İran'da lezbiyen davranışları yasaklayan yasa hala yürürlükte bulunmaktadır.Bevisene for at Óengus førte krig i Irland er begrensete.
2 Eylül 1925 yılında da tekkeler kapatılmış, tarikatlar yasaklanmıştır.I oktober 1972 ble Pass for dørene – dørene lukkes utgitt.
Adada araba ve bisiklet ile ulaşım yasaktır.Motorvogner og sykkel er forbudt på øygruppen.
Yalnız erkekler tapabilir, kadınların tapması yasaktır.Kun biskoper kan ordinere, og kun menn kan motta ordinasjonen.
Ülkede kamu gösterileri ve herhangi bir muhalif kamu eylemi düzenlemek yasaktır.Frimodige ytringer om statsstyret og hvilken som helst annen gjenstand er tillatt for enhver.
Geminin yolcu indirmesi yasaklandı.Skipsføreren besluttet da å senke fartøyet.
Genel olarak Yasak Şehir, üç dikey eksene sahiptir.I stedet for totalforbud mot alkohol inneholder den tre punkter.
Katolik Kilisesi’nde cuma günleri et yemek yasaktır.Kjøttmat blir forbudt på fredager.
Her türlü takı yasaktır.Alle andre farger blir forbudt.
Kök birası, yasak döneminde yasal bir içecek olarak bir pazar buldu.Ølbrygging til jul ble i middelalderen påbudt ved lov.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.Filmen ble forbudt å vise offentlig frem til 1998.
Avusturya’nın Almanya ile birleşmesinin yasaklanması da haksızlık olarak görülüyordu.Forbud mot at Østerrike ble tilsluttet Tyskland.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesiere ble delt ved at de måtte skaffe seg statsborgerskap fra en av styresmaktene.
1998 - 19 Avrupa ülkesi, insan klonlanmasının yasaklanması konusunda anlaştılar.1998 - 19 negara Eropa setuju untuk melarang kloning manusia.
Gerçekte, 1222 tarihli Oxford konsili onun adına düzenlenen festival ile ilgili tüm işleri yasaklamıştı.Memang, dewan Oxford pada tahun 1222 melarang semua pekerjaan di festivalnya.
1424 – İskoç kralı I. James 'fute-ball' oyununu yasakladı.1424 – James I dari Skotlandia melarang 'fute-ball'.
1747 – Eton College'de futbol yasaklandı.1747 – Eton College melarang sepak bola.
Yıllar geçtikçe, dernekler ve siyasi grupların bir dizisi BfV tarafından sağlanan malzeme üzerine yasaklandı.Selama bertahun-tahun, sejumlah asosiasi dan kelompok politik dilarang atas materi yang diberikan oleh BfV.
1555 – Oxford Üniversitesi'nde futbol yasaklandı.1555 – Universitas Oxford melarang sepak bola.
1314 – İngiltere kralı II. Edward Londra'da futbolu yasakladı.1314 – Edward II dari Inggris melarang sepak bola di London.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Batu tersebut tergelincir dari jari-jari Harry yang kebas di Hutan Terlarang.
1835 – İngiltere'de Karayolları Kanunu'na göre kamu sokaklarında futbol oynanması yasaklandı.1835 – UU jalan bebas di Inggris memberi larangan bermain sepak bola di jalanan umum.
Polis öğrencilere şiddet uyguladı ve tüm toplantılar yasakladı.Polisi memukuli mahasiswa dan melarang semua perkumpulan.
Soğuk Savaş boyunca Liechtenstein vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Warga Liechtenstein juga dilarang memasuki Cekoslowakia selama Perang Dingin.
Sözcük karşılığı, haram olan, yasaklanan anlamındadır.Meskipun akadnya sah namun transaksinya menjadi haram karena zatnya tergolong haram.
Onlara göre yasak olan Hamr, üzüm suyundan belirli bir şekilde imal edilen maddedir.Di sana mereka disuguhi dengan minuman anggur yang membuat sifat liar mereka muncul.
Numa, "Romalılara tanrıları insan ya da hayvan şeklinde betimlemeyi yasaklamıştır.Numa melarang rakyatnya menggambarkan dewa dalam bentuk manusia atau hewan.
Tora'daki On Emir cinayeti yasaklar.Sepuluh Perintah Allah dalam Taurat melarang pembunuhan.
Nehirde balık avcılığı tamamen yasaklanmıştır.Perburuan kri-kri sangat dilarang.
Toulouse'lu IV. Raymond, üç kez evlendi, iki kez yasak derecede akraba evliliğinden aforoz edildi.Raymond IV menikah sebanyak tiga kali, dan dua kali diekskomunikasikan karena menikah dengan kerabat.
Lice'ye giriş çıkışlar yasaklandı.Semua penampilan di muka publik dilarang.
Buna ek olarak avukat olarak çalışması ve ülke sınırlarından dışarı çıkması 20 yıl süre ile yasaklandı.Selain itu, ia dilepaskan dari praktik hukum dan meninggalkan negara tersebut selama 20 tahun.
O zamanlar İspanyol hükümet memurlarının yerli kadınlarla evlenmesi yasaktır.Para pejabat pemerintah Spanyol di Amerika dilarang menikah dengan orang-orang setempat.
İçki yasaklandı.Minuman sudah tersedia.
1349 – İngiltere kralı III. Edward okçuluğa daha çok önem verilmesi için futbolu diğer şehirlerde yasakladı.1349 – Edward III dari Inggris melarang sepak bola, lebih menyukai panahan.
1982 - Komünist Polonya yönetimi, Solidarność (Dayanışma Sendikası) ve diğer işçi sendikaları yasaklandı.1982 - Polandia melarang federasi buruh Solidaritas (Solidarność).
Burada savaşmak yasaktır.Propaganda perang dilarang.
Film o yıllarda Almanya ve İtalya'da yasaklanmıştı.Film ini ditembak selama beberapa bulan di London dan Italia.
Halk bayram kutlayacak, siz yasak getiriyorsunuz.András mengadakan sidang umum dan melarang Borşa.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Ia juga melarang alkohol, kopi, dan tembakau.
İslamiyet'in emirlerini yerine getirir, yasaklarından şiddetle kaçınırdı.Ia segera menurunkan Arius dari jabatannya, dan mengekskomunikasi dia maupun para pendukungnya.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Saat ini, perdagangan internasional produk-produk yang bahan bakunya berasal dari hewan ini dilarang.
Denizaşırı seyahatlerin ve büyük gemilerin yapılması yasaktı.Berpergian ke luar negeri dan pembuatan kapal-kapal besar juga dilarang.
Bunlar İslam dininde yasaklı ilimlerdir.Masalah-masalah yang ada dalam warisan di antaranya yaitu: a.
Bunun 365'i yasaklardan müteşekkildir.Perusahaan ini mempekerjakan 365 pegawainya.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Perjanjian Nonproliferasi Nuklir.
1951'de ABD'ye girişi yasaklandı.Ia sempat dibuang ke Amerika Serikat pada tahun 1951.
DİSK yöneticilerinin girişini yasakladı.Likourgos melarang pemujaan Dionisos.
Muggle eşyalarının büyülenmesi yasaktır.Kantor Penyalahgunaan Barang-barang Muggle.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.Di sejumlah negara penanaman ganja sepenuhnya dilarang.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Masturbasi dilarang sama sekali dalam Syiah.
Bu yasak halen devam etmektedir.Izin tersebut masih berlaku.
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Ia dipaksa untuk menyangkal iman Katolik.
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1 Januari 1808: Impor budak ke Amerika Serikat dilarang.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Dakwah di kalangan Muslim dilarang.
1977 - Birleşmiş Milletler, Güney Afrika Cumhuriyeti'ne silah satışını yasakladı.Pada tahun 1976 Amerika melakukan embargo senjata terhadap Afrika Selatan.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.Berkat aksinya tersebut ia dilarang berpolitik.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.Namun pada masa penjajahan Belanda tarian ini sempat dilarang.
2. Kural: Gruptan ayrılmak yasaktır.Kilayim: hukum larangan mencampur 2.
Bir tür sansür uygulaması olan "kitap yasaklama" farklı ülkelerde farklı biçimlerde uygulanmıştır.Definisi hukum "pembunuhan sengaja" berbeda di beberapa negara.