yargılama ile cümle
yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.In tako je prišel tudi čas, ko se je začela sodna razprava.
Yargılamalara rağmen Tanrı, halkını yalnız bırakmayacak.Kljub svojemu imenu sodišče nima sodnih funkcij.
Bu yargılamanın sonucunda suçlu bulundu ve sürgüne gönderildi.Za te izjave je bil postavljen pred sodišče in obsojen.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.Primer je od prihoda na sodišče in do pravnomočne obsodbe trajal devet let in dva meseca.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Teisminę valdžią įgyvendina teismai.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Šios svarstyklės turi du klaidų šaltinius, kurių neturi balansinės svarstyklės.
Yargılama üç hafta boyunca sürdü.Kohtuprotsess kestis 3 nädalat.
TFF'nin aldığı bu kararlar üzerine "Yargılamanın yeniden yapılması" başvurusunda bulundu.CREW poolt väljastatud avalduse järgi toob Ülemkohtu otsus "kaasuse lõpule".
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Tsiviilmenetlus on õigusnormide kogu, mida kohus järgib eraõiguslikke vaidlusi lahendades.
Arınç yargılama sonunda 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak Yargıtay hapis cezasını iptal etti.Kohtuotsusega ta küll vangistati kolmeks päevaks, aga lasteahistamise süüdistused tühistatakse.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Kohus teostab kohtuvõimu.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır. Bu sınır ötesidir.E a FDA norte-americana tem um problema de jurisdição.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır. Bu sınır ötesidir.Y el ente de EE.UU. tiene un problema de jurisdicción.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.Chińczycy definiją te obiekty jako obiekty chemiczne, nie farmaceutyczne. więc nie mogą ich kontrolować.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.Číňania charakterizujú tieto zariadenia ako chemické zariadenia, nie farmaceutické, takže tam nerobia revízie.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.là cơ sở hóa chất, không phải cơ sở dược phẩm, vì vậy họ không thanh tra.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.Китай определяет эти производства, как химические, а не фармацефтические - они их не подвергают аудиту.
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.הסינים מגדירים את המפעלים האלה כמפעלים כימיים, ולא כמפעלי ייצור תרופות,
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.كمنشات كيميائية و ليست دوائية و بالتالي لا يقوموا بالتدقيق عليهم
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.なので施設を監査していませんでした。 アメリカ食品医薬品局も
ABD Gıda ve İlaç İdaresinin... yargılama problemi vardır.제약 설비가 아닌 화학 설비로 규정합니다. 그래서 감사(監査) 를 하지 않습니다.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.Dar un copil nu judecă niciodată o carte după copertă.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.Dziecko nigdy nie ocenia człowieka po wyglądzie.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.하지만 아이는 표지를 보고 책을 판단하지는 않아요.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.Mais un enfant ne va pas juger le livre d'après sa couverture.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.Ma un bambino non giudica mai un libro dalla copertina.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.Pero un niño nunca se guía por las apariencias.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.אני באמת תוהה: למה אנחנו המבוגרים מאבדים את תחושת השובבות הזו? למעשה בזמן ההפסקה-
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.ولكنه لا يحكم على الكتاب من غلافه
Ananta Bijoy’un katillerinin çok yakın bir zamanda yakalanmasını ya da yargılamanın başlamasını ummak zor.Es difícil esperar que los asesinos de Ananta Bijoy sean atrapados pronto o que comience un juicio.
ASKERLERİN SİVİLLERİ YARGILAMASINA HAYIRNEE TEGEN MILITAIRE TRIBUNALEN VOOR BURGERS
ASKERLERİN SİVİLLERİ YARGILAMASINA HAYIRNEJ TILL MILITÄRA RÄTTEGÅNGAR MOT CIVILA
ASKERLERİN SİVİLLERİ YARGILAMASINA HAYIRNO A LOS JUICIOS MILITARES A CIVILES
ASKERLERİN SİVİLLERİ YARGILAMASINA HAYIRNON AUX PROCÈS MILITAIRES POUR LES CIVILS
ASKERLERİN SİVİLLERİ YARGILAMASINA HAYIRلا للمحاكمات العسكرية للمدنيين
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Aniž zajisté Otec soudí koho, ale všecken soud dal Synu,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Bapa sendiri tidak menghakimi siapa pun. Semua kekuasaan untuk menghakimi sudah diserahkan kepada Anak-Nya
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Bo Ojciec nikogo nie sądzi, lecz wszystek sąd dał Synowi,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Cha cũng chẳng xét đoán ai hết, nhưng đã giao trọn quyền phán xét cho Con,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Cha cũng chẳng xét_đoán ai hết , nhưng đã giao trọn quyền phán_xét cho Con ,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Denn der Vater richtet niemand; sondern alles Gericht hat er dem Sohn gegeben,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.De Vader spreekt geen oordeel uit, maar heeft Zijn Zoon opgedragen in Zijn plaats recht te spreken.
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.For Faderen dømmer heller ikke nogen, men har gitt Sønnen hele dommen,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Icke heller dömer Fadern någon, utan all dom har han överlåtit åt Sonen,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.il Padre infatti non giudica nessuno ma ha rimesso ogni giudizio al Figlio
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Kajti Oče tudi ne sodi nikogar, temuč vso sodbo je izročil Sinu,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.아버지께서 아무도 심판하지 아니하시고 심판을 다 아들에게 맡기셨으니
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Lebo Otec nesúdi nikoho, ale všetok súd oddal Synovi,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Le Père ne juge personne, mais il a remis tout jugement au Fils,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Mert az Atya nem ítél senkit, hanem az ítéletet egészen a Fiúnak adta;
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Porque el Padre no juzga a nadie, sino que todo el juicio lo dio al Hijo
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Porque o Pai a niguém julga, mas deu ao Filho todo o julgamento,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Sillä Isä ei myöskään tuomitse ketään, vaan hän on antanut kaiken tuomion Pojalle,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Tatăl nici nu judecă pe nimeni, ci toată judecata a dat -o Fiului,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Thi heller ikke dømmer Faderen nogen, men har givet Sønnen hele Dommen,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Επειδη ουδε κρινει ο Πατηρ ουδενα, αλλ' εις τον Υιον εδωκε πασαν την κρισιν,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Бо Отець і не судить нїкого, а суд увесь дав Синові,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.за да почитат всички Сина, както почитат Отца. Който не почита Сина, не почита Отца, Който Го е пратил.
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.Ибо Отец и не судит никого, но весь суд отдал Сыну,
Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğula vermiştir.כי האב לא ידין איש כי אם כל המשפט נתן לבן למען יכבדו כלם את הבן כאשר יכבדו את האב׃