Bektaş, 2011 yılından bu yana eşiyle birlikte Erlangen ve Salihli’de yaşamakta.Er ist verheiratet und lebt seit Ende 2011 mit seiner Frau in Indien und in der Schweiz.
Öldükten sonra yaşamaya devam eder.So lebt er nach seinem Tod weiter.
Bu familyanın toplam 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır.Die fast zwei Dutzend Arten dieser Gruppe sind größtenteils auf dem amerikanischen Kontinent beheimatet.
Burada Gollum adındaki yaratık yaşamaktadır.Ein Wesen, das sich Gollum nennt, ist ebenfalls dort.
Amaçları ise: Yaşamak ve yaşatmaktır!Dazu gehört, daß seine Gestalt Leben und sein Leben Gestalt sei.
İnsanın işlevi yaşamaktır sadece var olmak değil.Die wahre Aufgabe eines Menschen ist es, zu leben, nicht nur zu existieren.
Farmar, annesiyle yaşamaya başlamıştır.Nun muss Victoria mit ihrer Mutter Essen gehen.
Frankfurt-Nordweststadt'ta yaşamaktadır.Er wuchs in Frankfurt-Nordweststadt auf.
Şu anda, İrşadiye kökenli 200 aile İstanbul'da yaşamaktadır.Vor dem Überfall lebten 200 Familien in Hardan.
Ak aynaklar günümüzde Peru'da hâla yaşamaktadır.Derzeit sind Los Mirlos weiterhin in ganz Peru erfolgreich.
Berlin Katedrali, içinde hiçbir zaman bir piskopos yaşamadığı için gerçek anlamda bir katedral değildir.Sie ist keine Kathedrale im eigentlichen Sinne, da sie nie Sitz eines Bischofs war.
Çift şu anda Kuzey Londra'da yaşamaya devam ediyor.Das Ehepaar lebt mittlerweile in London.
Yasama yetkisi hem hükümet hem de parlamentoya aittir.Die legislativen Rechte liegen sowohl bei der Regierung wie auch beim Parlament.
Şu an Chicago'da yaşamaktalar.Er lebt momentan in Chicago.
Ana madde: Türkiye'de Yahudilik Sefarad Yahudileri 500 yılı aşkın süredir bu şehirde yaşamaktadırlar.Die sephardischen türkischen Juden leben in der Stadt seit über 500 Jahren.
Hvanin'in Hvanung adında dünyadaki yaylalarda ve dağlarda yaşamanın hasretini çeken bir evladı vardı.Hwanin hatte einen Sohn Hwanung, der auf der Erde leben wollte.
Almanya'da 3 milyondan fazla Türk yaşamaktadır.Über drei Millionen deutsche Auswanderer in OECD-Ländern.
Üç yaşındayken ailesi ile Almanya'ya taşınan Çırak, 1982 yılından beri Berlin'de yaşamaktadır.Çırak kam im Alter von drei Jahren nach Deutschland, seit 1982 lebt sie in Berlin.
Yaşamak için Andlar'ın batı tarafını tercih eder ve 1000 ile 4500 m yükseklikte bulunur.Er bewohnt bevorzugt die Westseite der Anden in Höhen zwischen 1000 und 4500 Metern.
Şu anda İngiltere'de yaşamaktadır.Er lebt zurzeit in England.
2001 yılında köyde 1198 kişi yaşamaktaydı.2001 wohnten in der Gemeinde noch 1198 Menschen.
Gent'te yaşamaktadır.Er lebt in Gent.
Van Gogh, Mauve'un Sien ve küçük kızı ile birlikte yaşamasından rahatsız olduğunu düşünmüştür.Van Gogh fand es zunehmend schwierig, sie und die Kinder zu unterstützen.
Kendisini devrimci olarak görür ve bir devrimci gibi yaşamaya çabalar.Es ist der Versuch zu verstehen, wie man Revolutionär wird und warum man Revolutionär bleibt.
14 yıldır evli olan Nadir ve Simin 11 yaşındaki kızları Terme ile birlikte Tahran'da yaşamaktadırlar.Nader und Simin sind seit 14 Jahren verheiratet und leben mit ihrer elfjährigen Tochter Termeh in Teheran.
Belgrad'da yaşamaktadır.Er lebt in Belgrad.
Bu şöyle açıklanır: İnsanoğlunun bireysel (diğer insanlardan ayrı olarak) yaşaması doğal yapısına aykırıdır.Für ihn ist die Natur für den Menschen geschaffen und in ihr die Wahrheit zu erkennen.
1990 yılında 117 kişi yaşamaktadır.2013 lebten dort 117 Einwohner.
Ülkenin çok büyük bir bölümü günlük bir Euro'nun altında kazanç ile yaşamaktadır.Ein Großteil der Bevölkerung lebt von weniger als einem Euro pro Tag.
Sanatçı hâlâ İsveç'te yaşamaktadır.Der Künstler lebt heute in der Schweiz.
Evli olup Lahey'de yaşamaktadır ve Hollanda Protestan Kilisesi'nin üyesidir.Dalen ist verheiratet, wohnt in Houten und ist Mitglied der Protestantischen Kirche der Niederlande.
Yani nasıl yaşamak gerekir?Wie sollen wir leben?
Herkes mutlu ve sonsuza dek mutlu yaşamak.Alle sind froh und leben noch lange glücklich.
Kendisi Las Vegas' ta yaşamaktadır.Er lebt in Las Vegas.
Marcus Pfister, İsviçre'nin Bern şehrinde yaşamaktadır.Marcus Pfister lebt mit seiner Familie in Bern.
Yayın alanı içerisinde yaklaşık iki milyon insan yaşamaktadır.Im Verbreitungsgebiet leben rund fünf Mio. Hörer.
Bu bölgede halen Sauron'un hizmetkarları yaşamaktaydı.In diesem Bereich wohnten ebenfalls die Bediensteten der Samurai.
Platee operası Rameau yaşamakta iken son olarak 1759'da tekrer yapımlanıp sahnelenmiştir.Platée wurde zu Rameaus Lebzeiten zuletzt 1759 aufgeführt.
Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır.Sie lebt in Palo Alto.
Ailesi ile birlikte İskoçya'da Glasgow'da yaşamaktadır.Sie lebt zusammen mit ihrem Ehemann in Glasgow.
Yurtdışında da oldukça fazla aile yaşamaktadır.Zu viele Fremde im Land?.
Onlar,özel olarak toplu halde yaşamazlar ve genellikle yalnız veya çiftler halindedirler.Sie sind nicht oder undeutlich eingesenkt und häufig stark bewollt.
Ailecek İtalya'da yaşamaktadırlar.Heutige Nachfahren der Familien leben in Italien.
İnsan vücudunda milyarlarca akar yaşamaktadır.Im Inneren des Milliardengeschäfts Menschenhandel.
18. yüzyılın sonlarında ise sanatçılar gündelik yaşama yöneldiler.Bis in das 18. Jahrhundert setzte sich der Konsum schließlich im Alltag durch.
Ivan Wernisch Prag’da yaşamaktadır.Ivan Shvedoff lebt in Prag.
Simon Beckett, Hilary Beckett ile evlidir ve şu anda İngiltere Sheffield'de yaşamaktadır.Beckett ist verheiratet und lebt mit seiner Frau Hilary in Sheffield.
Günümüzde Hollanda'da 17 milyon Hollandalı yaşamaktadır.Heute wachsen 6 Millionen Tulpen in Holland.
İngiltere'ye göç etmiş, Şu anda Londra'da yaşamaktadır.Sie übersiedelte nach England und lebt heute in Schottland.
4. ve son bölüm doğa kanunları ile iç içe yaşamanın insanlar için ne anlama geldiğini araştırıyor.Im dritten und letzten Teil geht es um die Frage, wie man Tugend erlangt.
Ayrıca ülke genelinde çoğu yasadışı bir şekilde Zimbabve'den gelen mülteciler yaşamaktadır.Außerdem leben einige Millionen Flüchtlinge, vor allem aus Simbabwe, illegal in Südafrika.
Pek çok hayvan ve yaşama alanı soğumadan etkilenir.Viele Menschen und Tiere erfrieren.
Annesi hâlen Bakü'de yaşarken ailesiyle Moskova'da yaşamaktadır.Ihre Tochter lebte währenddessen in Moskau bei ihren Großeltern.
Onlar gibi de yaşamayacaksınız.So ihr nicht werdet wie die Kinder.
Yaşama Sevinci 1793 Gardiyan (Yön.)Warten auf den Geliebten, 1793 (Christie’s).
1976'dan beri Michelle Cliff ile yaşamaktadır.Seit 1976 lebte sie mit der Schriftstellerin und Lektorin Michelle Cliff.
Bundan sonra da orada yaşamaya devam etti.Seitdem lebt er weiterhin auch dort.
Kasabada yaklaşık 7800 kişi yaşamaktadır.In der Gemeinde leben etwa 7800 Einwohner.
Şu an Avustralya'da yaşamaktadır.Er lebt derzeit in Australien.
Uzun süre birlikte olduğu partneri ile Manhattan'da yaşamaktadır.Mit seinem langjährigen Lebensgefährten lebt er in Manhattan.