Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Uzun süredir bu tür problemleri yaşamadık.We haven't had those kinds of problems in a long time.
Orada yaşamaktan keyif aldım.I enjoyed living there.
Boston'da yaşamak hoşuma gitti.I enjoyed living in Boston.
Yüz yaşına kadar yaşamayı planlıyorum.I plan to live to be a hundred.
Tom'un Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlandığını duydum.I hear that Tom really likes living in Boston.
O evde yaşamak istiyorum.I'd like to live in that house.
Tom, Mary'nin nerede yaşamak istediğini bilmiyor.Tom doesn't know where Mary wants to live.
Tom, Mary'nin nerede yaşamak istediğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary wanted to live.
Boston'da yaşamak istemedim.I didn't want to live in Boston.
Kendi başıma yaşamak için ebeveynimin evinden taşındım.I moved out of my parent's house to live on my own.
Köle olarak yaşamaktanse özgürce ölmeyi tercih ederim.I'd rather die free than live as a slave.
Bu risklerle yaşamak zorundayız.We have to live with these risks.
Özgür bir ülkede yaşamak istiyorum.I want to live in a free country.
Bir gün daha yaşamak için savaşacağız.We'll live to fight another day.
Hiç bu kadar acı yaşamadım.I've never dealt with such pain.
Günümüzde yaşamak zorundayız.We have to live in the present.
Şu anda yaşamak zorundayız.We have to live in the moment.
Tom bunu söylerken bir sorun yaşamadı.Tom had no problem saying that.
Aileler birlikte yaşamalı.Families should live together.
Bunu daha önce hiç yaşamadık.We've never had this before.
Onu daha önce hiç yaşamadık.We've never had that before.
Mary yaşama sebebimdir.Mary is my reason for living.
Hayatınızı yaşamaya başlayın.Stay calm and carry on.
Biz yaşamak istiyoruz.We want to live.
Ben hiç Avustralya'da yaşamamıştım.I've never lived in Australia.
Tom'un burada yaşamayı sevdiğini biliyorum.I know Tom loves living here.
Birlikte yaşamak ve hâlâ yalnız olmak mümkün mü?Is it possible to live together and yet still be alone?
Tom babasıyla birlikte yaşamaya gitmek istedi.Tom wanted to go live with his dad.
Birlikte yaşamak zorunda kaldık.We had to live together.
Tom, kırsal Avustralya'da yaşamaktan hoşlanıyordu.Tom liked living in rural Australia.
Tom, Avustralya kırsalında yaşamaktan hoşlanıyordu.Tom liked living in rural Australia.
Eğer alkol olmasa, hiç birimiz yaşamayız.If it wasn't for alcohol, none of us would exist.
Biri yaşamak için öğrenir. Biri öğrenmek için yaşamaz.One learns to live. One doesn't live to learn.
Sanki bu öğleden sonra mesih geliyormuş gibi hayatlarımızı yaşamamız gerekir.We should live our lives as though Christ were coming this afternoon.
Buralarda kimsenin yaşamadığı doğru mu?Is it true that nobody lives around here?
Onun yaşamasına izin vermemelisin.You must not let him live.
Lütfen yaşamama izin verme.Please do not let me live.
Sanırım burada yaşamaktan çok mutlu olacağız.I think we'll be very happy living here.
Tom burada yaşamaktan hoşlanmayacak.Tom won't like living here.
Burada gerçekten yalnız yaşamak istediğinize inanamıyorum.I can't believe you really want to live here all by yourself.
O yaşamak istediğim yer.That's where I want to live.
Yaşama tarzım bu.That's how I live.
Bir dereye yakın yaşamak her zaman hayallerimden biri olmuştur.It's always been one of my dreams to live near a brook.
Bizimle yaşamak için geldiğine memnun oldum.I'm glad you've come to live with us.
O, şehrin kenar mahallelerinde yaşamaktadır.She lives on the outskirts of the city.
Jamal olmadan yaşamak düşünülemez.Living without Jamal is unthinkable.
Yaşamak mücadele etmektir.To live is to fight.
Bu evde ne kadar daha yaşamayı düşünüyorsun?How much longer do you plan to live in this house?
Fadıl, Dania'dan büyükannesi ile paylaştığı evde birlikte yaşamasını istedi.Fadil asked Dania to live with him in the house he shared with his grandmother.
Burası Tom'un yaşamak istediği yer.This is where Tom wants to live.
Tom, Boston'da ne kadar süre yaşamayı planlıyor?How much longer is Tom planning to live in Boston?
Boston'da yaşamaktan nefret ederdim.I used to hate living in Boston.
Kaç yıl daha burada yaşamayı düşünüyorsun?How many more years do you plan to live here?
Tom ailesiyle birlikte Boston'da yaşamak istedi.Tom wanted to live in Boston with his family.
Tom geçen sene büyük annesi ile yaşamak için Boston'a gitti.Tom went to Boston last year to live with his grandmother.
Tom bana çiftliği satmamı ve başka bir yerde yaşamamı önerdi.Tom advised me to sell the farm and live somewhere else.
Burası yaşamak istediğim yer.This is where I want to live.
Boston'da hiç yaşamadım.I've never lived in Boston.
Burada kim yaşamak ister?Who would want to live here?
Zaten yeterince sorun yaşamana sebep oldum.I've caused you enough trouble already.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod