yardım etmek ile cümle

yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye ona yardım etmek istemediğini söyledi.Tom told Mary he didn't want to help her.
Tom'un bize yardım etmekle ilgilediğini sana ne düşündürüyor?What makes you think that Tom's interested in helping us?
Tom sadece Mary'ye yardım etmekle ilgilendiğini söyledi.Tom said he was just interested in helping Mary.
Tom'un yardım etmek için Boston'a gittiği kişi kim?Who's the person Tom went to Boston to help?
Tom yardım etmek için Mary'nin evine gitti.Tom went over to Mary's house to help.
Tom yardım etmek için buraya geldi.Tom came here to help.
Yardım etmek için gönüllü olman harika.It's great that you've volunteered to help.
Tom kalmakta ve partiden sonra temizlik yapmamıza yardım etmekte ısrar etti.Tom insisted on staying and helping us clean up after the party.
Tom Mary'nin yardım etmek için istekli olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't willing to help.
Tom yardım etmek için yapabileceği bir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmak zorundayım.We have to do something to help Tom.
Şu anda, yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.Right now, there isn't much I can do to help.
Yardım etmek istesem bile sana yardım edemem.I couldn't help you even if I wanted to.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok mu?Isn't there anything we can do to help Tom?
Sen de yardım etmek zorundasın.You've got to help, too.
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım etmek zorundasın.You've got to help me learn to drive.
Tom'a yardım etmek zorunda kalabilirsin.You may have to help Tom.
Sana yardım etmek için her şeyi yapacağımı biliyorsun.You know I would do anything to help you.
Tom'a yardım etmek zorundasın.You have to help Tom.
Tom neden Mary'ye yardım etmek istemiyor?Why doesn't Tom want to help Mary?
Tom neden Mary'ye yardım etmek istiyor?Why does Tom want to help Mary?
Biz Tom'a yardım etmek zorundayız.We've got to help Tom.
Yardım etmek için geldik.We've come to help.
Tom sana yardım etmekten mutlu olacaktır, eminim.Tom would be happy to help you, I'm sure.
Tom yardım etmek için yapabileceği daha fazla şey olmasını diledi.Tom wished there was more he could do to help.
Tom ona yardım etmek Mary'nin evine gitti.Tom went to Mary's house to help her.
Tom çiftlikte babasına yardım etmek için yeterince güçlü değildi.Tom wasn't strong enough to help his father on the farm.
Tom Mary'ye yardım etmek için istekliydi.Tom was eager to help Mary.
Tom her zaman başkalarına yardım etmek için istekliydi.Tom was always willing to help others.
Tom yardım etmek için ne yapabileceğini bilmeni istiyor.Tom wants you to know what he can do to help.
Tom yardım etmek istiyor ama nasıl yapacağından tam olarak emin değil.Tom wants to help, but isn't exactly sure how.
Tom yardım etmek istedi fakat zamanı yoktu.Tom wanted to help, but he didn't have time.
Tom bize yardım etmek için gönüllü oldu.Tom volunteered to help us.
Tom yardım etmek için devreye girdi.Tom stepped in to help.
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Tom yardım etmek için beni geri gönderdi.Tom sent me back to help.
Tom bana yardım etmek için isteksiz görünüyor.Tom seems reluctant to help me.
Tom sana yardım etmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to help you.
Tom Mary'ye yardım etmek için hiçbir şey yapmadı.Tom made no move to help Mary.
Tom bize yardım etmek için burada değil.Tom isn't here to help us.
Tom Mary'yi bulmamıza yardım etmek için burada.Tom is here to help us find Mary.
Tom onu Mary'ye yardım etmek için yapıyor, benim için değil.Tom is doing that to help Mary, not me.
Tom bana yardım etmek için ısrar etti.Tom insisted on helping me.
Tom yardım etmek için bize geldi.Tom has come to us for help.
Tom Mary'ye yardım etmek için kalktı.Tom got up to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do what he could to help Mary.
Tom buraya bize yardım etmek için geldi.Tom came here to help us.
Tom'un bize yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey yok.There's nothing Tom can do to help us.
Bana yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yok.There's nothing Tom can do to help me.
Mary'ye yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yok.There's nothing Tom can do to help Mary.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do to help Tom.
Yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yoktu.There was nothing Tom could do to help.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing I could do to help.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğim bir şey yoktu.There was nothing I could do to help Tom.
Tom'a yardım etmek için bir şey yapabilip yapamayacağını gör.See if you can do something to help Tom.
Tom'a yardım etmek için yapabileceğin herhangi bir şey olup olmadığına bak.See if there's anything you can do to help Tom.
Hiç kimse Tom'a yardım etmek istemiyor.Nobody wants to help Tom.
Tom'a yardım etmek için çok geç.It's too late to help Tom.
Gerçekten bana yardım etmek istiyorsun gibi görünmüyor.It doesn't really sound like you want to help me.
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can do to help?

İlgili Sayfalar