KPD yasaklanmıştı ve faaliyetlerini illegal olarak devam ettirmeye çalışıyordu.A GP is illegalitásba szorul, de tevékenységüket tovább folytatják.
Bu nedenle, birçok yerde bir bileşen olarak yasaklandı.Ezért a klipet betiltották sok helyen.
Kısa bir süre sonra bu dergi yasaklanır.Nem sokkal később a magazin megszűnt.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Menet közben katonáinak a dohányzást is megtiltotta.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Körforgalmú úton megfordulni és hátramenetet végezni tilos.
1990 yılında Gürcistan Yüksek Konseyi, bölgesel partileri yasaklayan bir yasayı kabul etti.1990. nyarán a Grúz Legfelsőbb Tanács törvényt fogadott el, ami betiltotta a regionális pártokat.
Litvanya Komünist Partisi nihayetinde Ağustos 1991 tarihinde yasaklandı.A Szovjetunió Kommunista Pártját 1991-ben, az augusztusi puccs után betiltották.
Yer değiştirmek yasaktı.Helyjegy váltása kötelező rá.
Çok eşlilik yasaklandı.Tilos a házasélet.
Toplanması yasaktır.Pasztörizálni tilos.
Film, İran'da yasaklanmıştır.A filmet Fehéroroszországban betiltották.
Lübnan yasaları İsrail ile ilgili içeriğin Lübnan kanallarında yayımlanmasını yasaklıyordu.A libanoni szabályok tiltják az izraeli tartalmak televízióban történő sugárzását.
Firmalar tarafından oluşturulmuş karteller kanunlara göre yasaklanmıştır.Lásd a törvény által meghatározott vámtarifaszámokat.
1729 yılında Çin'e Afyon girişi yasaklandı.1729-ben Kína betiltotta az ópiumimportot.
2004 yılında, ABD diazinonun konutlarda kullanımını yasakladı.2004-ben visszautasította az USA kérését, hogy tiltassa be országában a mák termesztését.
1976-1977 sezonunda bu yasak devam etmiştir.Az 1976–1977-es szezon szintén így telt el.
Index Librorum Prohibitorum adlı yasaklanmış kitaplar listesi 1965 yılına dek geçerliliğini korumuştur.Az Index librorum prohibitorum-ot 1948-ig naprakészen tartották, rendszeresen bővítették.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Ez azt jelenti, hogy hivatalosan csak az adott fajjal mindennemű kereskedés tilos.
Fakat bu yasaklar pek sıkı değildir.A böjti szabályok sem olyan szigorúak számukra.
(Örneğin seçim barajı düşük tutulur veya aynı cumhurbaşkanının üst üste seçilmesi yasaklanır.)(Kormányzót király hiányában, vagy annak tartós akadályoztatása esetén szoktak választani.)
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Labdaérintés: A labdát a test bármely részével meg szabad érinteni.
Dük Verona'da düelloları yasak etmiştir.Hercegi udvarát Bouillon-ban rendezte be.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Dohányt és bort termeszt.
Madde 5 Yasa sadece topluma zarar verebilecek eylemleri yasaklar.A törvénynek csak a társadalomra nézve ártalmas cselekedetek megtiltására van joga.
Fakat Hitler, geri çekilmeyi yasaklamıştı.Hitler válaszüzenetében megtiltotta a visszavonulást.
Yurtta evcil hayvan beslemek yasaktır.A tájvédelmi körzet területén vízitúrázás tilos. .
Cesedimi incelemek yasaktır.Az ülő testhelyzet tiltott.
Kind dieser Zeit 1933 yılında yasaklandı.A könyvet 1933-ban betiltották.
Yasak ne ayol!Pomogáts Béla, ill.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Üldöznie és büntetnie kell mindazokat, akik megsértik ezen törvényeket.
1982 - Komünist Polonya yönetimi, Solidarność (Dayanışma Sendikası) ve diğer işçi sendikaları yasaklandı.1982 – Lengyelországban betiltanak minden érdekvédelmi szervezetet, köztük a Szolidaritást Szakszervezetet is.
Yerleşim olan bölgelerde avlanma yapmak yasaktır.Az átmeneti zónákban a vadászat tilos.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Emellett megtiltotta Caesarnak, hogy egy második consulátusra pályázzon.
Bazı Amerikan eyaletlerinde satışı yasaktır.A vibrátorok értékesítése sok USA-beli államban tiltott.
Şarkıları Arjantin, Şili ve Uruguay'da diktatörlük rejimleri sırasında yasaklandı.A könyvet baloldali nézetei miatt Chile, Argentína és Uruguay diktatórikus kormányai betiltották.
Başka partiler yasaklanmıştır.Több előadását betiltották.
Bu gelişiyle beraber uyuşturucu satması Luciano tarafından yasaklanır.Szikander Begam megtiltotta ezeknek a csapatiknak a terjesztését.
Fakat daha sonra dava düştü ve moshing festivallerde veya konserlerde yasaklanmadı.A terv sikertelen volt, de a hatóságok nem büntették meg sem Shakespeare-t, sem a színészeket.
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Rengeteg alkotása viszont máig lappang.
İspanyol topraklarında İspanyolca dışındaki tüm dillerin konuşulması yasaklanmıştır.Spanyol területen az összes nyelvet betiltották, a Spanyol nyelv-en kívül, köztük a katalánt is.
Tek bilineni, şehire tanrıların girmesini yasaklayacak kadar güçlü olduğudur.Tudta hogy gyorsnak kell lennie mielőtt az Idősebb Istenek közbeavatkozhatnának.
BBC Radio 2 şarkıyı açık içeriğinden dolayı yasakladı.A BBC Radio 2 sem játszotta a dalt a tartalma miatt.
Erişkin olmayan büyücülerin okul dışında büyü yapması yasaklanmıştır.Kiskorúak lévén Harryék nem varázsolhatnak az iskolán kívül.
Motor sporları ve aktiviteleri, 1955 Le Mans faciasından sonra İsviçre'de yasaklandı.Ezután a svájci kormány betiltott minden autó- és motorsportrendezvényt az 1955-ös Le Mans-i tragédia miatt.
Yasak Orman, öğrencilere kesinlikle yasaktır.Diákoknak tiltott terület.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Exklávét létrehozni, elszakadni az államtól, vagy a szövetségtől nem megengedett.
Alkol tüketimi Musevi inancında yasaklanmamıştır.A szeszes italokat az iszlám vallás tiltja.
Burada savaşmak yasaktır.Ezen a területen tilos az útról letérni.
Avrupa Birliği'de 2005 yılından itibaren AB'ye üye ülkelerde asbest üretimi ve kullanımını yasaklamıştır.Az Európai Unió 2009 óta szigorúan tiltja az ilyen termékek behozatalát és forgalmazását.
BBC Radio 2 parçayı kesinlikle huzursuz edici bulduğu için yasakladı.A BBC úgy döntött hogy a BBC 2W-t bezárja mert kevésbé hatékony volt.
Bununla da yetinmeyip Hasköy'de misyonerlik faaliyetlerini yasaklatmayı başardı.Talán ekkor próbálkoztak Brescia elfoglalásával sikertelenül.
Adada otomobiller yasaktır.Az Autópályán tolatni tilos.
İçki yasaklandı.Az alkoholfogyasztás tiltott.
Böylece Madonna'nın bir videosu, 2. kez yasaklanmıştır.Madonna egyik videoklipjét is itt forgatták.
Gödel’in modeli, zamanda geriye gitmenin görelilik kuramınca yasaklanmadığını ortaya koydu.Stevie a rehabilitáción eltöltött idő után megmutatta, hogy nem adja fel.
Bunun 365'i yasaklardan müteşekkildir.A 365 verset tartalmazó Öröknaptár című könyve kiadatlan.
Başlarda, Kanadalı Film Derecelendirme Sistemi filmin Kanada’da gösterimini yasakladı.1986-ban a kanadai filmszövetség betiltotta a film nyilvános vetítését.
Bunun üzerine şiirin yayınlandığı gazete kapatıldı ve Gáspár Nagy'ın eser yayınlaması yasaklandı .A lapot betiltják, Nagy Gáspár nem publikálhat.
1998 - 19 Avrupa ülkesi, insan klonlanmasının yasaklanması konusunda anlaştılar.1998 – 19 eurooppalaista valtiota ilmoitti kieltävänsä ihmiskloonauksen.
Landser: Endlösung - Final Solution: The Early Years, 2002, CD - Almanya'da yasaklandı.Landser: Endlösung - Final Solution: The Early Years, 2002, CD - laiton Saksassa.