5 Haziran 1990 TRUUG yasal bir dernek olarak kuruldu.15 сентября 1986 она перестает быть законным платежным средством.
Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.Во-вторых, еще не существовало законодательной базы, регулирующей отношения в банковской сфере.
Konusu yasalara ya da ahlaka aykırı sözleşmeler yapılamaz.Умение регулировать конфликты ненасильственным путём.
Adanın yasal sahibi.Остров является частным владением.
Nefret yasaları 1990'larda cinsel suçları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.Результаты, полученные этим методом, подтвердились сексуальными преступлениями в будущем.
Mevcut yasalara uyan özgür insanlar keyfi olarak cezalandırılmayacaktır.Заступничество присутствующих не может смягчить наказание.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Прежде она была представлена средневековыми практиками покаяния.
Halkaları oluşturan küçük parçacıkların her biri, Kepler yasalarına uygun olarak kendi yörüngesini izler.Все частицы туманности движутся уже по законам Кеплера.
1 – Amerika Birleşik Devletleri'nden Delaware ve Hawaii'de sivil birliktelik yasaları uygulamaya kondu.США США, 1 января: Вступил в силу закон о гражданских партнёрствах в штатах Делавэр и Гавайи.
Yasalara göre bu fıçılar sadece bir kez kullanılabiliyor.Как правило, большинство таких баннеров используется только один раз.
Genellikle gaz yasalarıyla ilgili çalışmalarıyla anılır.Соответственно, они подчиняются всем газовым законам.
Araştırmaları sonucu belleğin çözülme yasalarını ortaya koymuştur.Вычислительные исследования породили понимание закона.
Psikotrop maddeler insanlar tarafından yasal ve yasadışı farklı nedenler için kullanılmaktadır.Спонсорство — это конкретная помощь юридических и физических лиц на определенных условиях.
İhale, Edirne Belediyesince, ilgili yasalara uygun şekilde gerçekleştirilir.Убедитесь, что ваши практики приёма соответствуют законам.
888 yılında yazılan bir tekstte, imparator, Fotios'u yasal piskopos olarak betimler.В одном из писем, датированном 800 годом, Рихбод ещё называл себя епископом.
Yasalar sözlü iken, uygulamalar kişisel ve subjektif olmaktaydı.Бытие объективно, а не субъективно и индивидуально.
Rusya yasalarına göre, bankanın kârının yarısı hükümetin federal bütçesine aktarılmalıdır.وفقاً للقانون الروسي، فلابد من نقل نصف أرباح البنك إلى الميزانية الفيدرالية للحكومة.
Örneğin, bir yerde yasal olan bazı siyasi finansman uygulamaları başka bir yerde yasa dışı olabilir.على سبيل المثال، قد تكون بعض ممارسات التمويل السياسي القانونية في مكان ما غير قانونية في مكان آخر.
Danimarka'da eşcinsel evlilik 15 Haziran 2012 tarihinde yasal oldu.أصبح زواج المثليين قانونياً في الدنمارك بتاريخ 15 يونيو عام 2012.
4shared servisi, yalnızca yasal olan verileri saklamak için hesaplar sunar.توفر خدمة 4shared حسابات لكي يتم تخزين البيانات بصورة قانونية فقط.
Buna rağmen Yahudilerin yasal konumu muğlak olarak devam etmiştir.لكن الأحوال القانونية لليهود استمرت في التدهور .
Yasal olarak yalnızca sağlık profesyonelleri tarafından ve üniversite araştırmaları amacıyla kullanılabilir.ولا يمكن استخدامه إلا قانونيًا من قِبَل المهنيين الصحيين لأغراض البحث الجامعي أو بوصف الطبيب.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.بعد التحول بنجاح في عام 1930، غيرت اسمها القانوني إلى ليلي إلسي إلفينس وتوقفت عن الرسم.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.ولكن الملاحظات والقياسات كانت على ما يبدو لأغراض أخرى غير القوانين العلمية.
Yeni genetik testler ortaya çıktıkça, çeşitli etik, yasal ve sosyal sorunlar ortaya çıkacaktır.ومع تطور الاختبارات الجينية بدأت العديد من المشكلات الأخلاقية، القانونية والاجتماعية بالظهور.
Bu tür vakalarda ebeveyn hakkında yapılan yasal işlemler farklılık gösterebilmektedir.ويمكن أن تختلف الملاحقة القانونية للوالدين في هذه الحالات اختلافاً كبيرا.
Bunu parlamento tarafından çıkarılan çeşitli yasalar takip etti.وتبع ذلك عدة قوانين للبرلمان.
Striptiz kulüplerine giren bütün kişilerin yasal olarak en az 18 yaşında olması gerekmektedir.هذا بالإضافة إلى أنه يتوجب على كل الأشخاص الذين يدخلون نوادي التعري أن يكونوا فوق سن الثامنة عشر على الأقل.
Yasal olarak ölü olan Edward'ın iş imkânlarını kısıtlanmıştır ve o kapıdan kapıya dolaşan bir satıcı olur.تم تحديد امكانيات ادوراد للعمل قانونيا واصبح بائع يتجول من باب إلى باب.
Afrika Ulusal Konseyi (ANC) paso yasalarına karşı bir kampanya başlatma kararı almıştı.هيأ المؤتمر الوطني الأفريقي (ANC) للمباشرة في حملة احتجاج على قوانين الاجتياز.
Newton'ın hareket yasaları tutmak gerekiyordu.قوانين نيوتن للحركة .
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.وعلى الرغم من وضع القوانين إلا أنهم يرون أنها تشكل خطراً على بعض السيارات.
Şu anki şekline 1934'te kavuşmuştur ve 1954'te yasal olarak Avustralya bayrağı olarak tanınmıştır.المواصفات الحالية للعلم نشرت عام 1934، واعتبر العلم في عام 1954 قانونياً العلم الوطني لأستراليا.
Nisan 2010'da Portekiz Anayasa Mahkemesi yasanın yasal olarak geçerli olduğunu beyan etti.وأعلنت المحكمة الدستورية البرتغالية قانونيته في شهر نيسان/أبريل من عام 2010.
Nisan 1906’da Çarlık hükümeti yayınladığı temel yasalarla yeni siyasi düzenin sınırlarını belirler.في نيسان/أبريل 1906 أصدرت الحكومة القوانين الأساسية، ووضعت حدود لهذا النظام السياسي الجديد.
Parti 1 Mart 2011'de yasal statüsünü kazanmıştır.تحصل الحزب على التأشيرة القانونية في 3 مارس 2011.
Kepler, gezegen hareketlerinin matematiksel yasalarını formüle etmeyi başardı.وضع كيبلر القوانين الرياضية للحركات الكوكبية.
Türkiye'nin anayasası, ülkenin yasal sistemini ortaya koyar.دستور تركيا يحكم الاطار القانوني للبلد.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.ويعد التعليم على هذا المستوى الطلاب للمهن القانونية، والتي تتطلب من الطلاب حفظ قوانين روما.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.يجب على الآلي المحافظة على بقائه طالما لا يتعارض ذلك مع القانونين الأول والثاني.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.لذلك فإن الشركة الصانعة فعلياً زودت السفينة بما هو أكثر من المنصوص عليه قانونياً.
Yasal olarak, mutlak çoğunluk için -boş koltuklar olsa bile- 133 sandalye gerekmektedir.للفوز بأغلبية بسيطة، سيتعين على الحزب أن يأخذ 137 مقعدًا.
Yahudi yasalarınca evlenebilirler.أنه يجوز لليهودي أن يتزوج من قرائية.
Kararlarının yasal bir bağlılığı yok" diye belirtmiştir.ليست هناك قضايا قانونية وراء القرار".
İçerik filtrelemenin ilk yasal dayanağı, Bakanlar Kurulu'nun 12 Şubat 2001 tarihli kararnamesidir.الأساس القانوني لتصفية المحتوى هو القرار الصادر عن مجلس الوزراء بتاريخ 12 فبراير 2001.
En son İrlanda'da da eşcinsel evlilik yasallaştırılmıştır.غير أن زواج المثليين غير قانوني بعد في أيرلندا الشمالية.
Bu konu üzerine çıkarılan yasaların pek çoğu Solon ve Drakon tarafından çıkarılmıştır.على الرغم من ذلك، تجلت أهمية الأعمال التي قام بها عندما قام سولون بإلغاء معظم القوانين التي شرعها دراكو.
Orhan Bey Osmanlı Beyliği'ni yeni yasalar ve düzenlemeler sayesinde devlet yapmıştır.جعل أورخان غازي من إمارة العُثمانيين دولةً فعليَّة بِفضل القوانين الجديدة والتنظيمات التي سنَّها.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.بدأت الحالة القانونية وحقوق العبيد بالتغير أيضاً.
Bilgilenme özgürlüğü yasaları, sadece hükûmetin yürütme işlevleri açısından geçerlidir.وبالتالي فإن حرية الصحافة هي تحت سيطرة السلطة التنفيذية.
Müslüman Kardeşler, hükümetin El-Ezher üzerindeki yasal otoritesini sorguya çekti.كما شكك الإخوان المسلمين في السلطة القانونية للحكومة على الأزهر.
Cuma namazına katılmak bölgede yasal olarak ikamet eden tüm hür yetişkin erkekler için kesin zorunluluktur.إن حضور الجمعة فرضٌ علی جمیع الذکور البالغین الذین یعیشون قانونیاً في المنطقة المقام فيها الصلاة.
Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır.وبعد ذلك جعل من هذا الاسم إسمًا شرعيًا له.
En azından yasal olarak."خارج القوانين".
Kölelik veya ticaret kurbanları için yeni yasal savunma oluşturulması.كما يحظر القانون الاتجار بالبشر لأغراض تجارة الرقيق أو الدعارة.
Ayrıca 17 Kasım 2013 tarihinde yasal olarak kurulan İnsan ve İrfan Vakfının kurucusu olmuştur.بالاضافة الي انه في عام 2013 ف 17 نوفمبر اصبحت مؤسسة الانسانية والعرفان بشكل قانوني .
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.أمَّا الإجماع العام فهو مرفوض، لأنه لا يوفر أيضاً ضمانة شرعيَّة.
Yasal olarak 349 üyeli İsveç meclisi (riksdag) İsveç'in siyasi olarak oldukça önemli bir birimidir.الريكسداج (البرلمان السويدي) بأعضائه الـ 349 هو هيئة الدولة التشريعية، وهو يختار رئيس الوزراء.
Kendi yasalarını ve yaşam biçimlerini koruyan "milletler" olarak varlıklarını sürdürebildiler.فقد استطاعوا الإستمرار بالنظام الدولى الذى يحمى القوانين الخاصة بهم ونواحى حياتهم المختلفة .
İdeal kral, yasalar çıkarmak yerine âhenge teşvîk eder.مع منح الملك حق نقض القوانين.