Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak ile cümle

yasak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Totonero skandalında suçlu bulunup bir süre futboldan yasaklı kaldı.Där blev han inblandad i spelskandalen Totonero och avstängd de kommande två åren.
Ayrıca Hitler'in emri de bu girişimi yasaklıyordu.Han menade, att Hitlers order var bindande genom den ed han hade avlagt till denne.
İşgalciler bu yasaktan muafdı.Prinsessan trotsar förbudet...
Yasak ormanın kenarındaki bahçede bulunan tahtadan bir kulübedir.Kvarnen står i skogen bakom ladugården.
Her iki Almanya birleştikten sonra bu yasak devam etmiştir.Men efter den tyska återföreningen bröt allt samman.
2017'de, yüzü kapayan peçe ile ilgili bir yasak Avusturya Parlamentosu tarafından kabul edildi.I oktober 2017 fick ett förbud mot ansiktstäckande klädsel laga kraft i Österrike.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Läran om kärnvapen.
Nero ve imparatorluk makamının bu eleştirisi, belki de yasaklanmasının nedenidir.De grunda ingångarna till både svarta och röda havet kan vara anledningen till denna frånvaro.
Kadın sünnetini yasakladı, çok eşliliğe karşı çıktı ve doğum kontrolünün yaygınlaştırılmasını savundu.Hennes föräldrar förstod att något var fel och hon ansökte om annullering av äktenskapet.
Çünkü o zamanlar, Doğu Almanya'da bu tür grupların olması yasaktı.Till följd därav Analogs kunde inte banda i Tyskland.
Bu toplantının sonucunda genel yasak düzenlenmiştir.Vid konciliet förbjöds nya ordensregler.
Her iki kitap da yasaklandı.Båda är utan inskrifter.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Han övertalade dem sedan till att ta avstånd från Gud och dopet, och vanhelga hostian.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.Konventionen förbjuder, med vissa undantag, unga under 14 år att jobba i industrin.
Son yıllara kadar yasak olan domuz besiciliği önemli boyutta değildir zira Yahudiler domuz yemezler.Rätten är judisk i härkomst, och fläskkött är inte kosher.
Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır.År 1629 blev kvinnor därför förbjudna att uppträda i kabukiföreställningar.
Fakat bu yasaklar pek sıkı değildir.Detta skall dock inte ses alltför strikt.
1967 - ABD'de ırklar arası evliliği yasaklayan yasalar tamamen lağvedildi.Han förespråkade i sin tur att förbudet mot giftermål mellan raserna skulle gälla i hela USA.
Ayrıca sokakta yemek yemek de aynı şekilde hoş karşılanmamaktaydı ve yasaktı.Gatuförsäljning var däremot inte lika vanlig och undantogs.
Kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmasının öncüsü oldu.Det var förbjudet för kvinnor i rökrummet.
İlk yasak Karabağ konserinde gerçekleşmiştir.Insättning görs vid den första lediga lövnoden.
Ancak 2007'de bu yasak kaldırıldı.Denna regel skrotades dock 2007.
Pokémon'un 18. bölümü Asya'nın dışındaki her yerde yasaklandı.Detta var det tredje avsnittet av Pokémon att inte sändas utanför Japan.
1998 - 19 Avrupa ülkesi, insan klonlanmasının yasaklanması konusunda anlaştılar.1998 — 19 країн-членів Євросоюзу підписали протокол про заборону клонування людини.
Bu esnada Japon ordusu Beijing'deki Yasak Şehri ele geçirmişti.Тим часом японська армія захопила Заборонене місто в Пекіні.
Geleneksel olarak Yasak Şehir iki parçaya ayrılmıştır.Заборонене місто традиційно поділене на дві частини.
Sardana Franco diktatörlüğü döneminde yasaklanmıştı.У роки диктатури Франко сардана була офіційно заборонена.
Ayrıca refakatçinin izni olmadan fotoğraf ya da video çekimi de yasaktır.Заборонено також будь-яку фото- та відео-зйомку без дозволу супроводжуючого.
Optik numaralar ve filtreler kesinlikle yasaktır.Оптичні ефекти та фільтри заборонено.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Договір про заборону випробувань ядерної зброї.
"Yasak Aşkın Şiirsel Öyküsü".Досить цікавою є поема «Заборона на кохання».
Ayrıca 1420 MHz frekansı, dünyadaki telsiz vericileri için yasak bölgedir.Крім того, частота 1420 МГц є зарезервованою, і не використовується ні в якій радіопередавальній апаратурі.
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.Другий короткий період пожвавлення контрабанди спостерігався за часів сухого закону в США.
Şu an Ulusal Faşist Parti'nin yeniden kurulması İtalya Anayasası'nda yasaktır.Після другої світової війни відновлення Національної фашистської партії прямо заборонено Конституцією Італії.
Fakat bu yasaklar pek sıkı değildir.Однак, ці вимоги не є жорсткими.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.За оцінками організації, у країнах, де була введена заборона, споживання тютюну скоротилось на 16 %.
67 - Quenya dili Thingol tarafından yasaklanır.67 - Тінгол забороняє використання квенья.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Расова дискримінація була заборонена законом.
Kölelik hristiyanlar arasında yasaklanmıştı.Євреям було заборонено жити серед християн.
Her türlü takı yasaktır.Дозволено все, що не заборонено.
Okul çocuklarının sıkça kullandıkları bir sonuçla birçok okul bölgesi oyuncağı yasaklamıştır.В результаті постійного використання спінерів школярами багато шкільних округів США заборонили іграшку.
Halaha, kremasyonu yasaklar.Карели — існування попри заборону
İmparatorun ikametgâhı olan Yasak Şehir de bu yıldızın yeryüzündeki yansımasıydı.Заборонене місто, як резиденція земного імператора, був земним еквівалентом цієї сфери.
Katolik inancının icra edilmesi yasaklanır.Заборонено сповідування католицизму.
Stephenie Meyer kitap kapağındaki elmanın kitabındaki yasak meyveyi tasvir ettiğini belirtti.Стефені Маєр пояснила, що яблуко на обкладинці втілює у собі заборонений плід з Біблії.
Cesedimi incelemek yasaktır.Розтин тіла проводити заборонили.
Nehirde balık avcılığı tamamen yasaklanmıştır.Лов морського півня категорично заборонений.
1864'te Rusya Litvan dilini ve Latin alfabesini yasakladı.У 1864 було заборонено друкувати литовські книги латинським шрифтом.
1941 yılında Wilhelm Tell’in gösterimi Hitler’in emriyle yasaklanır, ayrıca Don Karlos artık gösterilmez.Однак у 1941 році постановки «Вільгельма Телля», як і «Дона Карлоса», були заборонені за наказом Гітлера.
Bu yasak daha sonra kalkacaktı.Але пізніше заборону було знято.
Hastalara yemek getirmek yasaktır.Забороняється годувати тварин.
Daha sonra bütün partilerin ileri gelenleriyle birlikte 10 yıl süreyle siyasete girmesi yasaklandı.Після цього він на п'ять років заборонив діяльність усіх політичних партій в країні.
Bu yasak halen devam etmektedir.При цьому офіційні заборони ще діють.
Saat 21.00'da ise seçim yasakları sona erdi.У 21:00 за місцевим часом голосування завершилося.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Будь-які порушення цих прав повинні бути покарані.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Нацистські й фашистські організації також було заборонено.
Anlaşma; bağımsız geliştiricilerin, arayüz içeriklerini tartışmasını yasaklamıştır.Ця угода забороняла незалежним виробникам обговорювати вміст інтерфейсів.
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.З 1982 сходження, а з 1986 й доступ на острів, були заборонені.
Yasak Şehir sitesi, Moğol Yuan imparatorluğu zamanında imparatorluk şehrinin parçası idi.В епоху монгольської династії Юань Заборонене місто розташовувалось на території Імперського міста.
Birçok ülke sınırlarından tehlikeli hayvan girişini ve uyuşturucu girişini yasaklamıştır.Більшість країн забороняють перевезення незаконних наркотиків або зникаючих тварин через їхні кордони.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod