Bu yılı yaşamayı istemiyorum. - I am not going to continue these notes.I do not wish to survive this year“ – „Ich werde diese Notizen nicht weiterführen.
Hayatı günü gününe yaşamayı seviyor.Gott liebt den Alltag.
Saygını geri kazan, yaşama hakkını da!Nimm dir deinen Respekt zurück, dein Recht auf Leben!
Ama eğer yaşama şansları varsa...Wenn Leben glücken soll...
Bugün, dünyada yaklaşık 450 milyon Budist yaşamaktadır.Heute leben weltweit näherungsweise 450 Millionen Buddhisten.
1962 yılına kadar çoğunlukla yurtdışında yaşamaya devam etmiştir.Allerdings lebte er bis 1962 zumeist im Ausland.
Arap vatandaşlarının %14’ü Haifa Bölgesi’nde, özellikle Wadi Ara çevresinde yaşamaktadır.14 % der arabischen Bevölkerung leben im Bezirk Haifa, vor allem in der Region Wadi Ara.
Örneğin aşağıdaki varsayımları yapabiliriz: Şikago'da yaklaşık 5.000.000 insan yaşamaktadır.Annahmen: Ungefähr 3 Millionen Leute leben in Chicago.
Anlatıda senaryonun geçtiği yer Hesse’nin 1919 yılından itibaren yaşamaya başladığı Tessin’i anımsatmaktadır.Das örtliche Szenarium der Erzählung lässt an das Tessin denken, wo Hesse ab 1919 wohnte.
İyilik yapmış olanlar yaşamak, kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler".Jene, die Gutes tun, werden gut; jene, die Schaden verursachen, werden schlecht.
Şu an (2013) Avustralya’da yaşamaktadır.Er lebt zurzeit (2013) in Spanien.
Karısı ölmüştür, yalnız yaşamaktadır.Dann starb sie, und er lebte allein.
Ama Amalia onsuz yaşamak istemez ve Karl’dan kendisini öldürmesini ister.Amalia will jedoch ohne ihn nicht mehr weiter leben und bittet Karl, sie zu töten.
Artık ailesi için değil, içten içe kendi için yaşamak ister.Dort möchte sie allerdings nicht ihr Lebenlang verweilen.
Günümüzde sırasıyla Amsterdam, Aix-en-Provence ve Rio de Janeiro'da yaşamaktadır.Derzeit lebt er in Amsterdam, Aix-en-Provence und Rio de Janeiro.
Bu efsane hâlâ yaşamaktadır.Die Legende hält sich jedoch immer noch am Leben.
Minnie ve Johnson yeni bir yaşama başlamak üzere Kaliforniya'dan ayrılırlar.Minnie und Johnson verlassen das Land, um anderswo ein neues Leben anzufangen.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.In Südamerika und Australien gab es nie Hyänen.
Ülkenin Araplarının 46%si (622,400) Kuzey’de Arapların çoğunlukta olduğu yerlerde yaşamaktadır .46 % der arabischen Israelis (622 400 Personen) leben in vorwiegend arabischen Orten im Norden des Landes.
Caroline ile başından beri bir ilişki yaşamaktadır.Er ist zu Beginn mit Caroline liiert.
Klaus Maria Brandenbauer, bugün Altaussee, Viyana ve New York'ta yaşamaktadır.Klaus Maria Brandauer lebt heute in Altaussee, Wien, Berlin und New York.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşamaktadır.Die Art lebt in der Demokratischen Republik Kongo.
Fawer, hayat arkadaşı ve iki oğluyla New York'ta yaşamaktadır.Fawer lebt mit seiner Lebensgefährtin und zwei Söhnen in New York.
Balıkesir'de yaşamaktadır.Leben im Fisch.
Yaşama tam denk düşüyor.Liv tickt völlig aus.
Schneider-Ammann evli ve Langenthal'da iki çocuğu ile yaşamaktadır.Schneider-Ammann ist verheiratet, hat zwei Kinder und wohnt in Langenthal.
Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa'ya taşınmıştır.Später ging er nach Frankreich, wo er noch heute lebt.
1878'de evi satın aldı ve 1897'de ölene kadar orada yaşamayı sürdürdü.1878 kaufte sie das Haus und blieb hier bis zu ihrem Tod 1897 wohnen.
Buna rağmen, bazı Amerikalı eşcinseller yurtdışında yaşamayı tercih etti.Manche homosexuellen Amerikaner zogen dennoch ein Leben im Ausland vor.
Pöttering, Bad Iburg'da yaşamaktadır, katoliktir, evli ve iki erkek çocuk sahibidir.Er lebt in Bad Iburg, ist katholisch, geschieden und hat zwei Söhne.
Onun aşkı ve sevgisi beni tekrar yaşama döndürdü."Die Arbeit und ihr Erfolg machten ihn wieder heiter und froh“.
Connecticut'da yaşamaktadır.Er lebt in Connecticut.
Benzer endişeleri Japonya da yaşamaktadır.Die Art besiedelt auch Japan.
Fergana, Namangan ve Kokand'da birkaç yüz Yahudi yaşamaktadır ve bölge genelinde 800 Yahudi bulunur.Es gibt mehrere hundert Juden in Fergana, Namangan, Kokand - und insgesamt rund 800 in der Region.
Mars'ta yaşamak neye benzer?Gibt’s Leben auf dem Mars?
Oslo'da yaşamaktadır.Er lebt in Oslo.
Yaklaşık %40-%50 Bedevi, resmi olarak tanınmayan 40 civarındaki köylerde yaşamaktadır.Etwa 40 bis 50 % der israelischen Beduinen leben in ungefähr 40 sogenannten nicht anerkannten Beduinendörfern.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monica und Chandler ziehen zusammen, weshalb Rachel zu Phoebe zieht.
O günden beri Avrupada yaşamaktadır.Sie lebt seither in Europa.
2010 yılından bu yana Miami'de yaşamaktadır.Seit dem Jahr 2000 lebt er in Miami.
Kong ailesinin 75. nesil üyesi bugün Tayvan'da oturan çınar olarak yaşamaktadır.Ein Nachfahre der 75. Generation lebt heute in Taiwan.
Saeima, Letonya Cumhuriyeti'nin yasama organı.Die Saeima ist das Parlament der Republik Lettland.
Springfield kasabasında 742 Evergreen Terrace'de yaşamaktadırlar.Die Simpsons wohnen in Springfield in der 742, Evergreen Terrace.
Camara Ocak 2010'dan bu yana Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougou'da yaşamaktadır.Seit Mitte Januar 2010 hält sich Camara in Ouagadougou in Burkina Faso auf.
Bugün Amsterdam’da yazar olarak yaşamaktadır.Sie lebt heute als Publizistin in Amsterdam.
Yalnız yaşamayı tercih eder.Sie aber bevorzugt es, alleine zu bleiben.
Şehir'de yaklaşık 45.000 kişi yaşamaktadır.In der Stadt leben 45.000 Menschen.
Büyük bir evde yaşamaktadırlar.I In einem großen Haus.
Babasıyla bayağı sorun yaşamaktadır.Er hat Probleme mit seinem Vater.
Abhazya'da yaklaşık 10.000 - 15.000 Türk yaşamaktadır.In Norwegen leben ca. 10.000–15.000 Serben.
1991 yılının sonuna kadar bu köyde en az 300 kişi yaşamaktaydı.Im ganzen Dorf lebten um diese Zeit weniger als 300 Menschen.
Ölümden sonra yaşama fikri (bir nevi ödül) .Das Leben nach dem Tod (= Fenster zum Glauben.
Melbourne’de yaşamaktadır.Er lebt in Melbourne.
Günümüzde şehirde hiç Yahudi yaşamamaktadır.Heute soll kein Jude mehr in der Stadt wohnen.
Awkwafina Brooklyn'da yaşamaktadır.Hekselman lebt in Brooklyn.
Ailesiyle beraber Arkansas'a bağlı Bentonville'de yaşamaktadır.Er wohnt mit seiner Familie in Bentonville, Arkansas.
New York'ta doğmuştur ve hala orada yaşamaktadır.Er wuchs in New York auf, wo er bis heute lebt.
Köy rahat ve huzurlu bir atmosferde bir arada yaşama sahiptir.Das Dorf liegt in einer ländlichen und ruhigen Umgebung.
Artık onlar Bengladeş hükûmetinden destek almadıkları için de sorunlar yaşamaktadır.Mit einem Sieg ließen sie aber keinen Zweifel an ihrem Weiterkommen.
Bugün Miami, Florida'da yaşamaktadır.Heute lebt Ivan in Miami, Florida.