Yasal olarak yalnızca sağlık profesyonelleri tarafından ve üniversite araştırmaları amacıyla kullanılabilir.Ez azt jelenti, hogy jogszerűen csak egyetemi kutatási célokra, illetve a szakgyógyellátásban használható.
Şehrin yasaları revize edildi.A város építését törvények szabályozták.
Kirchhoff II” yasalarını yayınladı.Kirchhoff II. törvénye.
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.Azokat a gázokat, melyek ezen törvények szerint viselkednek, tökéletes (ideális) gázoknak hívják.
İdeal bir gaz yoktur ancak bazı gazlar, bu yasalara daha çok uyabilir.Ténylegesen tökéletes gázok nem léteznek, a valóságos gázok csak többé-kevésbé követik a gáztörvényeket.
Bu anayasayla savunma, ticaret ve yasal konularda federal sorumluluk da düzenlenmişti.Szövetségi hatáskörbe utalták a honvédelem, a kereskedelem és a jogi szabályozás kérdéseit.
1815'te yapılan yasal bir düzenleme ile Brezilya Portekiz'le eşit bir statüye kavuşturuldu.1815-ben Brazília a Portugál Birodalom teljes jogú, Portugáliával azonos jogállású tagja lett.
2001 - Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.2001 – Hollandia a világon elsőként engedélyezi az azonos neműek házasságát.
Porto Riko'daki başkıca 3 siyasi partiden biridir ve ikinci en eski yasal partidir.Puerto Rico három fő pártjának egyike, és a második legrégebbi a bejegyzett pártok közül.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Minden kantonnak saját alkotmánya, törvényhozása, kormánya és bíróságai voltak.
1858 - Osmanlı İmparatorluğu sodomi yasalarını kaldırdı.1858 – Az Oszmán Birodalom eltörli a homoszexualitás büntethetőségét.
Her birinin kendi yasal konumları ve yasaya bağlı hakları vardır.Mindegyiknek megvannak a saját törvényei, és a saját félelmei.
Böylelikle yasal statülerini de değiştirmiş oluyorlardı.Ugyanekkor a bíróságokat is átszervezték.
Bu bildirinin yasal temelleri, 1931 yılında kabul edilen Westminster Yasası'yla sağlandı.Ezt a viszonyt a westminsteri statútum hivatalosan is elismerte 1931-ben.
En azından yasal olarak."Ez szakmailag tilos.”
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Más megfogalmazással a természettörvények valamennyi inerciarendszerben azonosak.
Kepler, gezegen hareketlerinin matematiksel yasalarını formüle etmeyi başardı.Keplernek végül sikerült matematikai képletekkel kifejezni a bolygók mozgását.
Bu giyim tarzı, çeşitli ülkelerde farklı yasal ve kültürel statüye sahiptir.Egyes államokban azonban ez az archaikus állapot és jogszolgáltatás különböző variációkban ma is fennáll.
Lübnan yasaları İsrail ile ilgili içeriğin Lübnan kanallarında yayımlanmasını yasaklıyordu.A libanoni szabályok tiltják az izraeli tartalmak televízióban történő sugárzását.
Toplumu geliştirmek için, her şeyden önce, toplum yaşamındaki yasaları anlamak gerekir.Azért, hogy a társadalmat jobbá tudjuk tenni, ezeket a törvényeket meg kell értenünk.
Bazı ülkelerde ötanazi yasal olmasa da, ötanazi faili cezaya çarptırılmaz.Bár hazánkban maga a béranyaság nem büntetőjogi kategória, maga a műtét törvényesen nem végezhető el.
O benim yasal eşim.Ő a feleséged.
Bu uygulama, yasal olabilir ya da olmayabilir.Ez az állítás vagy igaz lesz vagy sem.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.A korlátok is egyszerűen meghatározhatók.
1834 yılında Heinrich Lenz, Lenz Yasaları’nı açıklamıştır.A törvényt Heinrich Lenz 1834-ben ismerte fel.
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.A részleges siker ellenére a tavakat továbbra is veszélyesnek tartják.
Aslında şunu söylemeliyim ki, eğer bunu yapmayı kabul etmezseniz, yasal işlemleri başlatmak zorunda kalacağız.Ha nem teszi ezt meg, akkor alá kell írnia és ki kell hirdetnie a törvényt.
Sosyolojik, politik ve yasal araştırma Enstitüsü 1965'te kuruldu.Szociológia, filozófia és politológia szakon végzett 1995-ben.
1920 yılından beri çıkan yasalar, tutanaklar vs. saklanmaktadır.Az 1920-as évek elejétől körjegyzőség, hozzátartozott Szamoskér.
İlk döneminde Napolyon modeline dayanılarak sivil yasalar çıkardı.Polgári Törvénykönyve (Code Napoléon) hosszú távon alapozta meg a polgári jogrendet.
Uyuşturucu yasaları çok kesin bir yaptırımı öngermektedir.Az orvosi vények alaki kellékeit jogszabályok határozzák meg.
İşte bu yasal durum, Tatil-i Eşgal Kanun-u Muvakkati’dir.A szokás, ami a hamisat konzerválja.
1980'lerin sonlarında Solidarność'un yasal hale gelmesinden sonra Kaczyński Lech Wałęsa'nın danışmanı oldu.1980-ban, a gdański hajógyári sztrájkok idején Lech Wałęsa egyik közeli tanácsadója volt.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.A középkor óta lappangó tendenciák kerültek újra felszínre.
Öte yandan İsrail'in yasallığı da ilk defa bir Arap ülkesi tarafından tanınmış oluyordu.Ez volt az első eset, hogy Izrael létét egy arab ország államfője elismerte.
Başsavcı yasaların en yüce koruyucusudur.Az Alkotmánybíróság az Alaptörvény védelmének legfőbb szerve.
Newton yasalarının geçerli olduğu bir referans sisteminde böyle bir kuvvet yoktur.Newton törvényei csak ebben a vonatkoztatási rendszerben alkalmazhatóak.
Almanya'da fahişelik yasaldır.Németországban legális a prostitúció.
Almanya'da fahişelik yasaldır.A prostitúció legális Németországban.
Bilimsel yöntemde karşılaşılan zor bir soru şudur: Gözlemlerden yasalara nasıl geçiş yapılır?Eräs vaikea tieteellistä menetelmää koskeva ongelma on: kuinka havainnoista edetään lakeihin?
Kongre bu ek maddeyi geçerli yasalarla yürürlüğe sokmada yetkilidir.”2. Kongressilla on valta saattaa tämä artikla voimaan asianmukaisella lainsäädännöllä.»
O yıllarda Güney'de Jim Crow Yasaları hüküm sürüyordu.Vuonna 1914 jokaisessa etelävaltiossa oli Jim Crow -lakeja.
1935 - İzlanda, kürtajı yasallaştıran ilk ülke oldu.1935 – Islanti laillisti maailman ensimmäisenä valtiona abortin.
Bu kurulda, magistralar seçiliyor ve yasalar yürürlüğe konuyordu.Sinä olit tuomari, minä olen pyöveli ja lakimme täyttyköön.
En son Almanya, 30 Haziran 2017 tarihinde eşcinsel evlilikleri yasallaşırmıştır.Saksan liittopäivät hyväksyi sukupuolineutraalin avioliittolain 30. kesäkuuta 2017.
2015 - Amerika'da eşcinsel evlilik mahkeme kararıyla yasal kabul edildi.2015 – Yhdysvaltain korkein oikeus asetti tasa-arvoisen avioliiton lailliseksi kaikissa 50 osavaltiossa.
Seçim yasaları Aralık 1905'te onaylanarak yasalaşır.Joulukuussa 1905 julkaistiin vaalilaki.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Korjattuaan sukupuolensa hän vaihtoi nimensä virallisesti Lili Elvenesiksi ja lopetti maalaamisen kokonaan.
Porto Riko'daki başkıca 3 siyasi partiden biridir ve ikinci en eski yasal partidir.Se on yksi kolmesta Puerto Ricon tärkeimmästä puolueista ja toiseksi vanhin rekisteröity puolue.
"Gelişmekte olan ülkelerin ilaç yasaları yeterli midir?".Pitäisikö rahoitusmarkkinoita säännellä tiukemmin?”
Komünist Parti 1990 yılına kadar Özbekistan SSC'nin tek yasal partisi oldu.PAICV oli vuoteen 1990 saakka Kap Verden ainoa sallittu puolue.
Bu sorun Atina'da MÖ 594 yılında yasalar hazırlayan Solon tarafından çözüldü.Ateenan bule esitetään perustetuksi Solonin aikana arkaaisella kaudella vuonna 594 eaa.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Jokaisella kantonilla on oma perustuslakinsa, oma parlamenttinsa, hallintonsa ja oikeusistuimensa.
Yasalar uyarınca köle insan olarak değil mal olarak sayılıyordu."Mieluummin kuolema kuin orjuus!
Vincenzo ise sonradan Galileo'nun yasal varisi haline getirilmiş ve Sestilia Bocchineri ile evlenmiştir.Vincenzio, jonka isyyden Galilei myöhemmin tunnusti, meni naimisiin Sestilia Bocchinerin kanssa.
Anıt mezarlık günümüzde Polonya yasalarınca tarafından korunmaktadır.Laji on nykyään suojeltu Brasilian lainsäädännöllä.
Ana madde: Kaşrut Yahudilikte beslenme yasalarına Kaşrut kuralları denir.Pääartikkeli: Košer Juutalaisia ruokaan liittyviä säädöksiä kutsutaan yhteisnimellä kašrut.
Statik dengedeki bir cisim, Newton'un birinci ve ikinci hareket yasalarıyla incelenebilir.Inertiaalikoordinaatisto on koordinaatisto, jossa Newtonin ensimmäinen ja toinen laki pätevät.
Her birinin kendi yasal konumları ve yasaya bağlı hakları vardır.Kullakin näistä oli omat velvollisuutensa ja auktoriteettisääntönsä.
Bu iki çalıştırma yasaları sonucunda toplam 600.000 işçi Almanya'ya gitti.Lopettaminen johti tehtaalla 670 henkilön irtisanomisiin.