Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak ile cümle

yasak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Avrupa Birliği de Kırım ile her türlü ticareti yasaklamıştır.Кроме того, запретила любые торговые операции с Крымом.
Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması ^Контроль за ядерным оружием.
Ama bu yasaklandı.Но она была запрещена.
Parkta ateş yakmak yasaktır.В связи с этим в парке запрещено разводить костры.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Начиная с 2005 года курение запрещено во всём зале.
Avusturya’nın Almanya ile birleşmesinin yasaklanması da haksızlık olarak görülüyordu.На объединение Германии и Австрии был наложен запрет.
Çocuk işçi çalıştırılması yasaklandı.Перевозка детей младшего возраста была запрещена.
Kamuya açık toplantıların hepsi yasaklandı ve bütün silahların otoritelere teslim edilmesi emredildi.Все общественные собрания были запрещены, был выпущен приказ сдать оружие французским властям.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.Также им было запрещено заниматься политической деятельностью.
Türkiye'de 1925'te çıkarılan bir yasayla tekkeler kapatılmış, tarikat etkinlikleri de yasaklanmıştır.В 1925 году тарикат был распущен в Турции, а его деятельность запрещена.
Hakemin izni olmadan top değiştirmek yasaktır.Музыкальные произведения запрещено исполнять без разрешения автора.
Boğazlardan uçak gemisi geçmesini yasaklamaktadır.Правила запрещают трогать парус руками.
Birleşik Amerika eyaletlerinin çoğunda da bu mantarların kullanımı yasaktır.Некоторые муниципалитеты США запретили использование этих фигур.
1970'li yıllarda ABD ve Avrupa'da yasaklandı.С 1970-х годов выставляется в Европе и США.
İslam dini bu tür yaklaşımları kesin olarak yasaklamıştır.Исламская религия строго запрещала всякие изображения.
Fırat Aşiti Yasak (d.Воротник не допускается(PL).
1808 - Amerika Birleşik Devletleri'ne köle girişi yasaklandı.1808 год: В США закон против рабства вступил в силу.
Yurt dışına çıkışını da yasaklatır.Был запрещён выезд за границу.
Soğuk Savaş boyunca Liechtenstein vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Гражданам Лихтенштейна было запрещено въезжать на территорию Чехословакии во время холодной войны.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.1973 — В Кении запрещена охота на слонов.
Tora'daki On Emir cinayeti yasaklar.Прежде всего, запрет на убийство содержится в десяти заповедях Торы.
Ramazan boyunca, gündüz saatlerinde kamusal alanlarda yemek yemek ve sigara içmek yasaktır.В течение месяца Рамадан запрещено публично есть, пить или курить между восходом и закатом.
Burada savaşmak yasaktır.Драться между собой запрещено.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Ответственность за сохранение и реставрацию Запретного города возложена на Дворцовый музей.
"Yasak sınır tanımıyor".Я не признаю границ».
Film, İran'da yasaklanmıştır.Мой фильм был запрещен в Египте.
1956 - ABD'de Yüksek Mahkeme, diğer mahkemelerin okullardaki ırk ayrımcılığını yasaklamasını onayladı.1954 — Верховный суд США объявил незаконной расовую сегрегацию в школах.
Boşanma yasaktır, tekrar evlenen zina eder.Членам церкви запрещен развод и повторный брак.
Bazen de herkesin başını çevirip bakması yasaklanır.Впрочем, иногда лучше закрывать глаза и не смотреть вовсе.
1794 - Fransa, tüm sömürgelerinde köleliği yasakladı.1799 год: Шотландия запрещает труд рабов на всех угольных рудниках.
Okul çocuklarının sıkça kullandıkları bir sonuçla birçok okul bölgesi oyuncağı yasaklamıştır.В результате постоянного использования спиннеров школьниками многие школьные округа США запретили игрушку.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.Фильм в 1994 году показан в России.
Avlanması ve satılması yasaktır.Отлов и продажа этого попугая запрещена.
Kürtajın yasaklanması gerektiğini savunur.Выступает за запрет абортов.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Немусульманам запрещено находиться в городе.
1948) Barış - Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (Kimyasal silahların yasaklanması örgütü).Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (20 мая 2008).
Bu noktadan itibaren gayrimüslümlerin Hicaz'ın kutsal topraklarına girmeleri yasaklandı.Как же случилось, что они отрицают эти гуманные принципы на Святой Земле ?
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Межэтнические и межрелигиозные браки были запрещены.
Çalışmaları yasaklandı duvarlardan indirildi, yok edildi.Спасением от них являлся только свет, который их отпугивает и убивает.
Fakat bu yasaklar pek sıkı değildir.Однако это правило не жесткое.
67 - Quenya dili Thingol tarafından yasaklanır.67 — Тингол запрещает использование квэнья.
1 Ağustos 1834'te Britanya İmparatorluğu içinde kölelik yasak edilmiştir.1 августа 1834 года Британская империя отменила рабство.
İkinci yasak kalkmadan üçüncü yasak da Sivas'tan geldi.До особого разрешения запрещается выезжать из Сибири.
Yasaklar 1904 yılında kaldırıldı.В 1904 году запрет был отменён.
Halka sergilenmesi yasaklanan bu eserler onun ününü daha da arttırdı.Предлагавшийся запрет явления мог бы сделать его лишь более популярной.
Siklamat 1969'da yasaklandıktan sonra üründen çıkarıldı.Написана в 1969, тогда же запрещена цензурой.
Pestisit DDT'ye gelince, Carson aslında hiçbir zaman tamamen yasak olmasını istemedi.Комментируя решение лиги, Дитц заявил, что никогда осознанно не принимал запрещённые препараты.
Birçok tartışmaya konu olan roman Amerika'daki bazı okullarda yasaklanmıştır.Роман изучается в некоторых школах и университетах в Нидерландах.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Расовая дискриминация была запрещена законом.
Başka partiler yasaklanmıştır ve kurulmaları halinde illegal olarak görülürler.Командам запрещено попрошайничать в тех местах, где это незаконно.
Osman et-Tavilî, Allah'ın emirlerine tam uyup, yasaklarından şiddetle sakınırdı.Для них Саурон был и царем, и богом; и они боялись его чрезвычайно».
Yasak kitaplar SansürСША: неожиданно запрещенные книги
Nazi rejimi döneminde yayımına yasak getirildi.Во время нацистской оккупации была запрещена.
Bazı ülkeler bu uygulamayı tamamen yasaklamıştır.Некоторые штаты ввели запрет на этот танец.
1937 - İstanbul'da eşekle nakliyat yasaklandı.1940 — В Англии на время войны запрещена торговля новыми автомобилями.
Mahalleye giriş Yahudi olmayanlara yasaklanır.Вход не еврейским жителям запрещен“».
1933'te, Naziler eserlerini yaktılar ve yasakladılar.В 1936 году нацисты запрещают ему рисовать и ваять.
Doğu Almanya'da ise şarkı resmi olarak yasaklanmıştır.В Австралии планируют полностью запретить солярии.
Burada sigara içmek yasaktır!Курить не воспрещается.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Мародерство было строго запрещено.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod