yargılama ile cümle
yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İdare hukuku ^ İdari Yargılama Usulü KanunuRettslig handleevne Rettsevne
"Ceza Yargılaması Hukuku" (PDF). hukuksokagi.«Høyesteretts avgjørelse - bevistilgang» (PDF). domstol.no.
Bunun üzerine yeniden başlayan yargılama sürecinde verilen karar bir öncekiyle aynı oldu.Saken ville da på samme måte bli behandlet på ny med forsterket meddomsrett.
Bir yargılamada adaletsiz ve yanlış karar verilmiş olabilir.Beskyldningene mot ham var muligens urettmessige.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Den dømmende magt er hos domstolene.
1945-1965 yılları arasında, yargılamalar neticesinde infaz edilenlerin sayısı 137 kişi idi.Fra 1933 til 1945 ble det gjennomført minst 1035 henrettelser.
Polonya'ya iadesi üzerine yapılan yargılamada savaş suçlarından tekrar suçlu bulundu.Nye saker om krigsforbrytelser i Bosnia-Hercegovina behandles av Domstolen i Bosnia-Hercegovina.
Yargılama sonucunda, mahkeme idamına karar verdi.Etter hovedforhandlingene følger dommen.
Ancak kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda tüm suçlamalardan beraat etti.Til gjengjeld for hans tilståelse ble han gitt full immunitet fra rettsforfølgelse.
Yargılama beş yıl sürdü.Hakim memvonis 5 tahun.
İmparatorluk yasaları altında, decemviri takımı büyük davalarda yargılama hakkına sahipti.Di bawah hukum kekaisaran, desemvirat memiliki yuridiksi dalam kasus-kasus kapital.
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.Tentulah hal yang telah dijanjikan kepada kalian pasti terlaksana, bahwasanya Penghakiman pasti terjadi.
5 yıllık yargılamalardan sonra beraat etti.Vụ kiện được dàn xếp sau năm ngày xử án.
8 aydan fazla süren yargılamanın sonucunda Simpson beraat etmiştir.Vì lý do này, bồi thẩm đoàn chỉ mất 8 phút để tuyên ông trắng án.
Kısa süre sonra Marie Antoinette'in yargılama süreci başladı.Ngày 14 tháng 10, Marie Antoinette bị đem ra xét xử trước Tòa án Cách mạng.
Kralı yargılama kararı Avam Kamarasında oylanarak 26'ya karşı 29 oyla kabul edilir.Sau đó Dự luật được Thượng viện phê chuẩn với 49 phiếu thuận/26 phiếu chống.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.私の罪は、人を見た目で判断せず、何を喋り、何を考えるかで判断する罪だ。
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.この判断が物議を醸した。
Yargılama üç hafta boyunca sürdü.裁判は3年に渡り続いた。
Yargılama, 16 Mart 1982'de sonuçlandı.1948年3月16日に判決が宣告された。
Devrimci mahkemeler, devrime karşı suçları yargılamak için kurulmuştu.革命裁判所は人民の敵を処罰するために設置される。
Heurtebise ve Orphée de tesadüfen bu yargılamanın tam ortasına düşerler.オルモとアルフレードは裁判の場で運命の再会を果たすこととなる。
Müdafi, ceza yargılamasında şüpheli veya sanıkların savunmasını yapan kişi ya da avukattır.検察審査員が事件について被疑者の代理人又は弁護人となったとき。
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.所以他勸戒説:“你們總要自己省察有信心沒有,也要自己試驗。
Yargılama üç hafta boyunca sürdü.审判计划持续三周。
Medeni Yargılama Hukukunda Sulh.久之,民恥爭訟。
Ancak Şeyhülislam’ın yargılama yetkisi yoktu.”地上沒有公義的審判。
Yargılamanın aleniyeti ilkesi Anayasa Mahkemesi davalarında geçerli değildir.他们声称,宪法给予最高法院的初审管辖权的部分并不适用。
12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra tutuklandı, fakat yargılama sonucunda aklandı.1921년 3월 3일 에 열린 재판에서 사형 을 선고받았지만 나중에 종신형으로 감형되었다.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.배심원단은 2번의 재판 후에 그들을 사면시켰다.
Yapılan yargılamada yeniden ölüm cezasına çarptırıldı.그해에 그는 다시 장례원판결사에 임명되었다.
Yargılamalar 3 Mayıs 1946'da başlamış ve 12 Kasım 1948'de sona ermiştir.בית הדין החל דיוניו ב-3 במאי 1946 וסיים מלאכתו ב-12 בנובמבר 1948.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.הפעם נשמע בבירור משפט חשוב.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.כל אדם שמואשם בעבירה ייחשב חף מפשע עד שתוכח אשמתו.
Yargılamaların sonucunda hiç kimse cezaevine girmedi.עם זאת איש מהם לא ריצה בסופו של דבר עונש מאסר.
Bu yargılamalardan kimse ceza almadı.לא הוגש ערעור על החלטות אלה.
3 sanık hakkındaki dava düşerken, 2 sanık da yargılama sırasında vefat etmiştir.הדיונים נערכו בדלתיים סגורות, לאור העובדה ששניים מהנאשמים היו קטינים בזמן הרצח.
Disiplin ve yargılama, her ne kadar icraata geçmemişse de konunun ana mesajıdır.כל הוראתו, מוזרה ככל שתהיה, הפכה מיד לחוק.
Yargılamalar halka açık,savunma hakkına özen gösterilerek yapılırdı.המשפט נקבע כאחיד לכל האזרחים וכן היה צריך להיות גלוי.
Devrimci mahkemeler, devrime karşı suçları yargılamak için kurulmuştu.החוק פישט את התהליך המשפטי נגד מי שנתפסו כמתנגדים למהפכה.
5 haftalık yargılama sonucunda savunma ve iddia makamı 100'den fazla kişiyi tanıklık etmeleri için çağırdı.За повече от 5 месеца комисията изслушва над 100 свидетели.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.Доколко било основателно това решение е много спорно.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Започват дълги съдебни дела.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.Той преглежда жалбите от предните две инстанции.
Buna karşın ceza yargılamalarında davalı tabiri kullanılmaz.По време на обвинителните процеси полът на обвиняемите не е от значение.
Yargılama beş yıl sürdü.Процесът срещу него трае 5 години.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.Особено, ако някой отива в съда като обвиняем.
Yargılamalar 3 Mayıs 1946'da başlamış ve 12 Kasım 1948'de sona ermiştir.Suđenje je počelo 3. svibnja 1946. a završeno je 12. studenoga 1948.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Država mora imati namjeru voditi rat samo zbog pravednog i opravdanog razloga.
II. Abdülhamit, görünüşte de olsa yargılama önermiştir.Mateo Beusan: I ja sam kao sudac griješio.
Linç, hiçbir adil yargılama olmadan insanları cezalandırma yöntemidir.McCoy učini sve što je u njegovoj mogućnosti kako bi spriječio nepravednu presudu.
Askeri Yargıtay'a yapılan son bir yeniden yargılama isteği ise reddedildi.U konačnici je i posljednja žalba ubojica odbijena.
Yargılama sonucunda 26 Kasım 2014 tarihinde bu davadan beraat etti.Zbog ovog slučaja protiv njega je podignuta optužnica 27. studenog 2013.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mojím zločinom je posudzovanie ľudí podľa toho čo hovoria a čo si myslia, nie podľa toho ako vyzerajú.
Yargılamalar 3 Mayıs 1946'da başlamış ve 12 Kasım 1948'de sona ermiştir.Tribunál sa konal od 3. mája 1946 do 12. novembra 1948.
Yargılamalar "Halk denetleyicileri" önünde yapılır.Audítori sú rozdelení do „audítorských skupín“.
İstiklal Mahkemesindeki yargılama sonunda aklandı.Pre Posledný súd to platí v plnej miere.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Formálne pramene práva odpovedajú na otázku čo je právo.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Sodno oblast izvršujejo sodišča.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.Ta sodba je vsaj pretirana.