yargıç ile cümle

yargıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İçeri girer girmez, yargıç benim geldiğimi gördü.「あなたがこの狂った申立を書いたのですか?」
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Byli tu však dva odpůrci, jedním z nich byl soudce Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Było także dwóch oponentów - - jednym z nich był sędzia Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Due giudici non erano d'accordo, uno di essi era il giudice Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Erau totusi doi oponenti, printre care se afla Judecatorul Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Giờ thì, có hai người phản đối, một trong số đó là thẩm phán Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Hubo dos oposiciones, uno de ellos era el juez Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Il y avait 2 insoumis dont le juge Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.이제, 반대를 한 두 명의 판사가 있었는데 그중 한 명이 스캘리아 판사였습니다.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nå, der var to, der modsatte sig, en af dem var Dommer Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nos, volt két ellenző, az egyikük Scalia bíró volt.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Nun, es gab zwei anders denkende, einer von Ihnen war Richter Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Ora bem, houve dois dissidentes, um dos quais foi o juíz Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Sekarang, ada dua pembangkang, salah satunya adalah Hakim Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Twee rechters stemden tegen, een daarvan was rechter Scalia.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Υπήρχαν δυο διαφωνούντες, ένας από τους οποίους ήταν ο Δικαστής Σκαλία.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Имало двама противници, един от които бил съдия Скалия.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.Так вот, двое судей было против, и один из них был судья Скалиа [сторонник консервативных решений].
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.מנגד, היו שני מתנגדים, אחד מהם היה השופט סקאליה.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.الآن، كان هناك أثنين من المنشقين، أحدهم كان القاضي سكاليا.
İki muhalif oydan birini veren Yargıç Scalia idi.一人はスカリア判事であった 彼はカートの使用を認めず
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.bătrînii şi judecătorii tăi să se ducă să măsoare depărtarea dela trupul mort pînă în cetăţile de primprejur.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.da skal dine Ældste og Dommere gå ud og måle Afstanden til de Byer, som ligger rundt om den dræbte.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.entonces tus ancianos y jueces irán, y medirán la distancia hasta las ciudades que están alrededor del muerto
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.i tuoi anziani e i tuoi giudici usciranno e misureranno la distanza fra l'ucciso e le città dei dintorni
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.너의 장로들과 재판장들이 나가서 그 피살한 곳에서 사면에 있는 각 성읍의 원근을 잴 것이요
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.moeten de leiders en rechters bepalen welke stad het dichtst bij de plek van de misdaad ligt.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.naj pridejo starejšine in sodniki tvoji in merijo od ubitega do vsakega mesta, ki je v okolici.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.Tedy vyjdou starší tvoji a soudcové tvoji, a měřiti budou k městům, kteráž jsou vůkol toho zabitého.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.tes anciens et tes juges iront mesurer les distances à partir du cadavre jusqu`aux villes des environs.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.vtedy vyjdú tvoji starší a tvoji sudcovia a odmerajú vzdialenosť k mestám, ktoré sú vôkol zabitého,
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.тогава старейшините ти и съдиите ти да излязат и измерят разстоянието до градовете, които са около убития;
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.то пусть выйдут старейшины твои и судьи твои и измерят расстояние до городов, которые вокруг убитого;
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.ויצאו זקניך ושפטיך ומדדו אל הערים אשר סביבת החלל׃
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.يخرج شيوخك وقضاتك ويقيسون الى المدن التي حول القتيل.
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.長 老 和 審 判 官 就 要 出 去 、 從 被 殺 的 人 那 裡 量 起 、 直 量 到 四 圍 的 城 邑
ileri gelenleriniz ve yargıçlarınız gidip ölünün çevredeki kentlere olan uzaklığını ölçsünler.長老 和 審判官 就 要 出去 、 從被殺 的 人 那 裡量 起 、 直 量 到 四 圍 的 城邑
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.예수께서 가라사대 내가 심판하러 이 세상에 왔으니 보지 못하는 자들은 보게 하고 보는 자들은 소경되게 하려 함이라 하시니
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.Беше денят на приготовление за пасхата, около шестия час; и той казва на юдеите: Ето вашият цар!
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.И сказал Иисус: на суд пришел Я в мир сей, чтобы невидящие видели, а видящие стали слепы.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.ויאמר ישוע אני לדין באתי לעולם הזה למען יראו העורים והראים יכו בעורון׃
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.فقال يسوع لدينونة أتيت انا الى هذا العالم حتى يبصر الذين لا يبصرون ويعمى الذين يبصرون.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶 穌 說 、 我 為 審 判 到 這 世 上 來 、 叫 不 能 看 見 的 、 可 以 看 見 . 能 看 見 的 、 反 瞎 了 眼
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶穌說 、 我為審 判 到 這 世上 來 、 叫 不 能 看見 的 、 可以 看見 . 能看 見 的 、 反 瞎 了 眼
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Ale mu on rzekł: Człowiecze! któż mię postanowił sędzią albo dzielcą między wami?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Ale on mu povedal: Človeče, kto ma ustanovil za sudcu alebo za deliteľa nad vami?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››A on řekl jemu: Člověče, kdo mne ustavil soudcí aneb děličem nad vámi?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Er aber sprach zu ihm: Mensch, wer hat mich zum Richter oder Erbschichter über euch gesetzt?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Jésus lui répondit: O homme, qui m`a établi pour être votre juge, ou pour faire vos partages?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››이르시되 이 사람아 누가 나를 너희의 재판장이나 물건 나누는 자로 세웠느냐 하시고
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Ma egli rispose: «O uomo, chi mi ha costituito giudice o mediatore sopra di voi?»
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Mas ele lhe respondeu: Homem, quem me constituiu a mim juiz ou repartidor entre vós?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Men han sagde til ham: "Menneske! hvem har sat mig til Dommer eller Deler over eder?"
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Men han sa til ham: Menneske! hvem har satt mig til dommer eller skifter over eder?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Men han svarade honom: »Min vän, vem har satt mig till domare eller skiftesman över eder?»
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Mutta hän vastasi hänelle: "Ihminen, kuka on minut asettanut teille tuomariksi tai jakomieheksi?"
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Nhưng Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Hỡi người kia, ai đặt ta làm quan xử kiện hay là chia của cho các ngươi?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››Nhưng_Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Hỡi người kia , ai đặt ta làm quan xử kiện hay_là chia của cho các ngươi ?
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››,,Omule``, i -a răspuns Isus, ,,cine M'a pus pe Mine judecător sau împărţitor peste voi?``
İsa ona şöyle dedi: ‹‹Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?››On mu pa reče: Človek, kdo me je postavil za sodnika ali delilca vama?

İlgili Sayfalar