Bazı ülkelerde ise halen eşcinsellik yasaktır.In many Caribbean countries, gay sexual relations remain illegal.
Daha sonra film Naziler tarafından yasaklanıp yayından kaldırılmıştır.They were condemned and banned by the Communist authorities after their publication.
Ağır silahlara ve yüksek kapasiteli şarjörlere ait yasak zaman aşımına uğramazdı.The ban on assault weapons and high-capacity magazines never would have been allowed to expire.
Niçin bunları yasaklıyorlar anlam veremiyorum.- It used to be illegal for a black person to marry a white person.
Kölelik Abraham Lincoln dönemine kadar yasaklanmamıştı.I don't get why all this stuff has to be illegal.
Örneğin Singapur, eğitim dili olarak Çinceyi yasaklıyordu.Singapore, for example, used to ban Chinese language education.
Test sonuçlarına ulaşamıyorlar, verilere yasak konuyor.They don't have the test scores, and there's a whole thing of trying to block the data.
Zor o, çok hızlı bir şekilde kapıyı kapattı itildi odasına içinde hızlı cıvatalı yasakladı.Hardly was he inside his room when the door was pushed shut very quickly, bolted fast, and barred.
Yasak Gezegen'dekine benzer bir şekilde holografik projeksiyon.A holographic projection kinda like the one in Forbidden Planet
Yasak bölge.Oh, sorry, mate.
Yürümek yasak mı?Is it forbidden to walk?
Ülkeden çıkışınız yasaklandı.Lee Seol, you cannot leave the country.
Giriş yasak.It's off-limits now.
Giriş yasak mı?Off-limits?
Orayı geniş olarak inceledim yasak alanların içinde ve hemen aşık oldum.I explored there extensively in the off-limits areas and fell in love right away.
Kölelik dünyada her yerde mevcut, aynı zamanda dünyada her yerde yasak.Slavery exists everywhere, nearly, in the world, and yet it is illegal everywhere in the world.
Çalışmaların yasaklanmasından mı bahsediyorsun?- Who said anything about a career ban?
Sistematik olarak her şeyi yasaklandı.Wiesler. Systematic as usual.
Avrupa Komisyonu yerel tohumları yasaklayan bir yasa geçirmeye çalışıyor.The European Commission is attempting to pass a law to make it illegal to have local seeds.
Ve On Emir'den sakallarımı uzatmaya kadar -- çünkü Leviticus tıraş yasak der.And from the Ten Commandments to growing my beard -- because Leviticus says you cannot shave.
Belli ülkelerde, cami minareleri yasaklandı.In certain countries, mosque minarets are being banned.
Diğerlerinde, baş örtüleri yasaklandıIn others, headscarves are being banned.
Diğerlerinde, koşer ve helal et yasaklandı, biz burada konuşurken.In others, kosher and halal meat are being banned, as we speak.
Yüzlercesi, binlercesi düşünceli, yasak."Hundreds of thousands with thoughts, interdiction.'
1980'lerden önce maraton koşmanızın neden yasak olduğunu?Why you were banned from the marathon before the 1980s? Audience Member:
Bilmeyenler için, Taliban rejiminde dondurma yemek yasaktı.For those of you who don't know, it was illegal to eat ice cream under the Taliban.
Taliban yönetimi altında okula giden kızların sayısı yüzleri buldu- unutmayın, yasaktı.Under the Taliban, girls who went to school numbered in the hundreds -- remember, it was illegal.
Kulüp üyeleri ve çalýţanlarla, özel münasebetler kurmanýz kesinlikle yasak!Its rule ,can't have any special relationship with clup's members and workes..
Bu planın bir kısmı, saldırı silahlarının yasaklanmasını sağlayıp sağlayamayacağımıza bakmak.Part of it is seeing if we can get an assault weapons ban reintroduced.
Tatlım, bundan sonra tatlı ve yağlı şeyler yasak .Honey from now on you're banned from all things sweet and oily things.
Bu tamamiyle yasaklandı.This is totally prohibited.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.He needs to be stabilized. Visitors are prohibited.
Ancak babamıza tatlı yasak.He's (father) forbidden to eat anything sweet.
Buraya gelmem yasakmi?Am I not allowed to come here?
Sonrasında Çin hükümeti duyarlı bir şekilde hareket ederek ağaçların kesilip yakılmasını yasakladı.And the Chinese government responded sensibly and placed a ban on felling.
Bazı eyaletlerde ise bu yasak.Other states have banned them.
Bu yüzden, bazı eyaletler bunlara izin verdi bazıları ise yasakladı.And so some states have decided to allow them, some states have decided to ban them.
Kitap yasaklandı ve yazarı 5 yıl hapis yattı.This book is banned, and she spent five years in prison.
"Herkes zıvanadan çıkıyor, "çünkü böyle şeyler söylemeniz yasak; ama düşünecek olursanız"Everybody gets absolutely frantic about it, because you're not allowed to say these things.
Birkaç kuruş için posta işini yaparlar ama burada ölmeleri yasak.They can work on the post for pennies, but can't die there.
Burda olanları dışarıya sızdırması kesinlikle yasaktırNo one is allowed to let it out nor talk about it
İsrail'in girilmesi yasak olarak tanımladığı askeri bölgedeNear the Israeli-imposed no-go military zone
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıThere are regulations that it's prohibited to do logging, mining and poaching, specifically.
"Poşeti yasakla" çözümü ise gerçekleştirilmesi zor, ama oyun-değiştiren bir yöntem.The 'ban the bag' solution is harder to achieve, but it's a game-changer.
Ama birkaç milyon plastik poşeti yasaklamak oyunun hedefini dönüştürmeye yeter mi?But can banning a few million plastic bags transform the goal of the game.
Uçakta cep telefonu kullanmak yasak.Mobiles are prohibited in the cabin.
"Yüzmek yasaktır, yürümek yasaktır, hiçbir şey."It was like, "No swimming, no hiking, no anything."
En sevdiğim ise "Çiçekler yasaktır." Neden ulusal bir anıta çiçek getirilir ki? Emin değilim.My favorite ones are "no plants." Why would you bring a plant to a national monument?
Tabi ayrıca "Sevişmek yasaktır." (Gülüşmeler)I'm not sure. And also "no love." (Laughter)
Tekerlekli sandalyelerle aptalca şeyler yapmanız yasak.You're not allowed to fool around with the wheelchairs!
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.We went to San Paulo where they have banned outdoor advertising.
Pek çok yerde bisiklet yasaklanmış durumda.Bicycles have become forbidden many places.
Arabalarla gece buraya girmek yasak değil mi?Aren't cars not allowed here at night time?
Tybalt - Mercutio, prens Verona sokaklarda açıkça bu bandying Yasakla indirdiği .--Tybalt,--Mercutio,--the prince expressly hath Forbid this bandying in Verona streets.--
Hayır, yok - bu yasaklamalıdır: - Sen yalan .-- [onu hançer aşağı Döşeme]No, No!--this shall forbid it:--lie thou there.-- [Laying down her dagger.]
Bazılarınız bu tür sitelere erişimin yasak olduğu yerlerde çalışıyor olabilir.Some of you may work at places where you can't get to certain sites.
Ama konuşmanın yasak olduğu perşembelere ne dersiniz.But how about "No-talk Thursdays?"
"Ama size araba kullanmayı yasaklayan bir yasa yok.""But there is no law banning you from driving."
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.It used to be haram, forbidden, by the previous Grand Mufti.
Hey, sen! Hemen Park Hae Young'u çıkış yasaklıları listesine al.Hey you, put Park Hae Young n the exit permit blacklist right away.