yargılama ile cümle

yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hiçbiri seni yargılamadı mı?» diye sordu.Kadın, «Hiçbiri, efendim» dedi.Hat niemand dich verurteilt? 11 Sie aber sprach: Niemand, Herr.
Sonra bir yargılamaya tabi tutulup Romalılara isyan ve ihanetten dolayı idam cezası verildi.Dort erwartet sie ein Gerichtsverfahren wegen Aufstands und Verrat.
27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra tutuklandı ve Yassıada Yargılamaları'nda yargılandı.Nach dem Militärputsch vom 27. Mai 1960 wurde er verhaftet und in den Yassıada-Prozessen vor Gericht gestellt.
İdare hukuku ^ İdari Yargılama Usulü KanunuVerfassung. – Verfahren. – Rechtssprechung.
Heinz Auerswald - Yahudi yargılamaları yapan yargıç.Jan Meyerowitz: Der echte jüdische Witz.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Es kam zu Massenverhaftungen und -hinrichtungen.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Sie entschieden über ihre Zugehörigkeit zu einer Farbe nicht objektiv, sondern nach Gefühl.
Marti ise sahte bir yargılamanın ardından vurularak idam edildi.Morley wurde nach der Urteilsverkündung auf freien Fuß gesetzt.
Yargılama sonucu 13 Mart 1938 tarihinde idam edildi.Das Urteil wurde am 14. März 1938 vollstreckt.
Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı.Die Öffentlichkeit erfuhr jedoch nichts über die Ermittlungen und Verhaftungen.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.Bei letzteren handelte es sich nach Auffassung der Polizei um Zeugen der ersten beiden dort begangenen Morde.
Çünkü O'nun yargılama saati geldi.L’heure de leur châtiment est arrivée.
Muhâkemât (muhâkemeler), doğru hüküm verme ,akıl yürütme,yargılama,sorgulama demektir.Leur tâche, leur indique-t-on, est de comprendre, non de juger ».
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Il ne juge pas les gens en fonction de leur genre ou de leur couleur de peau.
Yasalardan aldığım yetkiyi kullanarak yargılama yapıyorum.J'exécuterai fidèlement les mandats qui me seront confiés.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Une longue procédure judiciaire s'engage.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Actif décidé à se défendre lorsque sa cause est honnête et juste.
Örneğin bir hükümet bir kişiyi yargılama olmaksızın alıkoyabilir.Aucun citoyen ne peut être privé de sa liberté sans l'ordonnance d'un juge.
Medeni Yargılama Hukukunda Sulh.Mise en liquidation judiciaire de la société.
Bir insanı görünüşü ile yargılamamalısın.No debes juzgar a un hombre por su apariencia.
İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamamalısın.No deberías juzgar a la gente por su aspecto.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.El fallo del jurado fue muy discutido.
Çünkü O'nun yargılama saati geldi.La hora de la justicia ha llegado.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.En total, solo cumplió nueve meses de su condena.
3 sanık hakkındaki dava düşerken, 2 sanık da yargılama sırasında vefat etmiştir.En el accidente murieron él y dos abogadas.
Bir yargılamada adaletsiz ve yanlış karar verilmiş olabilir.¿Por qué no pudo haber habido una captura y juicio?
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.El modelo constitucional de juicio justo en el ámbito del proceso civil.
Yargılama üç hafta boyunca sürdü.Los juicios se realizaron a lo largo de tres años.
Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı.Nunca hubo ningún juicio ni encuesta legal acerca de la desaparición y muerte de los dos muchachos.
Osiris, öte âlemin, ölüm ötesinin, yargılamanın ve yeniden doğuşun tanrısıdır.Osiride, dio dell'aldilà,della resurrezione e della terra.
Yargılamalar 3 Mayıs 1946'da başlamış ve 12 Kasım 1948'de sona ermiştir.Il tribunale si riunì per la prima volta il 3 maggio 1946 e si sciolse il 12 novembre 1948.
Askeri Yargıtay'a yapılan son bir yeniden yargılama isteği ise reddedildi.Il suo successivo appello contro la decisione dei giudici fu respinto.
Fakat Sir Henry Vane'in ithami yargilama için getirilen diğer sahitler tarafından teyit edilmedi.Giudica Sir Daniel privo di nobiltà.
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.Il processo è molto controverso.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Da qui in poi inizia una lunga battaglia legale.
Yargılama gücü olan bir ilçe değildir ancak kendi savcı odası vardır.Non è più un commissario esterno a giudicare le sfide, ma il solo pubblico da casa.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.Successivamente la pena venne ridotta dalla Corte Suprema di Giustizia a tre anni e nove mesi.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Il potere giudiziario è esercitato nei tribunali.
15 Eylül - Yassıada Yargılamaları kararları açıklandı.Il 5 agosto dovrà rispondere di queste accuse in tribunale.
Örneğin bir hükümet bir kişiyi yargılama olmaksızın alıkoyabilir.Nessun cittadino può essere privato della libertà personale senza ordine di un giudice.
Eğer jüri son kararda anlaşamazsa yeniden yargılama yapılır.In caso di nuovo giudizio negativo il magistrato è rimosso dall'ordine giudiziario.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Мы должны помнить — Нужно судить человека не по цвету его кожи, а по его личным качествам.
Bu yargılama Hakikat'i temsil eden bir tüy yardımıyla yapılır.Есть решение суда, подтверждающее это.
Çünkü O'nun yargılama saati geldi.Его время подошло к концу, пришло время справедливости.»
Bu yargılama epey tartışmalı oldu.Само решение судей было очень спорным.
27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra tutuklandı ve Yassıada Yargılamaları'nda yargılandı.После государственного переворота 27 мая 1960 года был арестован и отдан под суд.
Arınç yargılama sonunda 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak Yargıtay hapis cezasını iptal etti.Ему грозили 2 года тюрьмы, но апелляционный суд отменил приговор.
Yargılama beş yıl sürdü.Судебные разбирательства продлились пять лет.
35:32 Katili yargılamadan öldürme Num.35:12 Не убивать преступника без суда и следствия 293 Дв.
Bu olaydan sonra Roma'da yargılamalar genişletildi.Возможно, в Риме действительно ходили такие слухи.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.Начался долгий судебный процесс.
Yargılama yetkisi mahkemeler tarafından kullanılmaktadır.Судебная власть в стране представлена через суды.
Tarihimize nasıl baktığımızı gözden geçirdiğim bu kitapta kendimizi yargılamamızı yargılıyorum.Что это книга, по которой меня будут судить.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Обеспечение иска — специальная мера, предусмотренная гражданско-процессуальным законодательством.
Yargılamanın aleniyeti ilkesi Anayasa Mahkemesi davalarında geçerli değildir.Первоначальный текст Закона судного не сохранился.
Davanın sözlü yargılama aşaması 28 Nisan 2015'te tamamlanmıştır.По последнему решению суда, находится под арестом до 28 августа 2015 года.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.جريمتي هي الحكم على الناس بحسب أقوالهم وأفكارهم، وليس بحسب منظرهم.
İzmir yargılamaları 13 Temmuz 1926'da son buldu.انتهت جلسات محاكمات ازمير في تاريخ 13 يوليو 1926.
Darbeciler, yargılamaya gitmek yerine hastanede kuyruk olmayı huy edindiler.لكن قررت السيدة الالتحاق بالدير بدلا من ذلك.
Bu yargılama 20 Ocak 1649'da başladı.بدأت محاكمتها في 30 يونيو 1692.

İlgili Sayfalar