Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak ile cümle

yasak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Malezya ve Mısır'da yasaklanmıştır.Cartea este în prezent interzisă în Malaezia și Indonezia .
“Gayrı Millileşme” kitabı ise yasaklanarak imha edildi.Confecționarea unei menore din aur era de asemeni interzisă.
Yasak şehir 1420'den 1644 yılına kadar Ming Hanedanlığının mekânı idi.Din 1420 până în 1644 Orașul Interzis a fost reședința dinastiei Ming.
Yer değiştirmek yasaktı.Se impunea schimbarea stilului.
Aynoroz'da kadınların girmesi yasak olduğundan Aynoroz'da hiç kadın yoktur.Pe Muntele Athos, nu este permis accesul femeilor.
Alınan kararla yaratılan uçuşa yasak bölge de bu tarihte kaldırıldı.Expediția neautorizată pe care o face în această regiune se soldează cu dispariția sa.
Radyoda dini yayınlar yapılması ve mevlit yayınlanması üzerindeki yasaklar kaldırıldı.În proces se cereau daune morale și oprirea difuzării videoclipului.
"Hiçbir şeyi olmayana, pisliğin tadına varmamak yasaktır." der.Ea susține că "Nu poți să cumperi bunul gust".
12 Eylül'den sonra da pasaport verilmeyip, yurtdışına çıkışı yasaklandı.Ca urmare i s-a dat un pașaport pe care nu-l ceruse și i s-a impus să plece cu familia în străinătate.
Diğer her türlü alkollü içeceğin satışı yasaktır.Orice băutură alcoolică este haram.
Washington'da köle ticareti yasaklanacak.A fost abolit comerțul cu sclavi în Anglia.
1974 yılında avlanması yasaklanmadan önce 176 balina Sovyet avcılarınca yakalanmıştır.Din 1947 vânătoarea de tigri a fost interzisă complet.
Katar'da eşcinsellik yasaktır.Sinuciderea este interzisă în Karhide.
Hell's Gate yasaklanır.Împușcarea „la goarnă” este interzisă de lege.
İzleyen dört yıl boyunca açık siyasi etkinlikler yasaklandı.Timp de circa patru ani ani diplomele promise nu au fost onorate.
Bu olaylar yasakların başlamasından beri meydana gelen "en yoğun fil katli" olarak tanımlanmıştır.Acesta a fost numit „una dintre cele mai grave crime concentrate” de la interdicția fildeșului.
Çizimlerinin yayınlanması yasaklanan ressamın çalıştığı Cовременный (Çağdaş) dergisi kapatıldı.Ziarul comunist Valóság (Realitatea) pe care l-a redactat, a fost închis de autorități.
Esas soyadım yasak olduğu için Uzun oldum.Numele Prinsenvlag a fost interzis.
Bazı Amerikan eyaletlerinde satışı yasaktır.În anumite țări (americane) există restricții în ceea ce privește vânzarea acestor obiecte.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Cu toate acestea, s-a interzis intrarea bizantinilor în oraș.
Ancak genetiği değiştirilmiş canlı organizma içermeyen ilaçların satışı yasak değildir.Chiar și medicamentele care nu implică în mod direct organele de reproducere pot modifica fondul de gene.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Organizațiile naziste și fasciste au fost și ele interzise.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Legislația din România interzice munca copiilor care nu au împlinit 15 ani.
İnternette "Yasak video" adlı bir video ilgi çekmeye başlar.Urmează scoaterea pe piață a videoclipului "Necomercial".
ABD silahlı kuvvetleri savaş esirlerine savaş hukukunca yasaklanan muamelelerde bulunmuştur.Există legi internaționale care apără prizonierii de război de relele tratamente.
12 Eylül 1980 darbesi ile getirilen siyasi yasakları kaldıran anayasa referandumu olarak bilinir.Țara este condusă conform Constituției Politice a Republicii Chile, aprobată la 11 septembrie 1980.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Mobilitatea între stări și schimbarea statutului sunt interzise.
Avlanmak ulusal parklarda yasaktır.Vânătoarea este interzisă în parcuri naționale.
Sınıfta sakız çiğnemek yasaktır.Mestecatul de gumă în sala de clasă este interzis.
Ermenistan'da 1936'dan beri avlanılması yasaktır.Örményországban 1936 óta tilos a vadászata.
John Higgins'in 2 Kasım 2010'a kadar olan tüm turnuvalara katılması yasaklandı.John Higginst minden versenytől eltiltottak 2010. november 2-ig.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.2005 óta Bhutánban tilos a dohányzás minden formája.
Burada sigara içmek yasaktır!A dohányzás tiltott.
Oyuncuların kendilerine oy vermesi yasaklandı.A játékosoknak tilos volt saját magukra szavazni.
Eğer bir Yahudi bir dükkana girerse mallara göz atması yasaktır...Ha a zsidó bemegy az üzletbe, tilos neki megvizsgálni az árut...
Geleneksel olarak Yasak Şehir iki parçaya ayrılmıştır.A Tiltott Várost hagyományosan két részre osztják.
Parka köpek sokmak yasaktır.Kutyát bevinni tilos.
GUAM, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün kurucu üyelerindendir.A GUAM, a Kémiai Fegyverek Betiltásáért Szervezet, valamint a Független Államok Közösségének az alapító tagja.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.A Tiltott Város a világ legnagyobb fennmaradt palotaegyüttese, 72 hektáros területen.
Youtube ve Flickr gibi web sitelerinin yasakları kaldırıldı.Feloldották az olyan nemzetközi oldalak blokkolását, mint a Youtube és a Flickr.
Bununla birlikte bazı bölgelerde (Leipzig, Kopenhag, Milano gibi) kitap yasaklanmıştır.Egyes helyeken (például Lipcse, Koppenhága, Milánó) a könyvet éppenséggel betiltották.
Sezar düşmanlarını yasaklamak yerine hepsini affettiği için kendisine karşı güçlü bir muhalefet yoktu.Mivel Caesar megbocsátott ellenségeinek, ezért nem alakult ki igazi ellenállás.
Bundan sonraki süreçte, Belçika, şarkıyı yasaklamıştır.Mielőtt ezt megtehette volna, a holland hatóságok betiltották a dalt.
Kitapları hala Vatikan'ın 'Yasak Kitaplar Listesi'ndedir.A könyvet a Vatikán a tiltott könyvek listáján szerepelteti.
Kadınların Budist keşişlere dokunmaları yasaktır.Ne adjunk közvetlenül pénzt a buddhista szerzeteseknek.
Kitap kendi ülkesinde uzun yıllar yasaklı kalmıştır.A könyv több országban évtizedeken át be volt tiltva.
Ancak Hitler bunu da yasakladı.Hitler azonban ezt elutasította.
1 Ağustos 1834'te Britanya İmparatorluğu içinde kölelik yasak edilmiştir.A rabszolgaságot a Brit Birodalomban 1834. augusztus 1-jén tiltották be.
Ama bu yasaklandı.Ez nem tilos.
Nikolay Bukharin'in Yesenin'i eleştirisi, önemli şekilde yasaklamaya katkıda bulundu.A felfüggesztéshez nagymértékben hozzájárult Nyikolaj Buharin kritikája.
Yasak kitaplar SansürBetiltott könyvek
1864'te Rusya Litvan dilini ve Latin alfabesini yasakladı.1864-ben az elemi iskolákban betiltották a litván nyelvet és a latin ábécét.
Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için "Ficâr savaşları" denirdi.Ha háborúban teszi ugyanezt dicsőítik, de békében ezért a "hőstettért" halálraítélték.
BBC Radio 2 de klibi içeriğinden dolayı yasakladı.A BBC 2-es rádió is betiltotta, a mögöttes tartalma miatt.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.A nem hivatalos politikai csoportok tiltottak maradtak.
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1808 – Az Egyesült Államokban betiltják a rabszolga kereskedelmet.
Öyle ki o dönemde yasaklanmaları söz konusu olmuştur.Ezt az eljárást már az alkalmazásának évében betiltották.
Ayrıca kısa bir süre Marilyn Monroe ile yasak ilişki yaşamıştır.Ez utóbbiban rövid időre Marilyn Monroe is feltűnik.
Finlandiya ve Norveç'te yasaklandı.Norvégiában tiltott.
5 Haziranda sivil gemileri batırmak yasaklandı.A briteket november 5-én visszaszorították a kihajózási partszakaszokra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod