corky amcası, Koyun sağlam bir tür kim sonsuza dek yaşamak gibi görünüyordu.Corky's uncle was a robust sort of cove, who looked like living for ever.
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Have him to live with you while I am away."
Yaşamak ve para kazanmak için başka bir yol bilmedi.He knew no other way of making a living and making money.
Günümüzde nüfusun yarısı kirli, tehlikeli... ...ve enerji israfı olan şehirlerde yaşamaktadır.Today, more than half our population lives in cities that are polluted dangerous and waste energy.
Bu şehirler, yaşamak için arzu edilebilecek, güzel yerlerdir.They're desirable and pleasant places to live.
Stil sahibi olarak yaşamak istiyorum.I wanna live with style.
Mümkün olan iskelete bakarız bu birleşmiş dünyada yaşamak için.We look at the framework that makes it possible to live in this connected world.
Burada yaşamak zorunda kalacağız diyorsun, birlikte mi?You mean we'll have to live here, together?
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.People say, we don't really want to live in a little teeny conventional apartment.
Üç duble ekspreso içtikten sonra ilk defa Paris'te aşkı yaşamak gibi.It's like being in love in Paris for the first time after you've had three double-espressos.
Bir köye gidip yaşamak, çalışmak ve neye benzediğini görmek istedim.I'd like to go and live and work and just see what a village is like.
"Bir köyde yaşamak ve çalışmak istiyorum.""I'd like to live and work in a village."
Ben de "Ben orada yaşamak ve 5 yıl boyunca kuyu kazmak istiyorum."I said, "I want to live and dig wells for five years."
Potansiyelimize ulaşmadan yaşamaktan sıkıldım artık.You know, I'm sick and tired of us not living up to our potential.
Gorve'da yaşamaya bayılıorum çünkü aynen bir yere gitmeyen bir el arabasında yaşamak gibi.I love the Grove because it makes me feel like I live in a town with a trolly that goes nowhere.
Yaşamakla ilgili.It's about living.
O zaman sonsuza dek yaşamak istediğinize emin misiniz?So, are you sure you want to live forever?
Beraber yaşamakla neyi kastediyorsun?What do you mean "living together"?
(Sadece yaşamak bile mutluluktur)And it even has soundproof walls! <i>[Just Being Alive is Happiness]
İlk başlarda, karavanda yaşamak harika idi.At first, living in the van was great.
Karavanda yaşamaktan, kanepemde arkadaşlarımla olmaya zıpladım ve tekrar yazmaya başladım.I alternated between living in a van and couch surfing with friends. And I started writing again.
"Bu şekilde yaşamak zorunda değilsin'""This is not the way you've got to live!"
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.And therefore I was forced to sin, forced to sin to make a living, forced to sin to make a living.
Tüm hayatını baban gibi herkes tarafından kullanılarak mı yaşamak istiyorsun?Do you want to live you entire life like your father, being used by everyone?
Bir kukla gibi mi yaşamak istiyorsun?Do you want to live like a puppet?
Tabii ki herkes şehirde yaşamak istemez, özellikle de New York gibi bir şehirde.But also not everyone wants to live in a city, certainly not a city like New York.
Yaşamak istiyorum.I want to live
Yada siz uzun yaşamak ister misiniz gözetleme kulubesinde?Or would you rather live along the watchtower?
Ve onlar aynı zamanda yaşamak zorunda, ve insanların doymaya ihtiyacı var.And they also have to make a living, and people need to be fed.
Sarayda yaşamak için, öğrenmem gerek.I have to, in order to survive in this palace.
Kelimenin tam manasıyla... bunlar karada yaşamak için yaratılmamışlar.And in every sense of making a pun here, these are true non-terrestrials.
Ve yaşamak, haysiyetiyle yaşamak, amaç budur.And to live, to live with dignity, this is the objective.
Bu şartlarda yaşamak nasıl bir şey?What's it like to live in these conditions?
Hayatımı ve yaşamak için ne iş yaptığımı anlatan bazı fotoğraflarım var.I have some pictures that represent my life and what I do for a living.
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.And I said, "Well, what do you do for a living?"
Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.What do you do for a living?"
Yaşamak için ne iş yaparsınız?" diye sordum.What do you do for a living?"
"Ölmeden önce, elektrik ve su şebekesinden yararlanmadan kendi kendime yaşamak istiyorum.""Before I die, I want to live off the grid."
Sadece anı yaşamak çok bencilcedir.To live only in the moment, is very selfish.
Aşık olabilmen için, artık aşık olmaman gerekiyor...Bu anı yaşamaktır.To fall in love, and once you are not in love anymore then... phht. That is to live in the moment.
Ben az da olsa geleceği de yaşamak isterim.I would rather live a little in the future too.
Anı yaşamak için mi?To enjoy the moment?
Bu, bazı insanların yaptığı gibi anı yaşamaktır.That's to live in the moment as some people usually practice it.
Barış ve uyum içinde yaşamak ve ticareti arttırmak veCandy, what have you learned?
İşçiler koyulmayıhayal içinde yaşamak sık sık on iki yirmi bir odada.The workers live in cramped quarters often twelve to twenty in a room.
Sonuç olarak, işçi fabrikaları içinde hayatlarını yaşamak zorunda kalıyor.As a result, workers are forced to live their lives inside the factories.
Ama onların ücret yaşamak zordur.But it is difficult to live on their wages.
♫ Hiç kimse bilemez ♫ ♫ yaşamak için ♫ ♫ neler yapabileceklerini ♫♫ Nobody really knows ♫ ♫ how far they will go ♫ ♫ to keep on living ♫
Ama bu yaşamak değildi.But that is no way to survive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod