Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun daha iyi bir yaşama ulaşmak için büyük bir isteği vardı.She had a great desire to get a better life.
O, büyükannesiyle yaşamaya gitti.She went to live with her grandmother.
Yaşamak tehlikelidir.Living is dangerous.
O, Amerikan rüyasını yaşamak istedi.She wanted to live the American dream.
Artık orada yaşamamalarına rağmen, Hem Tom'un hem de Mary'nin Boston adresleri var.Both Tom and Mary have Boston addresses, even though they don't live there now.
Onunla birlikte Arkhangelsk'te yaşamasını istedi.She wanted him to live with her in Arkhangelsk.
Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.It is better to die honorably than to live in disgrace.
Tom ve Mary çocuklarının Amerikan rüyasını yaşamasını istiyorlar.Tom and Mary wanted their children to live the American dream.
Ben başkalarının standardına göre yaşamayı gerekli bulmuyorum.I don't find it necessary to live by the standard of another.
Birlikte yaşamak istemiyorlar.They don't want to live together.
Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Önceden annemin ben evlenene kadar yaşamasını umut ederdim.I once hoped that my mother would survive until I got married.
Ben bir çift olarak yaşamak istemiyorum. Bu bir köpeğe sahip olmak gibidir.I don't want to live as a couple. It's like having a dog.
Tom yaşamak için güzel bir yere sahipti.Tom had a nice place to live.
Tom, Mary'yle yaşamak için geldi.Tom came to live with Mary.
Tom hayallerindeki yaşama sahipti.Tom had the life of his dreams.
Tom, Boston'da sade bir hayat yaşamaya devam etti.Tom continued to live a simple life in Boston.
Tom korku içinde yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in fear.
Tom, Mary ile karavanda yaşamak için geldi.Tom came to live with Mary in the trailer.
Şimdi yaşadığın hayatı sonsuza dek yaşamak ister misin?Would you like to live the life you live now for eternity?
Bir dili öğrenmek için en iyi yol onun konuşulduğu bir ülkede yaşamaktır.The best way to learn a language is to live in a country where it's spoken.
Tom yaşamak için bir yer bulmakta herhangi bir sorun yaşamamalı.Tom shouldn't have any trouble finding a place to live.
Tom'un bizi bulmada herhangi bir sorun yaşamayacağından eminim.I'm sure Tom won't have any trouble finding us.
Tom yaptığı ile yaşamak zorunda olacak.Tom is going to have to live with what he did.
Tom acıyla yaşamayı öğrenmek zorunda kalacak.Tom will have to learn to live with the pain.
Tom Boston'da yaşamayı sevecek.Tom is going to love living in Boston.
Tom burada yaşamayı sevecek.Tom is going to love living here.
Kim burada yaşamak istemez ki?Who wouldn't want to live here?
Tom'u yaşama döndürebilirdin.You could've resuscitated Tom.
Yaşamak kolay değildir.Living isn't easy.
Burada yaşamak kolay değil.Living here isn't easy.
Tom Boston'da yaşamak istiyor.Tom wants to live in Boston.
Yaşamak için herhangi bir nedenim olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if I have any reason to live.
Hayatımın yaşamaya değer olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if my life is worth living.
Tom Boston'dan başka herhangi bir yerde hiç yaşamadı.Tom has never lived anywhere but Boston.
Yalnız yaşamaya katlanamam.I can't stand to live alone.
Ölümden sonraki sonsuz yaşama inanır mısın?Do you believe in eternal life after death?
Yaşama maliyetleri hızla arttı.Living costs have increased rapidly.
O yaşamak için ne yapıyor?What does he do for a living?
Yaşamamın bir anlamı var mı?Is there any point in me living?
Sigara olmadan yaşamak; bu benim yeni hedefimdi.Living without cigarettes; this was my new goal.
Sanırım İngilizce öğrenmek için en iyi yol Amerika'da yaşamaktır.I think the best way to learn English is to live in America.
Bir gün Avrupa'da yaşamak istiyorum.I'd like to live in Europe someday.
Bu güzel bir yer ama burada yaşamak istemiyorum.This is a nice place, but i don't want to live here.
Baskıcı rejimler sonsuza dek yaşamaz.Oppressive regimes don't live forever.
Ben Helsinki'de yaşamak istiyorum.I want to live in Helsinki.
Tom, Boston'da yaşamak istemiyordu.Tom didn't want to live in Boston.
Ruslar asla Obama yönetiminin altındaki kadar kötü yaşamadı.The Russians have never lived as bad as under the Obama administration.
Tom'un yaşaması beklenmiyordu.Tom wasn't expected to live.
Yaşamak için başka bir yer bulmam gerekiyorI need to find somewhere else to live.
Ben çocuğun annesi olduğum için o benimle yaşamalı.Since I am the mother of the child, he should live with me.
Biz yaşamak için bir yer bakmaya başlamak zorundayız.We have to start looking for a place to live.
Ben kampüste yaşamayı seviyorum.I love living on campus.
Yaşamak için çalış; çalışmak için yaşama!Work to live; don't live to work!
Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to exploring this country and having many adventures.
Ben hiç uykuya dalmakta zorluk yaşamadım.I've never had trouble falling asleep.
O sorunu daha önce hiç yaşamadım.I've never had that problem.
Burada yaşamak istiyoruz.We want to live here.
Tom kötü bir semtte yaşamaktadır.Tom lives in a bad neighborhood.
Benimle birlikte yaşamak istediğinden emin misin?Are you sure you want to live together with me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod