yargıç ile cümle

yargıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Erhebe dich, du Richter der Welt; vergilt den Hoffärtigen, was sie verdienen!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!¡Exáltate, oh Juez de la tierra! Da su recompensa a los soberbios
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Exalta-te, ó juiz da terra! dá aos soberbos o que merecem.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Hỡi quan xét thế gian, hãy chổi dậy, Báo trả xứng đáng cho kẻ kiêu ngạo.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Hỡi quan xét thế_gian , hãy chổi dậy , Báo trả xứng_đáng cho kẻ kiêu_ngạo .
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!세계를 판단하시는 주여 일어나사 교만한 자에게 상당한 형벌을 주소서
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Lève-toi, juge de la terre! Rends aux superbes selon leurs oeuvres!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Nouse, maan tuomari, kosta ylpeille heidän tekonsa.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Podnieś się, o Sędzio wszystkiej ziemi! a daj zapłatę pysznym.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Pozdvihni sa, sudca zeme! Daj pyšným odplatu!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Reis dig, du jordens dommer, la gjengjeldelse komme over de overmodige!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Res dig, du jordens domare, vedergäll de högmodiga vad de hava gjort.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Scoală-Te, Judecătorul pămîntului, şi răsplăteşte celor mîndri după faptele lor!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!stå op, du Jordens Dommer, øv Gengæld mod de hovmodige!
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!U bent de grote rechter van deze aarde. Sta op en spreek Uw oordeel uit over alle hoogmoedige mensen.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Zdvihni se, ó soudce vší země, a dej odplatu pyšným.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Υψωθητι, Κριτα της γης αποδος ανταποδοσιν εις τους υπερηφανους.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!Издигни се, Ти Съдия на земята, Отдай на горделивите това, което им се пада.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!הנשא שפט הארץ השב גמול על גאים׃
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!‎ارتفع يا ديان الارض. جاز صنيع المستكبرين‎.
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!審 判 世 界 的 主 阿 、 求 你 挺 身 而 立 、 使 驕 傲 人 受 應 得 的 報 應
Kalk, ey yeryüzünün yargıcı, Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!審判 世界 的 主阿 、 求 你 挺身 而立 、 使驕 傲人 受 應得 的 報應
Kaos ve dalavere. Geçen Pazartesi Yargıç Norström'ün başkanı olduğu-Det kom ett beslut från tingsrättens avd.
Kaos ve dalavere. Geçen Pazartesi Yargıç Norström'ün başkanı olduğu-Det kom ett beslut från tingsrättens avd.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Älkää huokailko, veljet, toisianne vastaan, ettei teitä tuomittaisi; katso, tuomari seisoo ovella.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Hỡi anh em, chớ oán trách nhau, hầu cho khỏi bị xét đoán; kìa, Ðấng xét đoán đứng trước cửa.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Hỡi anh_em , chớ oán_trách nhau , hầu cho khỏi bị xét_đoán ; kìa , Ðấng xét_đoán đứng trước cửa .
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.형제들아 서로 원망하지 말라 그리하여야 심판을 면하리라 보라 심판자가 문 밖에 서 계시니라
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Não vos queixeis, irmãos, uns dos outros, para que não sejais julgados. Eis que o juiz está � porta.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Ne sóhajtozzatok egymás ellen, atyámfiai, hogy el ne ítéltessetek: ímé a Bíró az ajtó elõtt áll.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Nevzdychajte, bratia, druh proti druhovi, aby ste neboli odsúdení. Hľa, sudca stojí predo dvermi!
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Nevzdychejtež k Bohu jedni proti druhým, bratří, abyste nebyli odsouzeni. Aj, Soudce již přede dveřmi stojí.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Ne zdihujte drug zoper drugega, bratje, da ne boste sojeni; glejte, sodnik stoji pred vrati.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Non lamentatevi, fratelli, gli uni degli altri, per non essere giudicati; ecco, il giudice è alle porte
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Nu vă plîngeţi unii împotriva altora, fraţilor, ca să nu fiţi judecaţi: iată că Judecătorul este chiar la uşă.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Sucken icke mot varandra, mina bröder, på det att I icke mån bliva dömda. Se, domaren står för dörren.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Sukker ikke imod hverandre, Brødre! for at I ikke skulle dømmes; se, Dommeren står for Døren.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Sukk ikke mot hverandre, brødre, forat I ikke skal dømmes! Se, dommeren står for døren.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Μη στεναζετε κατ' αλληλων, αδελφοι, δια να μη κατακριθητε ιδου, ο κριτης ισταται εμπροσθεν των θυρων.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Братя мои, ако някой от вас заблуди от истината, и един го обърне,
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Не зітхайте один на одного, браттє, щоб вас не осуджено - ось, суддя перед дверима стоїть.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.Не сетуйте, братия, друг на друга, чтобы не быть осужденными: вот, Судия стоит у дверей.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.אחי אל תתאוננו איש על רעהו פן תשפטו הנה השופט עמד לפתח׃
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.لا يئن بعضكم على بعض ايها الاخوة لئلا تدانوا. هوذا الديان واقف قدام الباب.
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.弟 兄 們 、 你 們 不 要 彼 此 埋 怨 、 免 得 受 審 判 . 看 哪 、 審 判 的 主 站 在 門 前 了
Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor.弟兄們 、 你 們 不 要 彼此 埋怨 、 免得 受 審判 . 看 哪 、 審判 的 主 站在 門前了
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.C'est le juge de la Cour Régionale.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Dia adalah Hakim di pengadilan wilayah.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.E' il giudice alla Corte Distrettuale.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Er ist der Richter im Amtsgericht.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Er ist der Richter im Landgericht.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Es el juez en el Tribunal Distrital.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Han er dommer i Byretten.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Hän on käräjäoikeuden tuomari.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Hij is de rechter in het Vredegerecht.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Je soudcem okresního soudu.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Jest sędzią w sądzie okręgowym.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Ő a Körzeti Bíróság bírója.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Õ a Körzeti Bíróság bírója.
Kendisi bölge mahkemesi yargıcı.Ông ta là thẩm phán ở Tòa án quận.

İlgili Sayfalar