Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak ile cümle

yasak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1951'de ABD'ye girişi yasaklandı.В 1951 году им было позволено иммигрировать в США.
1930'a doğru yapıtlarının yayınlanması fiilen yasaklandı.Запрет с публикации произведений был снят только в 1930 году.
Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu.Возможно, эти незамужние женщины остались бы незамужними и в том случае, если бы не закончили университет.
İnternette "Yasak video" adlı bir video ilgi çekmeye başlar.Тем не менее, пользователи всё равно распространили «запрещённое видео».
Suudi Arabistan'da siyasi parti ve sendikaların kurulması yasaktır.В Катаре запрещено создание политических партий, профсоюзов, проведение демонстраций.
Dini aktivitelerin yasaklandığı bu dönemde Yahudi nüfusu 200-300 arasıydı.Еврейское население Албании насчитывало 200-300 человек.
PCB üretimi 1970'lerde yüksek toksisite nedeniyle yasaklanmıştır.Производство ПХБ было запрещено в 1970-х годах из-за высокой токсичности большинства родственных ПХБ и смесей.
1954 - ABD'de "1954 Komünist Kontrol Yasası" ile ABD Komünist Partisi'ne yasak getirildi.1954 — В США запрещена компартия.
ABD'deki yasaklı zamanlarda, Havana Amerikalı turistler için sevilen bir cazibe merkezi olmuştur.Во времена правления Маглуара Гаити стал излюбленным местом американских и европейских туристов.
İnsanlara yasak bilgi vermek.Без информации людей держать нельзя.
Transit salonda geceleme yasaktır.В пределах парка запрещена ночёвка в палатках.
Fakat balığa direk nişan almak yasaktı.Соответственно, стрелять нужно под рыбу.
Bununla birlikte, şiddetli Hristiyan muhalefetini takiben, yasak eski haline getirildi.Это было небезопасно так как проповедь христианства была на тот момент запрещена законом.
Hristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı.Проповедь христианства запрещена.
Tüccarın vurgunculuk yapmasını yasakladı.Так было запрещено торговать стрельцам.
Batı Avustralya 1895 yılında sığırcıkların eyalete getirilmesini yasaklamıştır.Кроликов завезли в Австралию колонисты в 1859 году.
Çatal tırnaklı olan ama geviş getirmeyen domuz da yasaktır.Виноградное вино, приготовленное неевреями, также запрещено.
Bölgeler arası insan ve mal geçişi yasaklandı.Ввоз и вывоз местной валюты из страны запрещён.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Запрещал обманывать или обкрадывать других.
Nobel Ödülü Almanlara yasaklanıyor.А они по-прежнему запрещают нам ненавидеть немцев.
İmparatorluk mali otoritelerine fon sağlamak için müracaat etmesini yasakladı.Императорский декрет запрещал ханьцам селиться там.
Her türlü takı yasaktır.Поэтому все эти произведения находятся под запретом.
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Запрещается прерывать любой луч частями тела.
Bundan dolayı Gürcistan hükümeti mezarların çevresinin kazılmasını yasaklamıştır.Однако грузинское правительство в настоящее время запрещает проводить раскопки возле могилы.
Bu, geleneksel Yahudi ibadetlerinin yasaklanması anlamına geliyordu.Сохраняется в традиционном еврейском богослужении.
Her türlü insan ve hayvan organının satışı yasaktır.Мясо и другие части тела жертвенного животного продавать нельзя.
Para basmak yasaklanmıştır.Поступка за деньги запрещалась.
Bir şirket tarafından iki üyenin seçilmesi yasaktı.Запрещалось присутствие в совете двух представителей одной семьи.
Bu durum köleliğin yasaklandığı 1863 yılına dek sürmüştür.Этот процесс прекратился в 1863 году с отменой рабства.
Ayrıca sürücünün hareket sırasında cep telefonu kullanması yasaktır.Во многих странах запрещено разговаривать по мобильному телефону во время вождения.
Büyük Loca, Sultan tarafından 1876 yılında yasaklandı.Великая ложа была запрещена султаном, через 20 лет, в 1876 году.
Yasak Şehrin bölümlerini ilerleyen bir şekilde kapamayı, tamir ve restorasyonunu kapsar.Куда бы он ни пришёл служить, везде сразу же затевал капитальные ремонты и строительство.
1941 yılında Wilhelm Tell’in gösterimi Hitler’in emriyle yasaklanır, ayrıca Don Karlos artık gösterilmez.Однако в 1941 году постановки «Вильгельма Телля», как и «Дона Карлоса», были запрещены по приказу Гитлера.
Geminin yolcu indirmesi yasaklandı.Буксировка судна с пассажирами на борту запрещается».
1933 - Almanya’da Naziler muhalefet hareketlerini yasakladı.1933 — в Германии запрещены забастовки.
Bunların S.B.D sınavlarında kullanımı yasaktır.Это означает, что использование этого калькулятора на экзаменах запрещено.
Wood, "Koridorlarda koşmak, yüksek sesle konuşmak ve sakız çiğnemek yasak.Суровые наказания были обещаны за «выкрикивание лозунгов, бездельное хождение по улицам и хулиганство».
Ama yasaklar dinlenmiyor.Но здесь не отдыхают.
Falkland Savaşı'ndan sonra şarkıları üzerindeki yasak kalkınca Buenos Aires'e yerleşti.После Фоклендской войны, когда запрет на музыку Ситарросы в Аргентине был снят, певец вернулся в Буэнос-Айрес.
Çok eşlilik yasaklandı.Браки внутри рода запрещены.
Yasak ne ayol!Don’t Haniwa!!
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Однако, некоторые произведения были под запретом.
Bu kararnameyle Attik Delos Birliği üyelerinin gümüş para basması yasaklanmıştır.В то же время стимулирующие средства для данной возрастной группы запрещены.
Verilen mücadele sonucunda 14 yaş altındaki çocukların çalışması yasaklandı.В настоящее время командам запрещено заявлять на матчи теннисисток, недостигших 14-летнего возраста.
Kale huzursuz ve keşif için bir doyumsuz iştahı vardır Belle yasak West Wing içine sızar.Агенты находят перепуганную, но невредимую Лизу в углу кухни.
Yasak altı ay sonra kalktı.Через 6 месяцев распря продолжилась.
Versay Antlaşması Almanya'nın hava kuvvetleri bulundurmasını yasaklamakta idi.В соответствии с условиями Версальского договора Германии было запрещено иметь свои Военно-воздушные силы.
İsrail vatandaşlarının Malezya İkinci Evim programına katılmaları yasaklanmıştır.يُمنع على مواطني إسرائيل من المشاركة في برنامج ماليزيا موطني الثاني.
Protestan dünyasında Basel bu kitabın satışını yasaklamıştır.في العالم البروتستانتي بازل تم منع بيع كتابه.
2001 yılında, Amerikan Üniversitesi resmi olarak peçeyi yasakladı.وفي عام 2001، أعلنت الجامعة الأمريكية رسميا فرض حظر على النقاب.
Suriye ve Afganistan gibi savaş durumunda olan ülkelere de seyahat yasaktır.أيضًا يمنع السفر إلى البلدان التي في حالة حرب مثل سوريا وأفغانستان.
Bazı toplumlar ise kadınların savaşmasını kesinlikle yasaklamıştır.أما بعض المجتمعات، تمنع قطعاً خروج النساء الي الحرب.
Ayrıca bazı dini uygulamaları kısıtlanmıştı; örneğin kiliselerin çan çalması kesinlikle yasaktı.وتم تقييد ممارساتهم الدينية بشدة، على سبيل المثال، كان رنين أجراس الكنائس محظورًا تمامًا.
Alibey Adası dışındaki tüm Ayvalık Adaları 1995 yılında millî park ilan edilmiş ve yerleşim yasaklanmıştır.وفي عام 1995 كانت جميع جزر أيفاليك عدا جزيرة ألبيي محظور الإعلان في المتنزه الوطني و حظر المستوطنات.
Pakistan'ın hijab'ı yasaklayan veya yürürlüğe koyan kanunları yoktur.لا يوجد في باكستان قوانين تمنع أو تفرض الحجاب.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1 يناير - الولايات المتحدة الأمريكية تمنع استيراد العبيد.
Bu grup İran'da yasaktır ve günümüzde etkinliği daha çok ülke dışıyla, özellikle Avrupa'yla sınırlanmıştır.وهذه الجماعة محظورة الآن في إيران، وتنفذ حاليًا أنشطة محدودة في المنفى، لا سيما في أوروبا.
Yasak altı ay sonra kalktı.وتم رفع الحظر بعد ستة أشهر.
1965 - İngiliz televizyonunda sigara reklamları yasaklandı.1965 توقفت أعلانات السجائر التليفزيونيه في إنجلترا.
Bu yasak daha sonra kalkacaktı.لكن رُفع هذا الحظر في وقت لاحق.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod