yasadışı ile cümle

yasadışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha ötesi, çok sayıda kadın yasadışı, gizli kürtajlar sırasında öldü veya sakat kaldı.Większość z nich funkcjonowała nielegalnie i w ukryciu przed poborcami podatkowymi.
Otoriter yönetim süresince parti yasadışı olarak kalmıştır.Pod rządami junty działała nielegalnie.
Hiram Lodge (Mark Consuelos): yasadışı aktiviteleri dolayısıyla hapisten yeni çıkmış olan Veronica'nın babası.Mark Consuelos – Hiram Lodge: Veronicas pappa, som nyligen fängslats för olaglig verksamhet.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Han stödjer inte att illegala immigranters barn automatiskt ska få medborgarskap.
Angola'da LGBT hakları, toplum kesimlerince tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasadışıdır.Prostitution i Hongkong är i sig självt lagligt, men organiserad prostitution är olaglig.
1791 yılı Haziran ayında kral yasadışı olarak yurtışına kaçmaya çalışır.Kungafamiljen gjorde i juni 1791 ett försök att fly utomlands från revolutionen.
Hiram Lodge (Mark Consuelos): yasadışı aktiviteleri dolayısıyla hapisten yeni çıkmış olan Veronica'nın babası.Марк Консуелос у ролі Гірама Лоджа: батько Вероніки, якого нещодавно ув'язнили за нелегальну діяльність.
1896 yılında Krupskaya "yasadışı ajitasyon" nedeniyle iki yıl hapse mahkûm edildi.1899 року Боровика ув'язнили як «політично неблагонадійного».
Yasadışı çok eşliliğin cezası 2 yıla kadar hapis cezasıdır.За зберігання нелегальної літератури був засуджений до 2 років ув'язнення.
Kaçak avcılık yasadışıdır.Pytláctví je nelegální lov.
Psikotrop maddeler insanlar tarafından yasal ve yasadışı farklı nedenler için kullanılmaktadır.Psychoaktivní drogy jsou užívány lidmi z mnoha rozdílných důvodů.
Yasadışı, problemli ve kalitesiz sitelerin listelenmesine izin verilmez.U nelegálních přípravků není možné zaručit účinnost, bezpečnost a kvalitu.
Silahlı çatışmaya, yasadışı mal taşıma mücadelle ettıler (ATO).Má však také za úkol odhalování nelegálního převozu zboží (pašeráctví).
24 Şubat 1995'te Almanya Federal Anayasa Mahkemesi tarafından yasadışı ilan edildi ve kapatıldı.Dne 24. února 1995 byla Spolkovým ústavním soudem strana zrušena.
1990 yılına kadar yasadışı kaldı.Zůstaly zavřené až do roku 1990.
Bu tür Avrupa'da korunan türler arasındadır ve Fransa'da satışı yasadışıdır.Jelikož se jedná v Evropě o poměrně hojný druh, je chráněná zákonem pouze v Irsku.
Bir gün yasadışı bir yarış sırasında Carl Johnson ile tanışır.El concurează cu Carl Johnson într-o cursă auto.
Yasadışı yolsuzluğu oluşturan faaliyetler ülkeye veya yargı yetkisine bağlı olarak değişmektedir.Activitățile care constituie corupție ilegală diferă în funcție de țară sau jurisdicție.
Hıristiyanlıktan Yahudiliğe dönmek yasadışıydı.Convertirea de la creștinism la iudaism era ilegală.
Menşevizm, 1921 yılındaki Kronstadt Ayaklanması sonrasında yasadışı ilan edilir.Menșevismul a fost declarat în cele din urmă ilegal după Rebeliunea din Kronstadt din 1921.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Reîntors în California, el este judecat sub acuzația de război ilegal.
Menşevizm, 1921 yılındaki Kronstadt Ayaklanması sonrasında yasadışı ilan edilir.A mensevikeket az 1921-es kronstadti felkelés után be is tiltották.
Fuhuş, anakara Çin'de resmi olarak yasadışıdır.Hivatalosan a prostitúció az illegális Kínában.
Otoriter yönetim süresince parti yasadışı olarak kalmıştır.A mészárlás alatt a párt még mindig illegális volt.
Temmuz 1940'ta seferberlik bittikten sonra, yasadışı bir gazetenin yayıncıları arasında yer aldı.1940. júliusi leszerelése után egy titokban megjelenő kiadvány szerkesztője volt.
Meclise girmesine rağmen, yasadışı komünistler tarafından kendi yetki alanından yoksun bırakıldı.A parlamentbe ugyan bejutott, de mandátumától törvénytelenül megfosztották.
1990 yılına kadar yasadışı kaldı.Ez megdöntetlen maradt 1990-ig.
Ayrıca ülke genelinde çoğu yasadışı bir şekilde Zimbabve'den gelen mülteciler yaşamaktadır.Ázsiában és talán az Egyesült Államokban is viszonylag sok illegálisan tartott egyed élhet.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.A legtöbb országban illegális.
MAC kafesleme işlemi hem meşru hem de yasadışı amaçlar için yapılır.Pimeää verkkoa käytetään niin laillisiin kuin laittomiinkin tarkoituksiin.
Ancak dünyada yasadışı olarak haşhaş üretiminde artış görülmektedir.Muualla maailmassa laji lisääntyy ainoastaan neitseellisesti.
Fuhuş, anakara Çin'de resmi olarak yasadışıdır.Graffitit eivät ole Kiinassa laittomia.
Endonezyalı göçmen işçilerin en bilinen varış yeri Malezya'dır (yasadışı işçiler dahil).Taajaman paikalla ovat sijainneet inkerinsuomalaisten asuttama Saamustin (ven.
Kaçak avcılık yasadışıdır.Λαθροθηρία ονομάζεται το παράνομο κυνήγι.
Yasadışı olarak kolonide dolaşan diğer altınlar kiliseleri süslüyor ve diğer amaçlarla kullanılıyordu.Ο χρυσός επίσης κυκλοφορούσε παράνομα, και στην αποικία χρησιμοποίησε για τη διακόσμηση εκκλησιών και αλλού.
Satıcısı yasadışı hazine avcıları tarafından metal dedektörü ile 1999 yılında yağmalandığını iddia etti.Sælgeren påstod, at den var blevet fundet af illegale skattejægere med en metaldetektor i 1999.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han styrede samtidig den illegale bolsjevikkiske bevægelse.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Børn af udlændinge får ikke automatisk finsk statsborgerskab.
Fuhuş, anakara Çin'de resmi olarak yasadışıdır.Officielt er gambling ulovligt i Kina.
1990 yılına kadar yasadışı kaldı.Forbuddet varede til 1990.
Birçok Filistin’e giriş yasadışı olarak kabul edildi ve bölgede daha fazla probleme sebep oldu.Flere straffefanger blev sendt til øen, hvilket skabte en del problemer.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yasadışıdır.Som i de fleste andre besatte lande.
Bu, yasadışı geçici hükümette bir pozisyon kabul etmekle aynıdır" diye belirtti.Og jeg synes, vi skylder dem en helt anden behandling fra lovgivningsmagtens side".
Temmuz 1940'ta seferberlik bittikten sonra, yasadışı bir gazetenin yayıncıları arasında yer aldı.Fra august 1944 til freden utga hun en illegal avis.
Yasadışı olarak kurulan bu kurum Mesut Yılmaz hükûmeti döneminde yasallaşmış, birkaç yıl sonra lağvedilmiştir.Dette er vanlig for langtidsdømte, siden de da kan bli skyldfrie etter noen år.
Yasadışı solcu ve Anti-faşist hareketlerin üyelerini savundu.Noen anti-rasistiske skinheads har vært aktive i Anti-Fascistisk Aksjon og Anti-Rasist Action.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Han frykter nemlig innblanding i sine ulovlige aktiviteter.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han har også arbeidet utrettelig for UNESCOs kampanjer mot analfabetisme.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Di sisi lain, tidak semua tindakan berbagi berkas adalah ilegal.
Hiram Lodge (Mark Consuelos): yasadışı aktiviteleri dolayısıyla hapisten yeni çıkmış olan Veronica'nın babası.Mark Consuelos sebagai Hiram Lodge: Ayah Veronica, yang baru-baru ini dipenjara karena kegiatan ilegal.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Di California, Walker diadili karena telah melakukan perang ilegal.
Psikotrop maddeler insanlar tarafından yasal ve yasadışı farklı nedenler için kullanılmaktadır.Keadaan psikotik dapat terjadi setelah menggunakan berbagai zat legal dan ilegal.
Birleşik Krallık'ta, lezbiyenlik hiçbir zaman yasadışı olmamıştır.Perbudakan di Britania Raya tidak pernah diresmikan oleh undang-undang.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.KOrea Utara telah membantah terlibat dalam aktivitas ilegal apapun.
Özbekistan'da erkekler arası cinsel ilişki yasadışıdır.Aborsi selektif-seks adalah ilegal di Arizona.
Hapisten kaçış bir mahkûmun hapisten resmi olmayan bir şekilde ya da yasadışı yollarla ayrılmasıdır.Vượt ngục là việc một tù nhân rời bỏ nhà tù bằng cách không chính thức hay bất hợp pháp.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Trở lại California, Walker đã bị đưa ra xét xử vì đã tiến hành một cuộc chiến bất hợp pháp.
Eşcinsel evlilikler, özerk topluluklarda yasadışıydı.Lúc đó hôn nhân đồng giới thì bất hợp pháp ở cộng đồng tự trị.
Daha ötesi, çok sayıda kadın yasadışı, gizli kürtajlar sırasında öldü veya sakat kaldı.Hơn nữa, một số lượng khá lớn phụ nữ hoặc chết hay bị tàn tận trong những vụ phá thai lậu.
Yasadışına itildikten sonra Parti, Afrika Ulusal Konseyi içinde çalışmaya ağırlık verdi.Sau khi về hưu, ông La Văn Cầu tham gia hoạt động Mặt trận Tổ quốc Việt Nam.

İlgili Sayfalar