Sırf bu da değil, parayı da yasakladılar.But not just that, they actually banned money.
Kar Fırtınası Simon'la, yasak şehrin çatısında düello yapmama izin verPlease let me have the duel with simon the snow blower on the summit of the Forbidden City
Dolunay gecesi, Yasak şehrin doruğundaNight of the full moon, summit of the Forbidden City
Ne var? yasak mı?Can't I care for you?
Bizi katletmet için yasaklanmış silahlar kullanıyor.He's using prohibited weapons to massacre us
Bu tür varlıklara sebep vermeden yasak koyamazsın. O kadar ilkel değiliz.You can not prohibit without reason for such being, we are not so primitive.
Ülkeye girişi yasaklanan kişiler listesinde adı var.But... his name... is in the prohibited entry blacklist.
- Yasaklandım. - Nereden yasaklandın?- I'm banned.
Bunun nedenlerinden biri, Shaker inanç sisteminin cinsel ilişkiyi yasaklamasıdır.And one of the reasons is that among the creed of Shaker-dom is that one should be celibate.
Artık yasak değil rüya görmek.Our voices are heard. And the dream is not forbidden anymore. Hey.
Kadınlara sigara içmeyi yasaklayan bir yasa olmalı.There should be a law forbidding women to smoke.
Şimdi, sıkıcı bir insan olsa direk peçeyi yasaklardı.Now, boring people would have just simply banned the veil.
"Neden yasakoyucular dağıtık bir sürüm kontrol sistemiyle çalışmıyorlar?""Why is it that lawmakers don't use distributed version control?"
Ayrıca Lider Malcolm'ın halka hitap etmesi bir süreliğine yasaklanmıştır.And Minister Malcolm has been suspended from public speaking for the time being.
Zira bu yaptığınız danışıklı dövüştür, haksız rekabettir. Ve kanunen yasaktır.Well, hopefully you'd be in jail if you had good regulators, because that's called collusion.
İmzaladığınız gizlilik anlaşması izinsiz aramalar yapmanızı yasaklıyorThe waiver you signed prohibits making any unauthorized calls.
Katil robotların gelişim ve mevzilenmesini yasaklamalıyız.We must ban the deployment and development of killer robots.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.It was outlawed in Chicago for a while.
Kadınların bu grubun dışına çıkmaları ve esas toplumla çalışmaları yasaktı.The women were just not allowed to come out of the community and work with mainstream society.
Yalnızca çok az bir İslami eğitim almışlardı ve okula gitmeleri yasaktı.They only had Islamic education, very little of it.
Yasak denizler, ve arazi barbar kıyılarında yelken seviyorum.I love to sail forbidden seas, and land on barbarous coasts.
Yasaklanmis zevk gibi.Like a forbidden pleasure.
Sözde, petrol vergileri Amerika politikasının üçüncü ayağı -- yasak bölge.Now supposedly, oil taxes are the third rail of American politics -- the no-fly zone.
Büyükanne, ben... ...öyle bir durumdayım ki, üzgün olmam yasak.Granny, I'm... I'm in a position where being sad is forbidden...
"Sönük ve hareketsiz olmak" yasak.No restlessness.
"Minnettar olmak" yasak. Kanunlar... ...teşekkür etmemi yasaklıyor.No thankfulness I'm forbidden... by law to feel thankfulness.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.They had wanted Congress to outlaw copying full-stop.
Ülkeden çıkışın yasaklandı.You've been forbidden to leave the country anyway.
Karbon yasak.Carbon is banned.
Ama "3 kase içtikten sonra bayır gitmek yasaktır"And "Not crossing the ridge after three bowls"
O nedenle sarhoş olduktan sonra bayıra gitmek yasaktırThat's because he won't be able to cross the ridge.
Video oyunlarıyla ilgili hiçbir şey yazamazsınız, bu konular yasaklanmıştır.You're not allowed to write about anything that has to do with video games. These topics are banned.
Senato 17 gün sonra sigorta kapsamı tespitinde bu kılavuzun kullanılmasını yasakladı.It took the Senate just 17 days to ban the use of the guidelines in determining insurance coverage.
Florida'nin Broward ilcesinde tenefuste kosmak yasaklandi.Broward County, Florida, banned running at recess.
Eğer birşey yasaklı ise onu garajınızın arkasında yapardınız.It's like anything else that's prohibited: you do it behind the garage.
(Kin tutmayın) (Çaresizce araba kullanmak yasaktır)(Laughter)
Basitçe yasaklayabileceğimizi sanmıyorum,I don't think we can simply ban it.
Ek olarak, ordu, Batı Kızılderilileri'nin rezervasyonlardan çıkmasını yasaklayan emirler yayınladı.In addition, the military issued orders forbidding western Indians from leaving reservations.
Su sporu yasak.No water sport.
Geçici bir süre internete girmen yasak.You are temporarily not allowed on the internet.
Sarayda koşmak yasaktır.No running in the palace.
"Irklar arası evliliğin yasaklanmasını istiyor musun?" sorusunu yönelttiğinizde..."Do you favor a law banning interracial marriage?"
Aracennet'te bunların hepsi yasak.This is all forbidden in Midheaven
Hem, neden yasaklanmış şeyler bu kadar erotiktir?And why is the forbidden so erotic?
Tabii ki Çin'de yasaklı olan kitapları.Books banned in China, of course.
Köpekbalıkları için iyi haberse, artık bu ağlar yasaklandı.That's banned now, and that'll be good news for the sharks.
Bir daha Saint-Martinus Kilisesi'nde vaaz vermeni yasaklýyorum.Daens defenderia os negros... ... e teriam que voltar por causa dele.
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.The Pharisees said to him, "Behold, why do they do that which is not lawful on the Sabbath day?"
Bunlar, Allah'ın (yasak) sınırlarıdır, bunlara yaklaşmayın.These are the bounds fixed by God, so keep well within them.
(İşte bunlar) size Allah'ın yazdığı yasaklardır.Such is the decree of God.
İhramda olduğunuz sürece size kara avı yasaklandı.But unlawful is game of the jungle when you are on pilgrimage.
Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Bunlar da sırtı(na binilmesi) yasaklanmış hayvanlar."None may eat of them other than those we permit," -- so they assert.
De ki: "Haydi Allah'ın bunu yasakladığına şahidlik edecek tanrılarınızı getirin."Tell them: "Bring your witnesses to testify that God has forbidden this (and this)."
Tükenmeyen ve yasaklanmayan!Unending, unforbidden,
Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır.God will furnish a way out for him who fears Him,
Derler ki: “Doğrusu Allah, bunları inkar edenlere haram (yasak) kılmıştır.”They will answer: "God has verily forbidden these to those who denied the truth.
Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı.You are allowed to eat all cattle except those already mentioned to you.
Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).Unending, unforbidden,
Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.So does God make His signs clear to men that they may take heed for themselves.
"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler."Did we not restrain you," they said, "from (entertaining) creatures from the outside world?"