Ana içeriğe geç
Sözlük

yasak ile cümle

yasak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Burada sigara içmek yasaktır.It's not OK to smoke here.
Tom'un bu binaya girmesi yasaklandı.Tom is banned from entering this building.
Tom, sigara içilmesi yasak yerlerde sigara içen insanlardan hoşlanmaz.Tom doesn't like people who smoke in no smoking areas.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmemi yasakladılar.My parents prohibited me from seeing Tom again.
Onlar yasaklanmış domuzu kurban etti, ve onu yemeyi reddeden herkesi öldürdüler.They sacrificed forbidden swine, and put to death all who refused to eat.
Bu bilgiyi ticari amaçlı kullanmak yasak.It's forbidden to use this information commercially.
Senin gitmeni yasaklıyorum.I forbid you to leave.
Çocuklara yönelik amaçlanmış reklamı yasaklamalıyız.We should ban advertising aimed towards children.
Kadınların sigara içmesi yasaktı.It used to be taboo for women to smoke.
Bu yasak bir alandır.This is a restricted area.
O tamamen yasaktır.That's completely verboten.
O anahtara dokunmak senin için yasaktır.It is forbidden for you to touch that switch.
Fransa, genetiği değiştirilmiş bir mısır türünü yasakladı.France has banned a strain of genetically modified maize.
Bu çoğu ülkede yasaklanmıştır.It's prohibited in most countries.
Horoz dövüşü birçok ülkede yasaklanmıştır.Cockfighting is banned in many countries.
Güvercinleri beslemek yasaktır.Feeding pigeons is prohibited.
Çimlerde yürümek yasak ama ya koşmak?It's illegal to walk on the grass, but what about running?
Ben niçin yasaklandım?Why was I banned?
Toplantı odasında yemek yemek yasaktır.It is forbidden to eat at the meeting room.
Çime basamam. Yasak.I cannot step on the grass. It's forbidden.
Burada bir kapan kuramam. Avlanmak yasaktır.I cannot set a trap here. It's forbidden to hunt.
Bu alan yasak bölge.This area is off-limits.
Ebeveynlerim Tom'u görmemi yasakladı.My parents forbade me from seeing Tom.
Çalışanların Olimpiyatları izlemesi yasaktır.Employees are prohibited from watching the Olympics.
Avrupa birliğinde kedilerin pençesini sökmek yasaktır.Declawing cats is forbidden in the European Union.
Kitap birkaç ülkede yasaklandı.The book was banned in several countries.
Sigara içmek artık tüm iç hat uçuşlarında yasak.Smoking is now prohibited on all domestic flights.
Park etmek yasak!Parking prohibited!
Kesinlikle yasaktır.Strictly forbidden.
Bu yasaklanmıştır.It's forbidden.
Avcılık artık yasaklanmıştır.Hunting is forbidden now.
Silah taşımak yasak.It's forbidden to carry arms.
Pencerelerden dışarı eğilmek yasaktır.It's forbidden to lean out of windows.
Bir kez ve herkes için bunu yasaklıyorum.Once and for all, I forbid it.
Tükürmek yasakSpitting is prohibited.
O zamandan beri ağlamak yasaklandı.Since that time, crying has been forbidden.
Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.By law, begging in the street is forbidden.
Burası alkol satışının yasak olduğu bir kasabadır.This is a dry town.
Burada balık tutmak yasak.Fishing is not allowed here.
Burada balık tutmak yasaktır.Fishing is prohibited here.
Bunun hakkında konuşmam yasak.I'm not allowed to talk about it.
Bunu yapmam yasak.I'm not allowed to do that.
Balıkçılık gölde yasaktır.Fishing is prohibited in the lake.
Gölde balık avlama yasaktır.Fishing is prohibited in the lake.
Öğrencilerin öğretmenler odasına girmesi yasak.Students aren't allowed in the teachers' lounge.
Sigara içmek, restoranın her bölümünde yasaktır.Smoking is prohibited in every section of the restaurant.
Dans etmek yasak.Dancing is prohibited.
Bu şehrin tüm restoranlarında sigara içmek yasaktır.Smoking is prohibited in all restaurants in this city.
Sigara içmek tüm kamu binalarında yasaktır.Smoking is prohibited in all public buildings.
Bu restoranda sigara içmek yasaktır.Smoking is prohibited in this restaurant.
Sigara içmek burada yasak.Smoking is prohibited here.
Restoranlarda sigara içmeyi yasaklamak çok popüler, hatta sigara içenler ile!Banning smoking in restaurants is very popular, even with smokers!
Sigara içmek yasak.Smoking is prohibited.
Kirlilik nedeniyle balıkçılık yasaktır.Fishing is prohibited because of the pollution.
Bunu burada yapmak yasak.It's forbidden to do this here.
Buralarda park etmek yasaktır.You're not allowed to park around here.
Yasaklanmamış şeye izin verilir.What isn't forbidden is allowed.
Annesi ona yasaklamasına rağmen çocuk pencereyi açıyor.The child is opening the window even though his mother forbade him to.
Ben bunun yasak olduğunu düşündüm.I thought it was forbidden.
Dirikesim Avrupa ve İtalya'da büyük ölçüde yasaktır.Vivisection is largely forbidden in Europe and Italy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod