yargıcı ile cümle
yargıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Судья по делу Майкла, Лоис Форер, считала, что это неразумно.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Съдията по делото, Съдия Лоис Форер решила, че това няма никакъв смисъл.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.קובעות מינימום של שנתיים עונש על פשע מעין זה.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.وكانت القاضية في هذه القضية هو " لويس فورير " وقد رأى ان هذا لا منطقي على الاطلاق
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.それには当たらないと考えました なぜなら彼は初犯で
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var. Bunları seninle paylaşmasını istemelisin.Jasně, Bryane, soudce má kouzelnou moc, řekni si o kousek.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Certo, Bryan, il giudice ha poteri magici.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Da, Bryan, judecătorul are puteri magice.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Genau, Bryan, der Richter hat Zauberkräfte.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Ja, Bryan, magische krachten!
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var."Just det, Bryan, domaren har magiska krafter."
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.그 재판관은 분명히 마술의 힘을 가졌으니
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Oui, Bryan, le juge a un pouvoir magique.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Persze Bryan, a bírónak varázsereje van.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Sííí, Bryan, el juez tiene poderes mágicos.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var."Sim, Bryan, o juiz tem um poder mágico.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Tak, Bryan, sędzia ma magiczną moc.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.'Οντως, Μπράιαν, ο δικαστής έχει κάποια μαγική δυνάμη.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Да, Брайан, у судьи есть магическая сила.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Да, Брайън, съдията има магическа сила.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.כן, בריאן, לשופט יש איזשהו כוח קסם.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.حسناً ، بريان ، القاضي لديه قوى خارقة.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.この真偽を尋ねるしかないだろう
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.A ki, ha szinte igazam volna, sem felelhetnék néki; kegyelemért könyörögnék ítélõ birámhoz.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Aun siendo justo, no podría responder; más bien, pediría clemencia en mi causa
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Chiar dacă aş avea dreptate, nu I-aş răspunde. Nu pot decît să mă rog judecătorului.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Dầu khi tôi công bình, tôi cũng không dám đối lại cùng Ngài; Nhưng tôi cầu xin ơn của Ðấng phán xét tôi.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Dầu khi tôi công_bình , tôi cũng không dám đối lại cùng Ngài ; Nhưng tôi cầu_xin ơn của Ðấng phán_xét tôi .
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Embora, eu seja justo, não lhe posso responder; tenho de pedir misericórdia ao meu juiz.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Har jeg end Ret, jeg kan dog ej svare, må bede min Dommer om Nåde!
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.jeg som ikke kunde svare om jeg enn hadde rett, men måtte be min dommer om nåde!
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.가령 내가 의로울지라도 감히 대답하지 못하고 나를 심판하실 그에게 간구하였을 뿐이며
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Kterémuž, bych i spravedliv byl, nebudu odpovídati, ale před soudcím svým pokořiti se budu.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Któremu, chociażbym był sprawiedliwym, nie odpowiem; owszem się sędziemu memu upokorzę.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Ktorému, i keby som bol spravedlivý, neodpoviem; svojho sudcu budem pokorne prosiť o milosť.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Nej, om jag än hade rätt, tordes jag dock ej svara; jag finge anropa min motpart om misskund.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Quand je serais juste, je ne répondrais pas; Je ne puis qu`implorer mon juge.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Se avessi anche ragione, non risponderei, al mio giudice dovrei domandare pietà
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Tudi ko bi prav imel, bi mu ne mogel odgovoriti – milosti bi rajši prosil sodnika svojega.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Vaikka oikeassakin olisin, en saisi vastatuksi; minun täytyisi tuomariltani armoa anoa.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Walaupun aku tidak bersalah, apa dayaku, kecuali mohon belas kasihan dari Allah hakimku
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Wenn ich auch recht habe, kann ich ihm dennoch nicht antworten, sondern ich müßte um mein Recht flehen.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.προς τον οποιον, και αν ημην δικαιος, δεν ηθελον αποκριθη, αλλ' ηθελον ζητησει ελεος παρα του Κριτου μου.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Комуто, и праведен ако бях, не можех отговори, Но щях да повярвам, че е послушал гласа ми.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.Хотя бы я и прав был, но не буду отвечать, а буду умолять Судию моего.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.אשר אם צדקתי לא אענה למשפטי אתחנן׃
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.لاني وان تبررت لا اجاوب بل استرحم ديّاني.
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.我 雖 有 義 、 也 不 回 答 他 . 只 要 向 那 審 判 我 的 懇 求
Haklı olsam da Ona yanıt veremez, Merhamet etmesi için yargıcıma yalvarırdım ancak.我 雖有義 、 也 不 回答 他 . 只要 向那 審 判 我 的 懇求
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!(93:2) Восстань, Судия земли, воздай возмездие гордым.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Alzati, giudice della terra, rendi la ricompensa ai superbi
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Bangkitlah, ya Hakim seluruh bumi, hukumlah orang congkak setimpal perbuatan mereka
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Dvigni se, o zemlje sodnik, daj povračilo prevzetnim!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Emelkedjél fel te, földnek birája, fizess meg a kevélyeknek!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Erhebe dich, du Richter der Welt; vergilt den Hoffärtigen, was sie verdienen!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!¡Exáltate, oh Juez de la tierra! Da su recompensa a los soberbios
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Exalta-te, ó juiz da terra! dá aos soberbos o que merecem.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Hỡi quan xét thế gian, hãy chổi dậy, Báo trả xứng đáng cho kẻ kiêu ngạo.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Hỡi quan xét thế_gian , hãy chổi dậy , Báo trả xứng_đáng cho kẻ kiêu_ngạo .
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!세계를 판단하시는 주여 일어나사 교만한 자에게 상당한 형벌을 주소서