yargılama ile cümle
yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››ибо дело оканчивает и скоро решит по правде, дело решительное совершит Господь на земле.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››скінчивши бо слово, поскорить ся в правдї; бо скоро слово зробить Господь на землі.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››כי כלה ונחרצה אדני עשה בקרב הארץ׃
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››لانه متمم امر وقاض بالبر. لان الرب يصنع امرا مقضيا به على الارض.
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››因 為 主 要 在 世 上 施 行 他 的 話 、 叫 他 的 話 都 成 全 、 速 速 的 完 結 。
Çünkü Rab yeryüzündeki yargılama işini Tez yapıp bitirecek.››因 為 主要 在 世上 施行 他的話 、 叫 他 的 話都 成全 、 速速 的 完結 。
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Il m'a dit, "Eh, mec, avec ton apparence, comment peux-tu ne pas t'attendre à ce qu'on te juge ?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?알리가 하는 말이, "이봐요, 친구 당신이 이런 얼굴로 쳐다보기 시작하면 다른 사람들이 어떻게 당신을 판단하겠어요?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Me dijo: "Eh, amigo, cuando empiezas a verte así, ¿cómo esperas que no te juzguen?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?Mi-a zis, "Hei, amice, când începi să arăţi aşa cum te aştepţi ca lumea să nu te judece?"
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?"Stary, jeżeli tak wyglądasz, jak chcesz, żeby ludzie cię nie oceniali?".
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?כלומר, כמה פרסום צריך בשביל שנשנה את דעתנו או ניצור דעות על אנשים אחרים?
Dedi ki, "Hey dostum, sen böyle görünürken, insanların seni yargılamamalarını nasıl bekliyorsun?قال لي : عندما تبدوا بهذا الشكل كيف لا تتوقع أن يحكم الناس عليك؟
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.우리의 균형을 판단하기 위한 우리가 선택한 그 시간을 다루는 데 있어서 주의해야 합니다.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.Wir müssen umsichtig mit dem gewählten Zeitrahmen umgehen, nach dem wir unsere Balance beurteilen.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.שאנחנו צריכים להיות זהירים עם מסגרת הזמן שאנחנו בוחרים כדי להעריך את האיזון שלנו.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.علينا أن نكون حذرين من الإطار الزمني الذي نختاره للحكم على التوازن لدينا.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.どのような時間枠で求めるのか 気を付けなければいけません 一年間の休養を経て
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.At man ikke skal skue hunden på hårene.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Cu alte cuvinte, nu vă grăbiţi să judecaţi oamenii.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.En d'autres termes, retenez-vous quand il s'agit de juger les autres.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.En otras palabras, contente a la hora de juzgar a las personas.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Het betekent: oordeel niet te snel.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.In altre parole, trattieniti dal giudicare gli altri.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.In anderen Worten, halte Dich zurück, wenn es um die Beurteilung anderer Menschen geht.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Innymi słowy, powstrzymaj się, gdy zaczynasz osądzać ludzi.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Inými slovami, kroťte sa, keď súdite ľudí.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Jadi, janganlah cepat-cepat menghakimi seseorang.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Jinými slovy, dvakrát měřte, než začnete ostatní soudit.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.즉, 사람에 대해 성급히 판단하지 말라는 겁니다.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Más szóval, fogjuk vissza magunkat, mielőtt pálcát törnénk valaki fölött.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.-med änglar och trumpeter. En galen tanke för en sekulär person som mig.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Nói một cách khác, kìm nén sự nóng vội của bạn khi đánh giá người khác.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Ou seja, aguentem os cavalos quando forem julgar alguém.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Toisin sanoen, pidätelkää itseänne, kun aiotte tuomita ihmisiä.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Ustavite torej konje, ko želite soditi o ljudeh.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Με άλλα λόγια, κάνε κράτει στις κρίσεις σου για τους ανθρώπους.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Другими словами, придержи коней, если собрался судить людей.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.Отож, не поспішайте судити людей.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.С други думи, бъдете сдържани, когато съдите хората.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.במילים אחרות, תחזיקו את עצמכם כשאתם באים לשפוט אנשים.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.بعبارة اخرى . اكبح جماحك عند الحكم على الناس .
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.誰かの本当の価値なんて 知る必要はありません
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Älkää tuomitko näön mukaan, vaan tuomitkaa oikea tuomio."
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Dömen icke efter skenet, utan dömen en rätt dom.»
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Døm ikke efter synet, men døm en rettferdig dom!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Dømmer ikke efter Skinnet, men dømmer en retfærdig Dom!"
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ðừng cứ bề ngoài mà xét đoán, nhưng phải xét đoán theo lẽ công bình.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ðừng cứ bề_ngoài mà xét_đoán , nhưng phải xét_đoán theo lẽ công_bình .
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Jangan menghakimi orang berdasarkan yang kelihatan, tetapi berdasarkan keadilan.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››외모로 판단하지 말고 공의의 판단으로 판단하라 하시니라
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Laat u niet leiden door uw vooroordelen, maar wees eerlijk en rechtvaardig."
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Não julgueis pela aparência mas julgai segundo o reto juízo.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne ítéljetek a látszat után, hanem igaz ítélettel ítéljetek!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne jugez pas selon l`apparence, mais jugez selon la justice.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Ne sodite po licu, ampak sodite pravično sodbo!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nesúďte podľa zovňajška, ale súďte spravedlivý súd!
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nesuďte podle osoby, ale spravedlivý soud suďte.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››Nie sądźcie według widzenia, ale sprawiedliwy sąd sądźcie.
Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun.››No juzguéis según las apariencias, sino juzgad con justo juicio