yargıcı ile cümle

yargıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıcıdır.בית הדין הבינלאומי לצדק.
1892'de İstinaf Mahkemesi yargıcı oldu.בשנת 1892 התמנה לסגן שופט בבית-משפט לערעורים.
AİHM yargıcı.Да бъде съдия.
2. İbranice de bu ad “Tanrı benim yargıcımdır” anlamındadır.Na starohebrejskom to znači moj sudac je Bog.
2003 yılında Yüksek Mahkeme yargıcı olarak atandı.Godine 2003. postao je sudac saveznog suda.
Bir Amerika Birleşik Devletleri federal yargıcı da aynı durumda aynı şeyi yapabilir.Savezna država u SAD može imati oba.
Valar'ın yargıcıydı, fakat hükümlerini Menwë'nin çağrısı üzerine bildirirdi.Je Hlásateľom súdu Valar, ale svoje súdne výroky prednáša len na Manwëho pokyn.
2. İbranice de bu ad “Tanrı benim yargıcımdır” anlamındadır.Pôvod má v hebrejčine, kde Dáníél znamená „Boh rozsúdil“, „Boh je sudca“.
1892'de İstinaf Mahkemesi yargıcı oldu.Leta 1890 je postal sodnik.
Yargıcın takdir yetkisi vardır ve bunu adil kullanır.Taki vodja drži svojo besedo in je pošten.
AİHM yargıcı.Teisėjas.
12 Aralık 2011 tarihinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıcı olarak seçildi.12. detsembril 2011 valiti ta Rahvusvahelise Kriminaalkohtu assamblee presidendiks.
Sandra Day O'Connor'ı, Yüksek Mahkeme'nin ilk kadın yargıcı olarak atadı.7. juuli – USA president Ronald Reagan määras Sandra Day O'Connori esimese naisena Ülemkohtu liikmeks.
Ama bu davaları kimin gördüğünü değiştireceklerine, Kongre uzman olmayan bir yerel yargıcı davadan sorumlu-Il était considéré comme un algorithme mathématique ou une loi de la nature.
Bunun nedeni ise, tek bir duruşma yargıcının, hayatını muhakeme ile geçiren bir hukukçunun, -Webbink :
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Aici e Tomas, judecătorul de la judecătoria districtuală.
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Det är Tomas - domaren... ...som är domaren i tingsrätten.
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Det är Tomas - domaren... ...som är domaren i tingsrätten.
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.이게 Tomas입니다. 판사요. 지방법원의 판사입니다.
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.- Това е Томас, съдията.
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı..זה תומאס, השופט .הוא השופט בבית המשפט המחוזי
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı."إنه "توماس القاضي في المحكمة الجزئية
Buradaki Tomas, yargıç. Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.スウェーデンの 著作権協会会員だ
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Bo Pan jest sędzia nasz, Pan zakonodawca nasz; Pan król nasz; on nas zbawi.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Denn der HERR ist unser Richter, der HERR ist unser Meister, der HERR ist unser König; der hilft uns!
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.For Herren er vår dommer, Herren er vår lovgiver, Herren er vår konge, han skal frelse oss.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.대저 여호와는 우리 재판장이시요 여호와는 우리에게 율법을 세우신 자시요 여호와는 우리의 왕이시니 우리를 구원하실 것임이니라
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Lebo Hospodin náš sudca, Hospodin náš zákonodarca, Hospodin náš kráľ, on nás spasí.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Mert az Úr a mi bíránk, az Úr a mi vezérünk, az Úr a mi királyunk, Õ tart meg minket!
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Nebo Hospodin jest soudce náš, Hospodin ustanovitel práv našich, Hospodin král náš, onť spasí nás.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Poiché il Signore è nostro giudice, il Signore è nostro legislatore, il Signore è nostro re; egli ci salverà.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Porque Jehovah es nuestro Juez; Jehovah es nuestro Legislador. Jehovah es nuestro Rey; él mismo nos salvará
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Porque o Senhor é o nosso juiz; o Senhor é nosso legislador; o Senhor é o nosso rei; ele nos salvará.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Sillä Herra on meidän tuomarimme, Herra on johdattajamme, Herra on meidän kuninkaamme; hän pelastaa meidät.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Thi HERREN er vor Dommer, HERREN er vor Hersker, HERREN er vor Konge, han bringer os Frelse.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Ty HERREN är vår domare, HERREN är vår härskare, HERREN är vår konung, han frälsar oss.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Want de HERE is onze rechter, onze wetgever en koning. Hij zal ons helpen.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Zakaj GOSPOD je naš sodnik, GOSPOD postavodajec naš, GOSPOD kralj naš, on nas bo rešil.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Защото Господ е наш съдия, Господ е наш законодател, Господ е наш цар, Той ще ни спаси.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.Ибо Господь – судия наш, Господь – законодатель наш, Господь – царь наш; Он спасет нас.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.כי יהוה שפטנו יהוה מחקקנו יהוה מלכנו הוא יושיענו׃
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.فان الرب قاضينا. الرب شارعنا. الرب ملكنا هو يخلّصنا.
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.因 為 耶 和 華 是 審 判 我 們 的 、 耶 和 華 是 給 我 們 設 律 法 的 、 耶 和 華 是 我 們 的 王 . 他 必 拯 救 我 們
Çünkü yargıcımız RABdir; Yasamızı koyan RABdir, Kralımız RABdir, bizi O kurtaracak.因為 耶和華 是 審判 我 們的 、 耶和華 是 給我們設 律法 的 、 耶和華 是 我 們的王 . 他 必 拯救 我們
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.A juíza, neste caso a Juíza Lois Forer, considerou que isso não fazia sentido.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Az eset bírója, Lois Forer bíró, úgy vélte, ennek semmi értelme.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.De rechter in de zaak, rechter Lois Forer vond dat dit nergens op sloeg.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Die Richterin in diesem Fall, Richterin Lois Forer, dachte, dass dies keinen Sinn ergebe.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Dommeren på sagen, dommer Lois Forer tænkte at det ikke gav nogen mening.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Hakim pada kasus ini, Hakim Lois Forer beranggapan bahwa ketentuan hukuman tersebut tak masuk akal.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Il giudice incaricato del caso, Giudice Lois Forer pensava che non avesse senso.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Judecătoarea cazului, Lois Forer s-a gândit că asta nu are nici un sens.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.이 사건의 판사, 루이스 포러는 이것은 말도 안된다고 생각했습니다.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.La jueza del caso, Lois Forer, pensó que esto no tenía sentido.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.La juge saisie de l'affaire, la juge Lois Forer a pensé que cela n'avait aucun sens.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Quan tòa vụ án đó - quan tòa Lois Forer - cho rằng điều đó không hợp lý.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Sędzia Lois Forer, która sądziła tą sprawę, uznała że to bez sensu.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Soudkyně tohoto případu, soudkyně Lois Forerová, to považovala za nesmyslné.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Sudkyňa tohto prípadu, Lois Forer, to považovala za nezmyselné.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Η Λόις Φόρερ, η δικαστίνα που ανέλαβε την υπόθεση, σκέφτηκε ότι αυτό δεν είχε νόημα.

İlgili Sayfalar