Polonyalı göçmenlerin çoğu tarafından yasal kabul ediliyordu.Uznawana za legalną przez większą część emigracji polskiej.
2003 yılı sonunda nüfusun % 4,2’sini yasal göçmenler oluşturmaktaydı.Mot slutet av 2003 stod lagliga invandrare för 4,2 procent av befolkningen.
2009'da Norveç ve İzlanda'da benzeri yasalar çıkartıldı.Under 2009 införde både Island och Norge liknande lagstiftningar som den svenska.
En son Almanya, 30 Haziran 2017 tarihinde eşcinsel evlilikleri yasallaşırmıştır.Tyskland legaliserade samkönade äktenskap den 30 juni 2017.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Bland annat legaliserade de arrendesystemet som hade börjat bildas under Tokugawa-perioden.
Başlıca yasalar arasında Anayasa (1976), Medeni Kanun (1966) ve Ceza Kanunu (1982) sayılabilir.De viktigaste lagarna är konstitutionen från 1976, civilrätten (från 1966) samt strafflagen (från 1982).
Erowid yasal ve yasa dışı maddeleri, hedeflenen ve yan etkilerini de dahil ederek belgeler.Erowid dokumenterar legala och illegala substanser, med avsedda och möjliga bieffekter.
Yasalara göre bu fıçılar sadece bir kez kullanılabiliyor.Tipparna använder man sedan bara en gång.
Ayrıca, fizik yasaları elektriğin elektrik şebekesi üzerinden nasıl aktığını tespit eder.Dessutom bestämmer fysikens lagar hur elektriciteten rör sig i ett elektriskt nätverk.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.En robot måste skydda sin egen existens, såvida detta inte kommer i konflikt med första eller andra lagen.
Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı.Giftermålet blev inte giltigt enligt belgisk lag.
Kosova Bağımsızlık Bildirgesi'nin yasallığı tartışma konusu olmuştur.FN:s säkerhetsråd är delat i frågan om Kosovos självständighet.
Newton'ın hareket yasaları tutmak gerekiyordu.Se Newtons rörelselagar.
Vali Martin O'Malley'nin teklifi imzalayıp yasalaştırması ise 2 Mayıs 2013'te mümkün olmuştur.Den förre Maryland-guvernören Martin O'Malley anmälde sin kandidatur 30 maj.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Medeltidens häxjakt åter i fokus.
Fransa'da eşcinsel evliliklerin yasallaşmasını desteklemiştir.Hon stöder också samkönade äktenskap i Frankrike.
Adanın yasal sahibi.Ön är privatägd..
Birtakım yasal işlemin ardından grup, adını The Jacksons olarak değiştirdi.Gruppen bytte då namn till The Jacksons.
Schengen antlaşmaları da AB yasalarına dahil edilmiştir.Detta innefattar även bestämmelser som rör Schengenregelverket.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Varje kanton har sina egna grundlagar, lagstiftande organ, regering och domstolar.
Yasalarda ensest bir sözcük olarak spesifik olarak hiç belirtilmemiştir.De har alltså i strikt bemärkelse inte begått något brott.
Ayrıca her ajansın kendine özgü yasal kişiliği mevcuttur.Var och en av dem utgjorde fortfarande en egen juridisk person.
Yasal ilişkiler daha çok günün başlangıcı olan 00:00'dan başlar gün sonun 24:00'da biter.Juridiska avtal löper ofta från startdatumet klockan 00:00 till slutdatumet klockan 24:00.
Bu bildirinin yasal temelleri, 1931 yılında kabul edilen Westminster Yasası'yla sağlandı.Deklarationen följdes upp genom Westminsterstatuten 1931.
Norveç, eşcinsel evliliği yasallaştıran altıncı ülkedir.Sverige med Lag Norberg blir sjätte lag.
Eşcinsel evliliğin mutlaka yasal hale gelmesini savunan az sayıda sağcı isimlerdendir.Det är viktigt för bedrägerioffer, även barn, att bestrida på ett juridiskt riktigt sätt.
Ana madde: Kaşrut Yahudilikte beslenme yasalarına Kaşrut kuralları denir.Hästkött är otillåten föda enligt judendomen.
Eşcinsellik, 1951'de Ürdün Ceza Kanunu'nun reform edilmesi sonucu ile yasallaştırılmıştı.Strafflagen blev formellt ändrad 1951 för att överensstämma med avskaffandet av dödsstraffet.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.De grundläggande fysiska lagarna kom att få samma utseende i alla referenssystem.
Gaz yasalarıArbetsrätt
Fuhuş, hem Hong Kong hem de Makao'da yasaldır.Lagen ska inte tillämpas i Hongkong eller Macau.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Han fick ingen legitim avkomma.
Her iki hükümet referandum gerektiğini kabul etti İskoç Parlamentosu tarafından yasalaştı ^Detta trots att båda regeringspartierna hade röstat för ett Riksdagsbeslut om att landet ska erkännas.
Antlaşmanın ülkelerce yasal bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Lojalitetsplikten har således inte i sig någon rättslig efterverkan.
1932-1933 yılları arasında Pomeranya Stettin'de, bir avukat ve SA için yasal sekreteri olarak çalıştı.Mellan dessa två perioder (1937–1939) arbetade hon som advokat och domarfullmäktig i Skjern.
Genel olarak kurgusal olmayan ürünler yasal belgeler ve kayıtlarda, çok az insanın ilgisine sunulmuştur.Kvinnors sexualitet är oftast inte tillräckligt representerade i texter och dokumentation.
Sonraki yıllarda öbür eyaletlerde de benzeri yasalar kabul edilmiştir.Därmed skulle liknande lagar i flera andra delstater upphävas.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Sålunda hade Titanic fler livbåtar än vad som lagligen krävdes.
Doğalcılığa göre doğanın, nesnel yasalar uyarınca işleyen bir düzeni vardır.Vid beskrivning av naturlagar och vid konstaterade förhållanden.
Aslında şunu söylemeliyim ki, eğer bunu yapmayı kabul etmezseniz, yasal işlemleri başlatmak zorunda kalacağız.Han hävdade vidare att om detta inte respekterades, skulle han vara tvungen att vidta rättsliga åtgärder.
Erişim: 28 Ocak 2013. ^ Newton'un hareket yasaları Gökhan Atmaca.1939 (28 december): KPS dagstidning Freiheit förbjuds.
Erusin, çiftin birbirne karşı olan statüsünü, nissuin ise statü değişikliğindeki yasal yaptırımları belirler.Dessa passar alternerar mellan lagen, oavsett vem som lade det senaste målet.
Buna ilaveten bölgede İngilizce tek resmî dil olarak kabul edilmiş ve İngiliz yasaları yürürlüğe koyulmuştur.Inom dessa delar är följaktligen det officiella språket (brittisk) engelska, och brittisk lag gäller.
1935 - İzlanda, kürtajı yasallaştıran ilk ülke oldu.28 januari – Island blir det första landet att legalisera abort på medicinska grunder.
1967 - ABD'de ırklar arası evliliği yasaklayan yasalar tamamen lağvedildi.Han förespråkade i sin tur att förbudet mot giftermål mellan raserna skulle gälla i hela USA.
O ayrıca Elektromanyetizm yasalarını Genel görelilik kuramı ile birlikte düşünen ilk kişilerden biriydi.Han var en av de första som skrev om folkrätt.
Ama bazı tür sözleşmelerin belirli biçimde yapılması yasalarda öngörülmüştür.Undantag från dessa regler finns dock under vissa omständigheter.
1" (N.W.A'ye atıf) olarak belirlendi, ancak yasal nedenlerden dolayı "The Documentary" olarak değiştirildi.1» (скорочено N.W.A vol.1), але згодом її було змінено на «The Documentary» через юридичні питання.
Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir.Тому всі громадяни мають право брати участь у створенні законів особисто або через своїх представників.
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Країни погодились створити правову базу для полегшення ділових зв'язків.
Yasal olarak Kızılderili olarak kabul edilen herkes için 1876’dan beri Yerli Yasası yürürlüktedir.Статус індіанця юридично визначений Індіанським актом від 1876 року.
Resmi internet portalı yasal bilgi.Офіційний інтернет-портал правової інформації.
İtalyan savcılar Senna'nın ölümü ile ilişkili olarak altı kişi hakkında yasal işlem başlattı.Згодом італійські прокурори порушили судову справу проти шести осіб за фактом причетності до загибелі Сенни.
Üssün yasal statüsü, Rusya ve Suriye tarafından Ağustos 2015'te imzalanan bir anlaşma ile düzenlenmiştir.Правовий статус бази регулюється угодою між Росією та Сирією, підписаною у серпні 2015 року.
Koordinatlar kötü seçilirse, hareket yasaları gereğinden fazla karmaşık olabilir.Якщо обрано якусь систему координат, закони руху в ній можуть бути більш складними, ніж це необхідно.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Теорія стверджує, що всі фізичні закони мають однакове формулювання у всіх інерційних системах відліку.
Devlet yasalarına göre her Güney Koreli erkek 21 ay askerlik yapmak zorunda.Як передбачено законом, кожен чоловік Південної Кореї повинен провести обов'язкову дворічну військову службу.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Законних дітей у нього не було.
18 yaşına geldiğinde, yasal olarak adını “Branislav Nušić” olarak değiştirmiştir.Після досягнення 18 років офіційно змінив ім'я на Бронислав Нушич.
Afrika Ulusal Konseyi (ANC) paso yasalarına karşı bir kampanya başlatma kararı almıştı.Африканський національний конгрес (АНК) ухвалив рішення почати кампанію протесту проти ухвалення законів.