Böyle platonik yaşamaktan yoruldum.I'm tired of having a crush now.
Sonsuza dek yaşamak istediği için, kendisini kendi çevresine yükler.So this guy wants to live forever, he downloads himself into his environment.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.I've had the privilege of living by a meadow for the last little while, and it is terribly engaging.
Tek başıma yaşamam için bir neden yokThere is no reason for living alone anymore
Oluşumuna sebebiyet veren vücutta yaşamaya mecbur olmayan bir tür.It's not constrained by living within the body that gave rise to it.
Tamam, biz kendimize sormalıyız, biz kölesiz bir dünya içinde yaşamak istiyor muyuz?Okay, we have to ask ourselves, are we willing to live in a world with slavery?
Hiç biri yaşamamalı !None of them shall live!
Ben balıkçı köyünde yaşamaya alışmışımI'm more suited to life in the fishing village.
Yaşamak ve ölmek arasındaki!Between living and dying!
Çünkü yaşamak buna denir!Because that's what living is!
Ölümden sonra yaşama olan inançları hakkında da benzer sonuçlar elde edildi.Similar figures obtained for belief in personal immortality.
30 leopar fokuyla birlikte de suya girdim, ama hiç korkunç bir şey yaşamadım.I got in the water with 30 other leopard seals, and I never once had a scary encounter.
Monoton, siradan ve anlamsiz bir hayat yasama.Don't live a life which is monotonous, mediocre, meaningless.
Birlikte yaşamak mı?Living together?
Aniden kendi başına yaşamaya başlayınca... yalnız başına etraf sessiz olmalı.When you're suddenly living on your own, it must be quite lonely.
Böylece Indiana'da oldukça mutlu bir yaşama kavuştum.(Laughter) So I had a really quite happy life at Indiana.
Dünya üzerindeki yaşama alanının yüzde 90'dan fazlası, yüzde 99'u okyanus.More than 90 percent, 99 percent, of the living space on our planet is ocean.
İnsanlar mutlu olduklarından ya da hayal kırıklıkları yaşamadıklarından değil.And it's not because people were happy or people were not frustrated.
Yıllardır İtalya'da yaşamaktadırlar.They've lived in Italy for a number of years.
Birlikte yaşamaya başladığımızda kendini güvende hissettiğini söyledi.When we moved in together, she said she felt safe,
Bana okuma-yazma öğretti, bir insan gibi yaşamayı öğretti.She taught me to read and write, to live as a human being.
Fazla uzun yaşamayız, değil mi?We won't last much longer, will we?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''Why did they live at the bottom of a well?'
Ailesinin her istediğini yapan bir kız olarak yaşamak için fazla asabiyim.To live just as a good obedient daughter, - I'm too much of a hot-blooded woman.
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""To live, to err, to fall, to triumph and to recreate life out of life."
Belki de yaşama bakışımızı değiştirecek dev bir felsefi değişim.Perhaps it's a giant philosophical change in how we view life.
Evet, Rubbertown denilen civarda yaşamaya karar verdim.Well, I decided to be neighbors to a place called Rubbertown.
"Onlara bildiklerimi söylerdim, herkes ölür, ama herkes yaşamaz.He said, "I would tell them what I know, and that is everybody dies, but not everybody lives.
Ben sizin yaşamanızı istiyorum."I want you to live."
Aslında bitkiler yaşamak için bunu yapıyor.That's what plants actually do for a living.
Vuruşu kaçırabilirsiniz, bu da demek oluyor ki hiçbir cinsel aktivite yaşamazsınız.You can strike out, which means you don't get to have any sexual activity.
Gözlerim doldu ve işte yaşamak istediğim yer dedim.I teared up and I said that's where I want to be.
Avusturya'daydım, Belinda kanser hastasıydı, ve bana uzun süre yaşamayacağı söylenmişti.I was in Australia, and Belinda had cancer, and I was told she's not going to live very long.
Yaşamak gerekir ... "You must live ..."
Yani, eğer pişmanlıksız bir hayat yaşamak istiyorsanız aslında sizin için bir ihtimal var.So if, in fact, you want to live a life free of regret, there is an option open to you.
Birlikte yaşamanın14 yıl olacağını asla hayal etmemiştim.I could have never imagined that it would take 14 years to live together.
Çin'de ailesiz genç bir kız olarak yaşamak çok zordu.In China, it was hard living as a young girl without my family.
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Settling down in South Korea was a lot more challenging than I had expected.
Bu deneyimi yaşamamızı istiyor.For the experience.
Kondomlara yaşamak anlamına gelen "Vive" ya da güven anlamında "Trust" isimlerini veriyorlar.They name the condoms things like Vive, "to live" or Trust.
Yaşamak gibi bir şey.It's kind of living.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.I think it's much more interesting to live not knowing than to have answers which might be wrong.
Ve bence tıpkı Sun Tzu'nun dediği şekilde yaşamak biraz garip.And I think it's sort of weird to be living what Sun Tzu said.
Bence her zaman schizophonia yaşamanın altında derinde sağlıksız bir şey var.I think there's something deeply unhealthy about living all the time in schizophonia.
Peki, bir kromozomu nasıl yaşamaya başlatabiliriz?Well, how do we boot up a chromosome?
Lee Tae Ik'le aynı evde yaşamak <br çok rahatsız olacak, kaba serseri.It will be very uncomfortable<br />to live in the same house as Lee Tae Ik, that rude bastard.
Başka birinin evinde yaşamak...To live in someone else's house...
Batıda iki yıl yaşamak yaramış.Life in the West has done you well!
37. haftadan sonra kanama yaşamanız normaldir.In late pregnancy from 37 weeks on, it's very common to have vaginal bleeding.
Hepsinin birim alan başına az bir gücü var ve bu gerçekle yaşamak zorundayız.They all have a small power per unit area, and we have to live with that fact.
Tüm varoluşunuz, 'ben' olarak yaşamak üzere planlandı.All of your existence has been planned to be lived as 'I'.
ABD'de bir süre yaşama ve çalışma şansım oldu.I had the fortune to live and work for a time in the United States.
Geçmişte yaşamana gerek yokYou don't have to be living in the past.
Bu elemanların kur yapma danslarını görmediyseniz daha yaşamadınız demektir.You haven't lived until you've seen these guys do their courtship dance.
Müzisyenin yaşadığı deneyimin aynısını yaşamayacağınızın farkında olun.Be aware that you're not going to experience the same thing as the performer is.
Yaşama böyle devam etmek hiç de iyi bir şey değil, senin de bildiğin gibi.And it's not a good way to go through life at all, as you know.
4 duvar arasında yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilirsin sadece.You just know what it feels like to live in a closet.
Böyle yaşamayı öğrendim.I've grown used to it
Ben hep... ...birlikte olmak, seninle yaşamak istedim.I've always wanted us to be together
Bu şekilde ayrı yaşamaktan nefret ediyorum.I hate living apart like this