Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır.Hansen lives in Palo Alto.
Şu anda kariyerinin Altın dönemlerini yaşamaktadır.Today the association is living its golden times.
Bugün Malibu, California'da yaşamaktadır.He currently lives in Malibu, California.
Bu düşünce tamamen yanlışsa, böyle bir ricada hiç tereddüt yaşamayacağım.Though a complete stranger to you, I do not feel any hesitation in making such a request.
Mardin’de yaşamaktadır.He was still in Mardin.
Yetkililerin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Officials surmised that he was living there with his youngest wife.
Fitoplanktonların her biri birkaç günden fazla yaşamaz ancak yosun patlamaları haftalarca sürebilir.Individual phytoplankton rarely live more than a few days, but blooms can last weeks.
Annesi hâlen Bakü'de yaşarken ailesiyle Moskova'da yaşamaktadır.He lives in Moscow, while his mother still lives in Baku.
Chaos, uzun bir savaşçı soyunun yaşadığı Fayon şehrinde yaşamaktadır.He resides in the city of Fayon, inhabited by a long lineage of warriors.
Hayat yaşamaya değmez.Life Worth Living.
Bunlardan 58'i sahilde yaşamaktadır.All 58 people on board die.
Nappi ayrıca akrep burcudur ve Los Angeles'ta yaşamaktadır.Shark Toof lives and works in Los Angeles.
Bu yasama döneminde NATO Parlamenter Asamblesi Üyeliği devam etti.Nine months later Congress passed the Military Commissions Act.
Köyde 52 tane hane bulunur ve köyde 220 kişi yaşamaktadır.There are 215 men and 219 women in the village.
Mahallede çeşitli kökene dayalı aileler yaşamaktadır.A lot of well-known families live there.
Burkina Faso Ulusal Meclisi, Burkina Faso'nun yasama organıdır.The Unicameral National Assembly is Burkina Faso's legislative body.
Adada yaklaşık 8.000 kişi yaşamaktadır.Approximately 20,000 people live on the island.
Avustralya'nın çölsel yerlerinde yaşamaktadır.They live in desert regions of Australia.
Ailesi ile birlikte İskoçya'da Glasgow'da yaşamaktadır.Together they live in Glasgow.
Kısa bir süre sonra Yasama Yuan tarafından onaylandıktan ve 20 Mayıs 2016'da göreve başladı.He was confirmed by the Legislative Yuan soon after and took office on 20 May 2016.
"Hayatımı yaşamak için orduyu bıraktım".The army destroyed my life.'
Bir kadının dört günden uzun süren döngü uzunluğu değişimleri yaşaması alışılmadık bir durumdur.It is unusual for a woman to experience cycle length variations of more than four days.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% of the population lives in urban areas while 27% in rural ones.
Mahallede çeşitli milletlerden insan yaşamaktadır.People of different communities live here.
İspanya'nın Dona Rosita'ları daha ne kadar böyle yaşamak zorundalar?How many of Cassini anagrams should there be?
İkisi de Manhatten'da onunla beraber yaşamaktadır.They both lived in Manhattan.
Viyana'da yaşamaktadır.She lives in Vienna.
Halk Meclisi (Volkskammer), Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin en büyük yasama organıydı.The Central Committee was the German Democratic Republic's most powerful political institution.
Bu oymağın bir kısmı halen Çukurova'da yaşamaktadır.A number of these are still resident in Banagher.
İhanetin mantığı içinde düşünülürse Enkidu'nun yaşaması için Huwawa'nın ölmesi zorunludur.She is satisfied as long as Enkidu's will is carried out.
Kendisi Texas'da yaşamaktadır.She lives in Texas.
Amfortas ise hala yaşamaktadır.Floral Still Life.
Uzun zaman Yunan askerleri esaretinde yaşamak zorunda kalınır.Greek soldiers are said to have worn their hair long in battle.
Eşi ile birlikte Cloverwood Pittsford New York'ta yaşamaktadır.Until his death Wolf resided in Cloverwood in Pittsford, New York, with his wife.
Lodge, şu anda Birmingham'da yaşamaktadır.Wright now resides in Birmingham.
ABD'de yaklaşık on beş milyon Meksika asıllı insan yaşamaktadır.About 10 million Mexicans live in the United States.
Murasaki 5-6 yıllık saray hizmeti sonrasında emekli oldu ve Biwa Gölü civarında yaşamaya başladı.After five or six years, she left court and retired with Shōshi to the Lake Biwa region.
Tek bir alt meclisten oluşan yasama oranı tek meclisli yasama organı olarak tanımlanır.A legislature composed of only one house is described as unicameral.
Türkiye'de, çoğu Sefarad kökenli olan 26.000 Yahudi yaşamaktadır.At present, there are around 26,000 Jews in Turkey, the vast majority of whom are Sephardi.
Herhangi bir evde yaşamamaktadır.I don't want to live in that house.
Yasama meclisi seçimleri beş yılda bir yapılır.The tribunal’s decision is expected in five months.
Kararlar yukarıda belirtilen iki yasama modeline alternatif bir yol sunabilir.Decisions offer an alternative to the two above modes of legislation.
2006 nüfus sayımına göre 1.899 kişi, 407 aile yaşamaktadır.At the 2006 census, its population was 1,899, in 407 families.
Ülke nüfusun büyük çoğunluğu ülkenin doğu bölümünde yaşamaktadır.Most of the population lives in the eastern part of the province.
Günümüzde Vingåker'de yaşamaktadır.He still lives in Wiveton Hall today.
Adada bazı Ortodoks keşişler ve kalıcı koyun çobanları yaşamaktadır.The island is populated only by some Orthodox monks and perennial sheep herders.
İsis’in sihri sayesinde tekrar yaşama döndü.Isai's name appeared again.
1955’te “Haney Yaşamalı” yayımlandı ve bu kitap 1956 Sait Faik Hikâye Armağanı ile ödüllendirildi.The book was first published in 1955 and is a 1956 Newbery Honor recipient.
Bölgede esas itibarıyla Kelt toplulukları yaşamaktaydı.They lived together in orderly communities.
Kenya genelinde 40'tan fazla etnik grup yaşamaktadır.Ghana has more than seventy ethnic groups.
Telepatik yetenekleri olan Ood'lar uzak gelecekte (42. yüzyıl) yaşamaktadır.In the series' narrative, they live in the distant future (circa 42nd century).
Viyana ve Berlin'de yaşamaktadır.He lives in Vienna and Berlin.
Belgrad'da yaşamaktadır.He lives in Belgrade.
Bu nüfusun %81,0'i şehirlerde yaşamaktadır (2016).Life expectancy for women in Croatia is 80.1 years (2012).
Kınalıçam Mahalleninde aslen Dikyarlılar da yaşamaktadırlar.The vanquished dwells in sorrow.
1980 yılından beri İngiltere'de yaşamaktadır.It has been in England since the eighteenth century.
Bob, onun yaşama sevinci olmuştu.His domestic life was happy.
Federal Yasama Meclisi Sarayı da meydanın güneybatısındadır.The Federal Legislative Palace stands to the Southwest.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.She lives and works in Istanbul.
Paris, Fransa'da çalışmakta ve yaşamaktadır.She lives and works in Paris, France.