2001 - Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.I 2001 ble Nederland det første landet til å tillate likekjønnet ekteskap.
Norveç'te yasal temizlik sırasında yargılandı.Har preget norsk rettsliv.
Uruguay, Aralik 2013'te esrarı tamamen yasallaştıran ilk ülke oldu .I 2013 ble Uruguay det første landet i verden som legaliserte marihuana.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Hver kanton har sin egen grunnlov, lovgivende forsamling, regjering og dømmende makt.
Bunu parlamento tarafından çıkarılan çeşitli yasalar takip etti.De må underskrive lover vedtatt av parlamentet.
Dünya Şampiyonası'nda her iki kart oyununun kartları da yasaldır ve kullanılabilir.Det kåres verdensmestere i kulestøt i friidrettens verdensmesterskap både utendørs og innendørs.
Bu tarz bir sözleşme gerçek olsaydı bile yasal bir geçerliliği olmazdı.Et slikt skjøte, selv om det har eksistert, ville ikke ha noe juridisk grunnlag.
Yasal ilişkiler daha çok günün başlangıcı olan 00:00'dan başlar gün sonun 24:00'da biter.Kalenderdøgn er et 24 timer langt tidsintervall med start kl. 00.00 og slutt 24.00.
Bu bildirinin yasal temelleri, 1931 yılında kabul edilen Westminster Yasası'yla sağlandı.Dette ble videre formalisert i Westminster-statutten av 1931.
27 Mart'ta BM Güvenlik Konseyi, Kırım referandumunun yasal olmadığını belirten bir karar çıkarmıştır.27. mars vedtok FNs hovedforsamling en resolusjon som fordømte folkeavstemningen på Krim.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.De grunnleggende, fysiske lover vil se ut på nøyaktig samme måte i alle referansesystemer.
Ocak 1992'de Suriye hükümeti, Sovyetler Birliği'nin yasal halefi olarak Rusya'yı tanıdı.16. januar 1992 anerkjente Mali Den russiske føderasjon som en etterfølger til Sovjetunionen.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.For muslimske kvinner er det ikke akseptert av alle å gifte seg med en ikke-muslim.
Fakat bu plan Norveç yasalarına takıldı.Dette er også slik regulert i norsk lov.
Başsavcı yasaların en yüce koruyucusudur.Riksadvokaten er øverste leder av påtalemyndigheten.
Kök birası, yasak döneminde yasal bir içecek olarak bir pazar buldu.Ølbrygging til jul ble i middelalderen påbudt ved lov.
1935 - İzlanda, kürtajı yasallaştıran ilk ülke oldu.1935 - Islandia menjadi negara pertama yang melegalkan aborsi.
Bazen çocuk veya yasal ebeveyn baba ile sosyal bağları bitirmek ister.Terkadang si anak atau si ibu ingin memutuskan ikatan sosial dengan si ayah.
Rusya yasalarına göre, bankanın kârının yarısı hükümetin federal bütçesine aktarılmalıdır.Menurut hukum Rusia, setengah dari keuntungan Bank Sentral harus disalurkan ke anggaran federal.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Proses ini mematuhi hukum mekanika lubang hitam.
Yaygın kullanım eksikliği nedeniyle yasal statüsü belirsizdir.Karena kurangnya penggunaan secara luas status hukumnya tidak jelas.
Onlar artık yasaları kendileri uygulayacaklardır.Merekalah yang mendatangkan hukuman atas diri mereka sendiri.
Ocak 1992'de Suriye hükümeti, Sovyetler Birliği'nin yasal halefi olarak Rusya'yı tanıdı.Pada Januari 1992, pemerintah Suriah mengakui Federasi Suriah sebagai penerus sah dari Uni Soviet.
Toplumu geliştirmek için, her şeyden önce, toplum yaşamındaki yasaları anlamak gerekir.Untuk memperbaiki masyarakat, pertama mereka perlu memahami hukum yang menjadi acuan hidup masyarakat.
BfV'nin adli kontrolü altında ve tüm etkinliklerine ayrıca yasal mahkemelerde itiraz edilebilir.BfV juga beada di bawah kontrol peradilan dan semua kegiatannya dapat ditantang secara hukum di pengadilan.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.Tapi pengamatan dan pengukuran mereka tampaknya dilakukan untuk tujuan selain untuk hukum ilmiah.
Yine III. Leo'nun Ecloga'sı Slav dünyasında yasal kuruluşların örgütlenmesini etkilemiştir.Sementara itu, Ecloga Kaisar Leo III memengaruhi pembentukan institusi hukum di dunia Slavia.
Diğer eponim listeleri için eponim ve eponimsel yasalar listesi maddesine bakınız.Untuk daftar eponim lainnya, lihat pula Daftar eponim.
Bazı batı askeri kuvvetleri cinsel azınlık üyelerini askerlik hizmetinden alıkoyan bazı yasalar çıkarttılar.Mayoritas kesatuan militer Barat telah menghapus kebijakan yang mengucilkan anggota minoritas seksual.
Mukadderat İlahi İrade Yasaları’nın değişmeyen gereklerinden ibarettir.Keindahan Hukum-hukum TUHAN yang tidak berubah.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.Status hukum dan hak budak di Romawi juga mulai berubah.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Hukum dan aturan legal yang lain di Ukraina harus sesuai dengan konstitusi ini.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Konstitusi itu juga menentukan tanggung jawab federal untuk pertahanan, perdagangan, dan masalah hukum.
13 devlette ise eşcinsellik yasaldır ya da bu konuyla ilgili yasa yoktur.Di 13 negara, homoseksual legal atau tidak ada hukum yang menyinggungnya.
Bu defa yeni yasalar bulmak gerekir.Kali ini peraturannya diganti.
Bu yasaların çoğu rahatsız edici bilim tanımına düşmüşlerdir.Banyak dari hukum itu jatuh dalam bidang sains yang tak enak.
Psikotrop maddeler insanlar tarafından yasal ve yasadışı farklı nedenler için kullanılmaktadır.Keadaan psikotik dapat terjadi setelah menggunakan berbagai zat legal dan ilegal.
Komünist Parti 1990 yılına kadar Özbekistan SSC'nin tek yasal partisi oldu.Partai Komunisnya adalah satu-satunya partai yang legal di RSS Uzbekistan sampai tahun 1990.
Benzer yasalar 1986 yılında Avustralya ve Yeni Zelanda için de kabul edildi.Tindakan serupa juga dilakukan oleh Australia dan Selandia Baru pada tahun 1986.
Nisan 2010'da Portekiz Anayasa Mahkemesi yasanın yasal olarak geçerli olduğunu beyan etti.Rancangan tersebut dinyatakan sah secara hukum oleh Mahkamah Konstitusi Portugal pada April 2010.
Protestan ve Katolikler daha önceki gibi tekrar eşit haklara sahip olacaktı ve Kalvinizm yasal olarak tanındı.Umat Protestan dan Katolik dinyatakan setara di hadapan hukum dan Calvinisme diberikan pengakuan resmi.
Avustralasya Yasal Bilgi Enstitüsü.Lembaga Informasi Hukum Australasia.
Norveç, eşcinsel evliliği yasallaştıran altıncı ülkedir.Norwegia menjadi negara Skandinavia pertama dan negara keenam yang mengesahkan perkawinan sejenis.
Bu bildirinin yasal temelleri, 1931 yılında kabul edilen Westminster Yasası'yla sağlandı.Deklarasi ini disahkan secara hukum dalam Undang-Undang Westminster 1931.
Fuhuşun yasal statüsü ülkeden ülkeye değişir.Penegakan hukuman hudud telah bervariasi dari negara ke negara.
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.Karena itulah, ia dapat mempersiapkan pembuatan hukum, namun sedikit yang diciptakan.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Meskipun begitu, peran kaisar dalam gereja tidak pernah berkembang menjadi sistem tetap yang legal.
İmparatorluk yasaları altında, decemviri takımı büyük davalarda yargılama hakkına sahipti.Di bawah hukum kekaisaran, desemvirat memiliki yuridiksi dalam kasus-kasus kapital.
İki büro yasallığı ve uygun operasyonlarda Direktör önerisi bulunur.Dua jabatan ini memberi saran operasi hukum dan administrasi kepada Direktur.
Devridaim makineleri termodinamiğin birinci ve ikinci yasalarına aykırıdır.Jenis mesin tidak mungkin, karena akan melanggar hukum pertama atau kedua termodinamika.
Kepler yasaları, Aristocu ve Batlamyusçu astronomi ve fiziğe meydan okumuştur.Hukum Kepler mempertanyakan kebenaran astronomi dan fisika warisan zaman Aristoteles dan Ptolemaeus.
Suudi yasalarına göre bu suçtur.Frasa ini dalam syariat Islam hukumnya adalah wajib.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Masing-masing kanton mempunyai konstitusi, dewan legislatif, pemerintahan dan pengadilannya sendiri.
Başsavcı yasaların en yüce koruyucusudur.Advokat utama adalah pejabat hukum senior.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.Majelis Nasional membuat undang-undang federal.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.Pernikahan sesama jenis di Islandia telah dilegalkan di Islandia semenjak tanggal 27 Juni 2010.
Düşünürün kastettiği, doğal yasaların da DNA bünyesinde saklanan bilgiyi üretemeyeceğiydi.Implikasi paralelnya adalah bahwa hukum-hukum alam tidak dapat memproduksi kandungan informasi dalam DNA.
En azından yasal olarak."Kita kan negara hukum”.
Fuhuş, hem Hong Kong hem de Makao'da yasaldır.Pemerintah tidak memiliki otoritas yurisdiksi di Hong Kong dan Makau.
Türkiye'nin anayasası, ülkenin yasal sistemini ortaya koyar.Konstitusi Turki mengatur kerangka hukum negara.