Eğer sakıncası yoksa... ...onların bizimle yaşamasını isterim.If they don't mind, I'd like them to live with us
Hep babamla birlikte yaşamak istemiştim.I always wanted to live with him
Hollywood snsiz de yaşamaya devam edecek.I think Hollywood will survive without you.
Oh, bu arada, Nelson, yaşamaya devam edeceksin.Oh, by the way, Nelson, you will live on.
Burada yaşamaktan memnun musun?Is it okay living here?
Benimle yaşamayı sevmiyorsan, sadece söyleyebilirsin.If you don't like living with me, you can just say it.
Ve tıpatıp bizim gibi yaşamak istemeyebilirler.And they may not want to live exactly like us.
Bu kapitali de yaşama standartlarını iyileştirmek için kullanabilirsin.You can use that improving standard of living.
Geçen haftadan güncelleme:Yaşamak için yeni bir yer buldum ve Ekim'de taşınacağım!Update from last week: I found a new place to live and I'm moving in October!
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Does not have to become your reality
O kadar çok çiviyle bir insan ölür, yaşamaz!With that many nails a person will die, not live!
Burada yaşamak, burada çalışmak, boş vakitleri burada geçirmek.living here, working here, having leisure here.
Her zaman çalışarak yaşamanın... ...bütünleştirilmiş bir biçimini uygulamalısınız.You should have always a structure of living and working together.
BENVOLIO Sonra o hala iffetli yaşamak yemin indirdiği?BENVOLlO Then she hath sworn that she will still live chaste?
Ben bir I yaşamak gerekir, garanti bin evetler,I warrant, an I should live a thousand yeas,
Mecburen ben paso konuştu var ne inkar, formda fain yaşamak; ancak veda iltifat!Fain would I dwell on form,fain, fain deny What I have spoke; but farewell compliment!
Ben, Sen, prens, vermek zorundadır adalet, yalvarıyorum; Romeo öldürdü Tybalt Romeo yaşamak gerekir.I beg for justice, which thou, prince, must give; Romeo slew Tybalt, Romeo must not live.
Bugüne kadar ben sana ölü görmek için yaşaması gerektiğini That!That ever I should live to see thee dead!
Cennette burada yaşamak ve ona bakmak olabilir; Ama Romeo olmayabilir .-- Daha fazla geçerliliği,Live here in heaven, and may look on her; But Romeo may not.--More validity,
Unstain'd eşi benim tatlı aşk yaşamak.To live an unstain'd wife to my sweet love.
O, oynamak, bana yaşamak olacak 'Kalp kolay.'O, an you will have me live, play 'Heart's ease.'
"Dünyada yaşamak istemiyor musunuz?"You don't want to stay on Earth?
Sessiz yaşamak kolay değil, değil mi?Isn't it hard to keep silent?
Ve elbette biliyorduk ki... ... o yaşamayı sürderecek.And of course, we knew now that she was going to survive.
Aynı bir örümceğin kendi içinden çıkararak ağını örmesi ve sonra gidip içinde yaşaması gibi.Just like the spider brings a web outside of itself and then go and live in it.
Gerçekten yaşamak istiyorsak.Zmar Silent Retreat, Portugal 13th May 2013. Session 1
Şunu hiç yaşamadık:We didn't have a moment where we said:
Yaşamaya çalış.Try living it out.
Prenses Lee Seol'la Park Hae Young'un aşk yaşamadığını mı bildirmeliyim?Should I report that Princess Lee Seol and Park Hae Young are not in love?
Hayır.. köpekler o kadar uzun yaşamaz.NO, dogs don't live that long...
Umarım sorun yaşamayız.I hope we won't have any problems.
Doğum sırasında yavaş ve derin nefes alırsanız, doğumda bir sorun yaşamazsınız.So just remember to take nice, slow, deep breaths when you're in labor, and you'll be just fine.
Aslında ben Britanya'dan geliyorum, fakat Maldivler'de yaşamaya başlayalı 26 yıl oldu.Actually, I come from Britain, but I've been living in Maldives for 26 years now.
Teknisyenler size ne yapmanız ya da nasıl yaşamanız gerektiğini söylemezler.Technicians do not tell you what to do or how to live.
Ancak geçici ölüm durumuna sokup soğutursanız, yaşamaya devam ediyorlar.But if you have them in suspended animation, and move them into the cold, they're all alive.
Veliaht prens yaşasaydı... ...bu zorlukları hiç yaşamamış olacaktı.If the crown prince had been alive, she would have never gone through these difficulties.
Torunum olarak yaşamak... ...senin için zor olmalı.It must have been hard, living as a descendent of my blood.
HTML5 webte ilgi çekici deneyimler yaşamaya neden olabilecek çok zengin özelliklere sahiptirNow HTML5 has a rich suite of functionality to build amazing experiences on the web.
"Auschwitz'den yaşama doğru yürüdüm ve bir söz verdim.And so when she came out of Auschwitz, she made a vow.
Yaşamaya gücüm yok.I cannot bear to live.
Birçoğunuz bilmeyebilir ama mantarlar karada yaşamaya başlayan ilk organizmalardır.Most of you may not know that fungi were the first organisms to come to land.
Geride kalan bizlerse, yani çoğunluk, yaşamaya çalışıyor.And the rest of us, the vast majority of us, struggle to get by.
Teknoloji aynı zamanda gerçek yaşama uygulamalarına da uygulanabilir-- bu örnekte, akıllı bir ev.The technology can also be applied to real world applications -- in this example, a smart home.
Yaşama şeklini seyretmek istemiyorum.I'll live my life without having to see you.
Babam ve ben kaçarken... ...insan gibi yaşamadık.Those days of running away with my father were dreadful times.
Ben... ...bu insanlar yüzünden böyle yaşamak zorunda kalmış biriyim. Nasıl prensesleri olabilirdim?Would someone in my shoes, go become a princess to those who did me harm?
Bilginin değersiz olduğu bir dünyada yaşamak istiyor muyum bilmiyorum.I don't know if I want to live in a world where knowledge is obsolete.
Ben kendim hangi gelecekte yaşamak istiyorum biliyorum.I know which future I would rather be living in.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.I preferred to live with a boy, instead of my folks so I grabbed the first available one.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.You will not have to live all your life with these forces.
"Sade yaşama lütfu"?Gift to be simple?
Bu şekilde yaşamak istediğin için mi bana böyle davrandın?You wanted to live like this, so that's why you acted like that to me?
Böyle yaşamak mı istedin? Bu yüzden mi bana kötü davrandın?Did you want to live like this, and that's why you acted like that to me?
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn was 14 years old and she was in her Masai family and there's a drought in Kenya.
Bizi Monsanto karşıtı yürüyüşe çıkaran şey, yaşama ve özgürlüğe olan derin sevgimizdir.And it is our deep love for life on Earth in freedom, that makes all of us march against Monsanto.
O kadın, Bayan Lewinsky ile cinsel ilişki yaşamadım.I did not have sexual relations with that woman, Miss Lewinsky.
Seninki yaşamak ve bir hayat yaratmak için duyulan lanet bir istek.Yours is a hellish desire to live and to create life.
"İnsanlar ne zaman gerçekten yaşamaya başlar?And all of a sudden, I said, "When do people really start to live?
Merakı yaşamak demek, huşu duymak demek.And to experience wonder is to experience awe.
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.We like to feel confident and have a sense of achievement in what we do.