Versay Antlaşması Almanya'nın kimyasal silah üretmesini ve ithal etmesini yasaklayan önlemler içerir.تضمنت معاهدة فرساي بعض الأحكام التي حظرت ألمانيا إما من تصنيع أو استيراد الأسلحة الكيميائية.
Sonuç olarak, tüm bağımsız kadın hareketleri yasaklandı.نتج عن ذلك حظر جميع الحركات النسوية المستقلة.
1950'de Çingeneler adlı filmin senaryosunu yazdı, senaryo yasaklandı.وفي عام 1950 كتب سيناريو الفيلم المسمى "الغجر" وتم حظر السيناريو.
Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir.وتوجه فولتير صوب باريس، ولكن لويس الخامس عشر منعه من دخول المدينة.
Peçe giyen ve sınavlarına girmeleri yasak olan kadınların protestoları üniversitelerin önünde gerçekleşti.وظلت احتجاجات النساء اللواتي يرتدن النقاب ويحظرن أخذ امتحاناتهن أمام الجامعات.
Tütün ve kahveyi yasakladı.تدخين السجائر و التبغ .
Yasaklanmış giysiler arasında niqab, ancak yüzü kapatmayan hicab veya ilgili giysiler yasak olmadı.ومن بين الملابس التي تم حظرها النقاب، ولكن ليس الحجاب أو الملابس التي لا تغطي الوجه كاملا.
Evlerde bile Türkçe konuşmak yasaklanmıştır.في البيت تحدثوا باللغة التركية.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.ويُحظر ختان الفتيات.
2004 - Kuzey Kore'de cep telefonları yasaklandı.2004 - كوريا الشمالية تحظر الهواتف المحمولة.
“Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı.عام 1898تم إلقاءالقبض عليه بسبب"قراءة المنشورات الممنوعةوانتمائه لجمعيات معارضة".
Boşanma konusunda, kişinin eşinin cinsel ahlaksızlık yapması durumu dışında, boşanmayı yasakladı.ولم يكن الطلاق مسموحًا به اجتماعيًا، حتى لو كان الزوج مدمنًا للكحول أو يؤذيها جسديًا.
Çok eşlilik yasaklandı.تحريم تعدد الزوجات.
O dönemde, İspanya'da kilise çıplak kadın tabloları yapmayı yasaklamıştı ve engizisyon bu konuyu denetliyordu.في تلك الفترة كانت الكنيسة الأسبانية تمنع رسم لوحات المرأة العارية.
Ancak Hitler bunu da yasakladı.لكني أخبرتكم أن هتلر لم يفعل ذلك.
Yeni göçleri de yasak etti.الختان أيضا ممنوع.
Nisan 2016'da, Google Chrome ve Mozilla Firefox KAT'ı Kimlik Avı nedeniyle tekrar yasakladı.في أبريل 2016، منعت مرة أخرى جوجل كروم وموزيلا فايرفوكس كيك اس تورنت بسبب مخاوف التصيد.
Tora'daki On Emir cinayeti yasaklar.تحرم الوصايا العشر في التوراة القتل.
1956'da yayınladığı Yan yana isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı.وفي عام 1964 تم حظر ديوانه الشعري الذي نُشر عام 1956 لكونه مخالفاً لأحكام الماده رقم 142.
Kıbrıs'ta 16 yaşından küçüklerin bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaktır.يمنع التدخين في السيارات للقاصرين تحت سن السادسة عشر في قبرص.
Zira suret yazmak şeriatımızda memnudur (yasaklanmıştır)”.توافق القرآن واللغة في معنى نبوة ونبي ونتيجة لتدبرنا كتاب الله، وجدنا توافقا عجيبا بينهما.
1986’dan 1990 yılına kadar Türkiye’de kerevit avcılığı yasaklanmıştır.تم حظر لحم الكلاب في ألمانيا منذ عام 1986.
MTV videoyu çok müstehcen kabul etti ve yayınlanmasına yasak getirdi.ولاقي هذا الفيديو استهجاناً كبيراً من مشاهدي MTV ، وأصدروا قرارً بحظر نشر هذا الفيديو.
Eskiden Yasak Şehir'e bağlı özel bir imparatorluk bahçesi iken, 1928'de halka açıldı.كان المنتزه في السابق حديقة إمبراطورية خاصة ملحقة بأراضي المدينة المحرمة قبل أن يتم فتحها للعموم في عام 1928.
9 Şubat 2015'te, kickass.so Whoıs'de yasaklı olarak işaretlendi, bu da sitenin kapanmasına neden oldu.في 9 فبراير عام 2015، صنف kickass.so بأنه "محظور" على الهوإز، مما تسبب في توقف الموقع.
Ancak amacından sapıp hareketleri kısıtlanınca üretimi yasaklanmıştır.إذا دخلت ما على إن وأخواتها منعت عملها ما عدا : ليت فيجوز إهمالها أو العمل بها.
İslamiyet köleliği yasaklamamıştır.والحقيقة أن الإسلام لم يدع إلى الرق.
Tevrat tarafından yasaklanan diğer memeliler fare ve uçan yarasa gibi "sürünen yaratıklar"dır.ثدييات أخرى تحظرها التوراة هي "المخلوقات الزاحفة"، مثل الفئران، والمخلوقات التى تحلق مثل الخفاش.
Toplanması yasaktır.الاختلاط ممنوع.
10 yıl süreyle siyasetten yasaklandı.ويمنعوا الحرب لمدة 10 سنين.
Adana Sıkıyönetim Komutanlığı filmi uygunsuz buldu ve gösterimini yasakladı.إن الحكم العرفى في أضنة وجد الفيلم غير مناسب ،وقد منع عرضه.
Ama Türkiye bu eylemi yasakladı.تعد هذه الممارسة محظورة بموجب القانون التركي.
Harry Potter ile ilk kez Yasak Orman'da karşılaşmışlardır.والتقى بها هاري بوتر لأول مرة في قطار هوغوورتس السريع.
"Yasak sınır tanımıyor"."Undocumented بدون قيد".
Ayrıca, yazarın yasaklara ve toplum baskısına karşı duruşu, özgürlük ve ahlâk anlayışı da aynı kalmadı.بالإضافة إلى أن نفس مفهوم الحرية والأخلاق وموقفه تجاه ممنوعات المجتمع وضغوطه لم تبقَ كما هي.
Yedi kitabı ise yasaklandı.كما وحرر سبعة كتب.
Yasaklı yayınlar.منشورات قانونية.
1939'dan sonra Farsça'da ve Fars-Arap alfabesi ile yazılan maddeler Tacikistan'da yasaklanıldı.بعد 1939، المواد والأنماط التي استعملت الأبجدية العرب-فارسية مُنعت في البلد.
1856: Osmanlı topraklarında kadınların köle ve cariye olarak alınıp satılmaları yasaklandı.1804 السويد: مُنحت المرأة تصريح لتصنيع وبيع الشموع.
Kadınların Budist keşişlere dokunmaları yasaktır.يحظر على الرهبان البوذيين تناول لحوم الأفيال.
Bu nedenle, yasaktır.نهي وهو للتحريم.
Yasaklar kalkınca 1987 seçimleri yapıldı.وتشكلت الحكومة بعد انتخابات عام 1987.
Kitap müstehcen bulunduğundan 1988’de yasaklandı.حُظر الكتاب في عام 1988م وذلك لأنه فاحش وبذئ.
Sigara içilmesi tüm kent çapında yasaktır.منع التدخين بالمنزل تماما .
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1808 - الولايات المتحدة تمنع استيراد العبيد.
Konuşmak kesinlikle yasaktır.وكان التبشير لدينهم ممنوعاً.
391 yılında imparator I. Theodosius'un bir fermanıyla Hıristiyanlık dışındaki tüm dinler yasaklandı.وكانت محظوره جميع الأديان الا المسيحية في 391 ميلادي من خلال مرسوم الإمبراطور ثيودوسيوس الأول.
Film yayınlandıktan sonra iki yıl boyunca Almanya’da yasaklanmıştır.وظل الفيلم ممنوعا في بريطانيا مدة 27 عاما.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.والأحزاب السياسية محظورة.
Sadece kendi ülkeleriyle ticaret yaparlardı; başka ülkelerle ticaret yapmak yasaktı.وكانوا ينتجون أكثر من احتياجهم، فكانوا يتاجرون بها مع جيرانهم.
Başörtüsü, Fas ordusunda ve poliste kesinlikle ve dolaylı olarak yasaklandı.الحجاب يمنع بقوة وضمنيا في الجيش المغربي والشرطة.
1807 - Birleşik Krallık Parlamentosu, köle ticaretini yasakladı.1807 : بريطانيا تعلن بأن تجارة الرقيق غير قانونية.
Başka partiler yasaklanmıştır.حزب محظور.
Hastalara yemek getirmek yasaktır.في بعض المرضى يحظر استخدام أنبوبة التغذية.
İlk yasaklamalar 1889'da başlar.وبدأ الحظر الأول للسيارات عام 1889.
Şabat’ta yapılması yasak olan otuz dokuz faaliyet Şabat Kitapçığında (Talmud) sıralanmıştır.وهناك تسعة وثلاثون نشاطاً محظوراً يوم "السبت" مدرجة في "تراكتات شبات" (الذلمود).
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.يمنع قانون العمل عمل الأطفال دون الرابعة عشر.
Her iki din de domuz etinin yenmesini yasaklar.أوجه التشابة الخنزير محظور في كلا الشريعتين.
İnsanlara yasak bilgi vermek.عدم إرسال المعلومات الشخصية.
Strasbourg Anlaşması, kimyasal silah kullanımının yasaklanmasına yönelik ilk uluslararası antlaşmadır.هذا هو أول اتفاقية دولية مخصصة لمكافحة الاتجار غير المشروع بالممتلكات الثقافية.