yargılama ile cümle

yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Non giudicate secondo le apparenze, ma giudicate con giusto giudizio!»
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nu judecaţi după înfăţişare, ci judecaţi după dreptate.``
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Richtet nicht nach dem Ansehen, sondern richtet ein rechtes Gericht.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Μη κρινετε κατ' οψιν, αλλα την δικαιαν κρισιν κρινατε.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Не судите по наружности, но судите судом праведным.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Не судіть по виду, а праведний суд судїть.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››След него дойде Симон Петър и влезе в гроба; видя плащаниците сложени,
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››אל תשפטו למראה עין כי אם משפט צדק שפטו׃
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››لا تحكموا حسب الظاهر بل احكموا حكما عادلا
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››不 可 按 外 貌 斷 定 是 非 、 總 要 按 公 平 斷 定 是 非
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››不可按 外貌 斷定 是非 、 總要 按 公平 斷定 是非
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Als moorden in een oorlog een misdaad is, zul je elke soldaat ter wereld moeten aanklagen.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Dacă uciderea într-un război este o crimă, atunci trebuie să acuzaţi toţi soldaţii din lume.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Jeśli zabijanie na wojnie jest przestępstwem, to musicie pozwać każdego żołnierza na świecie.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.전쟁 중에 사람을 죽이는 것이 범죄라면 당신은 전 세계의 모든 군인에게 책임을 물어야 할 겁니다.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Nếu giết người trong chiến tranh là tội ác, hẳn các ông phải buộc tội mọi người lính trên thế giới.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Se uccidere in guerra è un crimine, allora si dovrebbe incriminare ogni soldato al mondo
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Si matar en una guerra es un crimen, entonces debe acusar a todos los soldados del mundo.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Si tuer en temps de guerre est un crime, alors il vous faut poursuivre tous les soldats du monde.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Wenn Umbringen im Krieg ein Verbrechen ist, dann müssen Sie alle Soldaten auf der Welt anklagen.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Ако да убиваш по време на война е престъпление, тогава трябва да осъдите всички войници на света.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.Если убийство на войне — преступление, тогда Вы должны судить каждого солдата на земле.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.אם להרוג במלחמה הוא פשע, אז צריך לתבוע כל חייל בעולם.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.إذا كان القتل في الحرب جريمة، إذاً عليك أن تتهم كل جندي في العالم.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.世界中の兵士はみんな罪人だ 戦争は犯罪だけど 始めたのは僕じゃない
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.A gdybyście wiedzieli, co to jest: Miłosierdzia chcę, a nie ofiary, nie potępialibyście niewinnych;
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.A keby ste boli poznali, čo je to: Milosrdenstvo chcem a nie obeť, neboli by ste odsúdili nevinných.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Dacă aţi fi ştiut ce însemnează: ,Milă voiesc, iar nu jertfe,` n'aţi fi osîndit pe nişte nevinovaţi.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Ha pedig tudnátok, mi ez: Irgalmasságot akarok és nem áldozatot, nem kárhoztattátok volna az ártatlanokat.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.나는 자비를 원하고 제사를 원치 아니하노라 하신 뜻을 너희가 알았더면 무죄한 자를 죄로 정치 아니하였으리라
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Ko bi pa vedeli, kaj se pravi: „Usmiljenja hočem in ne daritve“, ne bi obsojali nedolžnih.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Mas, se vós soubésseis o que significa: Misericórdia quero, e não sacrifícios, não condenaríeis os inocentes.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Mutta jos tietäisitte, mitä tämä on: `Laupeutta minä tahdon enkä uhria`, niin te ette tuomitsisi syyttömiä.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Než kdybyste věděli, co je to: Milosrdenství chci a ne oběti, neodsuzovali byste nevinných.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Εαν ομως εγνωριζετε τι ειναι Ελεον θελω και ουχι θυσιαν, δεν ηθελετε καταδικασει τους αθωους.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.А коли б ви знали, що воно є: Милости хочу, а не жертви, то не осуджували б невинуватих.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.если бы вы знали, что значит: милости хочу, а не жертвы, то не осудили бы невиновных,
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.Но ако бяхте знаели що значи тая дума: “Милост искам, а не жертва”, не бихте осъдили невинните.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.ולו ידעתם מה הוא חסד חפצתי ולא זבח לא הרשעתם את הנקים׃
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.فلو علمتم ما هو. اني اريد رحمة لا ذبيحة. لما حكمتم على الابرياء.
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.『 我 喜 愛 憐 恤 、 不 喜 愛 祭 祀 。 』 你 們 若 明 白 這 話 的 意 思 、 就 不 將 無 罪 的 、 當 作 有 罪 的 了
Eğer siz, ‹Ben kurban değil, merhamet isterim› sözünün anlamını bilseydiniz, suçsuzları yargılamazdınız.『 我 喜 愛憐恤 、 不喜愛 祭祀 。 』 你 們若 明白 這話 的 意思 、 就 不 將無 罪 的 、 當作 有罪 的 了
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Az esztétikai ítélkezést az írókra és a nyelvet beszélőkre bízhatjuk.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Chúng ta có thể để việc đánh giá thẩm mĩ cho người viết và người nói.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.심미적인 판단은 작가나 연설가들에게 맡겨버리고
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Můžeme nechat estetická mínění spisovatelům a řečníkům.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Nous pouvons laisser les jugements esthétiques aux écrivains et aux orateurs.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Oceny estetyczne zostawimy pisarzom i mówcom.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Podemos deixar a estética para os escritores e para os falantes.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Podemos dejar los juicios estéticos a los escritores y a los oradores.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Possiamo lasciare i giudizi estetici agli scrittori o ai relatori.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Putem lăsa judecăţile estetice scriitorilor şi oratorilor.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Vi kan lade skribenterne og talere om at dømme æstetisk.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.We laten de esthetische waardeoordelen aan de schrijvers en de sprekers.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Wir können die ästhetische Beurteilung denen überlassen, die schreiben und reden.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Μπορούμε να αφήσουμε τις αισθητικές κρίσεις στους συγγραφείς και στους ομιλητές.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Ми зможемо залишити судження про красу для письменників та ораторів.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Можем да оставим естетичните съждения за писателите и ораторите.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.Мы сможем оставить суждения о красоте для писателей и ораторов.
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.נוכל להשאיר את השיפוט האסתטי לכותבים ודוברים

İlgili Sayfalar