Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşama Kaçış - Escape to Life.Escape into Life.
Bugün Miami, Florida'da yaşamaktadır.He currently lives in Miami, Florida.
TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir (güçler birliği ilkesi).He has knowledge and carries with him authority and has fine organizing ability."
Şüphesiz ki etraflarında başka seyrek olarak başka Rumlar da yaşamaktaydı.You'd Think There Would Be More Suicides Around Here.
Şehir'de yaklaşık 45.000 kişi yaşamaktadır.About 45,000 people live in the area.
Kendisi bir kurtadamdır, vahşi yaşamayı kendisi seçmiştir.He is a farmer, and is resolved to live a virtuous life.
Başkanlık sisteminde yasama meclisi ve devlet başkanı halktan eşit yetkiler alır.In a presidential system, the legislature and the president have equal mandates from the public.
Şimdi Kolombiya'da yaşamaktadır.Now lives in Colombia.
Köçekliler, günümüzde Kırşehir’in Akçakent ilçesine bağlı 12 köyde yaşamaktadırlar.Reports exist of these sharks living up to 12 years in the wild.
Sözleşme'nin 6. maddesine göre her çocuk esas olarak yaşama hakkına sahiptir.Article 6 States Parties recognize that every child has the inherent right to life.
Babasının ölümünden sonra annesi ile yaşamaktadır.He lives with his mother after the death of his father.
Kendileri San Fransisco yakınlarında yaşamakataydılar.He lives near San Francisco.
Aile Tampa, Florida'da yaşamaktadır.The family lives in Tampa, Florida.
2010 yılında yapılan nüfus sayımına göre şehirde 19,935 kişi yaşamaktadır.As of the census of 2010, there were 19,935 people residing in the city.
Yalova'da yaşamaktadır.He lives in Yvelines.
1985'ten 1994'e kadar Temsilci Steny Hoyer'un yasama direktörü olarak çalıştı.From 1985 to 1994, he worked as legislative director for U.S. Representative Steny Hoyer.
Yazar şu an İngiltere ve Almanya'da yaşamakta ve iki çocuğu bulunmaktadır.They currently live in London, England and they have four children.
1990'ların ortasından itibaren Berlin'de yaşamaktadır.He has been living in Berlin since the mid-1990s.
İnsanların düzgün yaşaması, özellikle çocuk hakları için bir ölçün teşkil eder.It is a standard means of measuring well-being, especially child welfare.
Yaşamları denizde yaşamaya öyle çok uyum sağlamıştır ki karada hayatta kalamazlar.So extreme is their adaptation to life underwater that they are unable to survive on land.
Soğuktan hoşlanmaz, ılıman iklimde yaşamak ister.He still lives here as he hates the cold and prefers the lifestyle.
Ayrıca, önemli derecede Yahudi nüfusu Basra ve Musul'da da yaşamaktaydı.High Jewish populations also existed in the towns of Basra and Mosul.
Burada yaşayan ve yaşamaya devam eden Kolenoğlu ailesinden gelmektedir.She has an older sister who lives and works in US.
Mahallede düşük ve orta düzeyli bireyler yaşamaktadır.Single and low income residents live here.
Ancak ülke sıcak günler yaşamaktadır.A man is walking on a warm day.
Kimsesi olmayan Selam ailesini kaybetmiş ve yalnız yaşamaktadır.Whoever has disobeyed has no family, has nothing living.
Mutluluk Adasında yaşamakta.Të Jetosh Në Ishull.
1996 yılından beri Kaliforniya, Santa Barbara’da yaşamaktadır.As of 1998 he lived in Santa Barbara, California.
Siyasetten yaşama, sağlıktan topluma birçok konuyu ele alır.Other than politics, we have lots of things to do for society.
Köy yerlileri iki farklı bölgede yaşamaktadır.People were seeing the Indians in two different ways.
Anıt, “20 Ocak” çevre yolunun yakınında, Yasamal bölgesinde dikildi.The monument was erected on the territory of the Yasamal district, near the "January 20" ring road.
Ve içinde yaşamaya başladılar.Then they started coming in.
Pent-House Mouse(Hapsedilmiş Ev Faresi):Tom bir villada yaşamaktadır.Kunjoonjamma Thomas (Padmini) is a widow living in the village all by herself.
İlk önce tutuklandılar ama daha sonra yaşama izni aldılar.They were initially arrested but later allowed to apply for asylum.
Eşi ve iki çocuğuyla Berlin'de yaşamaktadır.He lives in Berlin with his wife and two children.
Tuva efsanelerine göre gölde kara bir büyük balina yaşamaktadır.According to the Storyteller There is also a Black Hound in the lake.
Yaşamak onun görevidir.Life is duty.
İmparatorluk yasamasına öneride bulunur, zaman zaman danışman bir kurum olarak hareket ederdi.It could thus suggest Imperial legislation, and it acted from time to time as a consultative body.
Almanya'da yaşamaktadır.He lives in Germany.
Oyuncu Berlin'de sevgilisi aktris Julika Jenkins ile yaşamaktadır.He lives in Berlin with his partner, actress Julika Jenkins.
Arkasından giden Bob ile Sasha ise ilişki yaşamaya başlar.After this, Abraham and Sasha pursue a relationship.
Duma olarak bilinen yasama organı kuruluşundan itibaren kusurluydu.The legislative body known as the Duma was flawed from its inception.
Marcus Pfister, İsviçre'nin Bern şehrinde yaşamaktadır.Marcus Pfister lives with his wife Debora in Bern, Switzerland.
Diri diri gömülmek veya büyük bir şeref ile ölüp yaşamak!Live with honour, or die with glory!
Ülke halkının % 14'ü bu şehirde yaşamaktadır.This is 14% of the country's population.
Yaşlı olan Basê, Elbistan'da bahçeli müstakil bir evde tek başına yaşamaktadır.Basê lives in Elbistan by herself.
Jean'ın annesi ve ayrı yaşamakta olsalar da Bill'in eşidir.Mother of Jean and wife of Bill, though they are currently separated.
Daha sonra Aslıhan Doğan ile birliktelik yaşamaya başladı.First, of course, was proximity to the native.
Dele başlarda alkol sorunu olan annesi ile yaşamaktaydı.Alli was initially brought up by his mother, who suffered from alcohol problems.
Riemann, 1840 yılında büyükannesi ile yaşamak ve Lyceum'u ziyaret etmek için Hanover'e gitti.During 1840, Riemann went to Hanover to live with his grandmother and attend lyceum (middle school).
Babasının mesleği nedeniyle pek çok şehirde yaşamak zorunda kaldı.Because of his profession he had to travel in various European cities.
"Ölmeye Değil Yaşamaya Geldim"."To die or not to die".
Kutup ayıları Antarktika'da yaşamaz.There are also no birds that reside in Antarctica.
Bugün Suriye'de çok az Yahudi yaşamaktadır.Today only a few Jews remain in Syria.
Bu yüzden yaşamama izin vermeyi kararlaştırdılar" dedi.After all, they made it possible for me to be chosen."
İyilik yapmış olanlar yaşamak, kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler".Good comes to those who do good and bad comes to those who do bad.
Doğal yaşama olan sevgisi insanı ayakta tutar.In other words, our natural love for life helps sustain life.
Herkes mutlu ve sonsuza dek mutlu yaşamak.Everyone celebrates and lives happily ever after.
Esâret altındaki ak başlı aynaklar ortalama on dört yıla kadar yaşamaktadır.White-faced ibises in captivity live up to fourteen years on average.
Temmuz 2002 yılından 2004 yılına kadar Tonga Yasama Meclisi Başkanı olarak görev yaptı.From July 2002 to 2004 he served as Speaker of the Tongan Legislative Assembly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod