Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da yaşamaya alışıyorum.I'm getting used to living in Boston.
Minned mağarada yaşamak istemiyor.Mennad doesn't want to live in a cave.
Fransızcanın konuşulduğu bir ülkede yaşamak istiyorum.I want to live in a country where French is spoken.
Tek başıma yaşamak istiyorum.I want to live alone.
Yalnız yaşamayı istiyorum.I want to live alone.
Atina'da yaşamak istiyorum.I want to live in Athens.
Ben her zaman Kabiliye'de yaşamak istedim.I always wanted to live in Kabylie.
Biz her zaman Kabiliye'de yaşamak istemiştik.We always wanted to live in Kabylie.
Kabiliye'de yaşamak şimdiye kadar verdiğim en iyi karardır.Living in Kabylie is a best decision I have ever made.
Fransa’da yaşamak istiyorum.I want to live in France.
O semtte yaşamaya param yetmedi.I couldn't afford to live in that neighborhood.
Temelli Japonya'da yaşamaya niyetli.He intends to live in Japan for good.
Şehirde yaşamaya yetecek kadar para kazanıyor mu?Does he earn enough money to live in the city?
Hayali dağlarda yaşamak.His dream is to live in the mountains.
Orada bir yıldan çok yaşamayı düşünüyor.She plans to live there for more than a year.
Orada bir yıldan uzun yaşamayı düşünüyor.He plans to live there for more than a year.
Orada bir yıldan daha fazla yaşamak zorunda kalmamayı umuyor.She hopes she doesn't have to live there for more than a year.
Orada bir yıldan fazla yaşamak istemiyor.He doesn't want to live there for more than a year.
Orada bir yıldan daha çok yaşamak zorunda olmadığı için memnundu.He was glad he didn't have to live there for more than a year.
Sence niye şehirden uzak yaşamayı tercih ediyor?Why do you think he prefers living in the country?
Emekli olduktan sonra şehir dışında yaşamak istiyor.He wants to live in the country after he retires.
Senin sorunun kendi kabuğunda yaşaman.Your problem is that you live in your own bubble.
Sevdiğim hayatı yaşamaya karar verdim.I decided to live the life of my dreams.
Tek başıma yaşamaya alışığım.I'm used to living on my own.
150 yaşına kadar yaşamak imkânsız mı?Is it impossible to live to be 150?
Yaşamak için iyi bir yer bulmak zor.It's hard to find a good place to live.
Hiç başka bir yerde yaşamayı istedin mi?Have you ever wanted to live anywhere else?
Daha önce hiç yaşamamış gibi yaşa.Live like you've never lived before.
Bununla yaşamasını öğren.Learn to live with it.
Dünyanın her yerinde yaşama imkânın olsaydı nerede yaşamak isterdin?If you could live anywhere in the world, where would you live?
Tek başıma yaşamak istiyordum, bir huzurevinde değil.I wanted to live alone, not in a retirement home.
Sen olmadan yaşamam için bir sebep yok.Without you, I have no reason to live.
Yaşamak pahalı.Living is expensive.
Yalnız yaşamayı tercih ederim.I prefer to live alone.
Hayatın yaşamaya değer.Your life is worth living.
Sevgisiz bir dünyada yaşamak istemem.I wouldn't want to live in a world without love.
Aşkın olmadığı bir dünyada yaşamak istemezdim.I wouldn't want to live in a world without love.
Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after I retire.
Tom insan donunda yaşamaktan rahatsız.Tom suffers from species dysphoria.
Güzel anlar yaşamak istiyorum.I want to live beautiful moments.
Karl paranormal aktiviteler yaşamaya başladı.Karl started experiencing paranormal activities.
Kim orada yaşamak ister ki?Who'd want to live there?
Kim burada yaşamak ister?Who'd want to live here?
Lukas sadece mutlu biçimde yaşamak istiyordu.Lukas simply wanted to live happily.
Stefan canavarın yaşamasına izin verme kararı aldı.Stefan decided to let the monster live.
"Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri...""Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri..."
Cezaları Dünya'da yaşamaktı.Their punishment is to live on earth.
Dünya çapında 4,5 milyar insan "güvenli şekilde yönetilen temizlik" olmaksızın yaşamaktadır.Worldwide, 4.5 billion people live without "safely managed sanitation".
Bir uluslararası sınırın her iki tarafında yaşamalarına rağmen Azeriler tek bir etnik gruptur.Despite living on two sides of an international border, the Azeris form a single ethnic group.
Hani, dünyadaki en garip otelde yaşamaya mahkûm edilmiş gibi".You know, being condemned to live in the weirdest hotel in the world."
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Meanwhile, on Messaline, Jenny suddenly revives.
Dougles P. şu an Avustralya'da yaşamaktadır.Douglas P. now lives in Australia.
10 Ekim 1944'te, günlüğüne şunları yazdı: "Misha Panarin'in artık yaşamadığını kabul edemiyorum.On 10 October 1944, she wrote in her diary, "I can't accept that Misha Panarin doesn't live anymore.
2004 itibarıyla, bölgede yaklaşık 370.000 Rus yaşamaktadır.In 2004, there were about 370,000 Russians living in the region.
Ortalama olarak, Şikago'da her evde iki kişi yaşamaktadır.On average, there are two persons in each household in Chicago.
His mother is a naturalised French citizen, Babası Singapur'da yaşamaktadır.His mother is a naturalised French citizen, while his father lives in Singapore.
Václav ve Anna'nın oğlu olan Nedvěd, 1992 yılından beri eşi Ivana ile yaşamaktadır.The son of Václav and Anna, Nedvěd has lived with his wife Ivana since 1992.
Applebroog şu anda New York’ta yaşamakta ve Hauser & Wirth tarafından temsil edilmektedir.Applebroog currently resides in New York and is represented by Hauser & Wirth.
Avrupa'da neredeyse 800 tür kuş yaşamaktadır (445 of them breeding in Europe).The list of European birds is about 800 species long (445 of them breeding in Europe).
1909'da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.Paralysed from 1909, he had to live the rest of his life in an armchair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod