yardım etmek ile cümle
yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom yardım etmek için burada.Tom is here to help.
Yardım etmek zorundayız.We have to help.
Tom'a yardım etmekle meşgul olacağını düşündüm.I thought you'd be busy helping Tom.
Tom bana yardım etmek için hiçbir şey yapmadı.Tom didn't do anything to help me.
Tom yardım etmek istediğin söyledi.Tom said he wanted to help.
Tom ve Mary yardım etmek istiyorlar.Tom and Mary want to help.
Tom yardım etmek için oradaydı.Tom was there to help.
Yarın sabah sana yardım etmek benim için sorun değil.It's no problem for me to help you tomorrow morning.
Tom yardım etmek için yapabileceği başka bir şey olmasını diledi.Tom wished there was something else he could do to help.
Onlar bize yardım etmek için istekliler.They're willing to help us.
Tom gerçekten yardım etmek istiyor.Tom really wants to help.
Sanırım yardım etmek için bir şey yapabilmeliydim.I suppose I should've been able to do something to help.
Ona yardım etmek zorundasın ve çabuk olarak!You have to help him, and quickly!
Arkadaşlar her zaman birbirlerine yardım etmek için hazırlıklıdırlar.Friends are always prepared to help each other.
Ben sana yardım etmekten çok memnun olurum.I'd be only too glad to help you.
Tom'un bir iş bulmasına yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I did everything I could to help Tom find a job.
Ona yardım etmek için yapabileceğim hiçbir şey yok.There's nothing I can do to help him.
Ona yardım etmek için yapabileceğim hiç bir şey yok.There's nothing I can do to help her.
Ona yardım etmek için yapabileceğin hiçbir şey yok.There's nothing you can do to help him.
Ne olursa olsun ona yardım etmek zorundayım.I have to help him no matter what.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yaptı.Tom tried his best to help Mary.
Tom Mary'nin bulaşıkları yıkamasına yardım etmek için gönüllü oldu.Tom volunteered to help Mary wash the dishes.
O bize yardım etmek niyetinde mi?Does he intend to help us?
Sana yardım etmek için başka birini bulamaz mısın?Can't you get somebody else to help you?
Yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey var mı?Is there something we can do to help?
Yardım etmek için yapabileceğin bir şey yok mu?Isn't there something you can do to help?
Yardım etmek için zaman ayırdığınız için teşekkürler.Thanks for taking the time to help.
Yardım etmek için ne yapabiliriz?What can we do to help?
Arkadaşlarına yardım etmek istedi.She wanted to help her friends.
O ,dostlarına yardım etmek istedi.She wanted to help his friends.
Gelip piyanomu taşımama yardım etmek için pazartesi günü biraz zamanın var mı?Would you have some time on Monday to come over and help me move my piano?
Bize yardım etmek için mi buradasın?Are you here to help us?
Yardım etmek için bir şey yapabilir miyim?Can I do anything to help?
Tom'a yardım etmek için bir şey yapmam gerekiyor gibi hissediyorum.I feel like I need to do something to help Tom.
Tom'un uğramak için ve piyanoyu taşımamıza yardım etmek için zamanı olacağını umuyordum.I was hoping Tom would have time to come over and help us move the piano.
Bize yardım etmek için zamanının olabilip olamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you might have time to help us.
Bu öğleden sonra sana yardım etmek için zamanım olmayacak.I won't have time to help you this afternoon.
Tom yardım etmek istemiyorsa etmek zorunda değil.If Tom doesn't want to help, he doesn't have to.
Muhtemelen yarın Tom'a yardım etmek zorunda kalacağız.We'll probably have to help Tom tomorrow.
Sana yardım etmek için buradayız.We're here to assist you.
Size yardım etmek için buradayız.We're here to help you.
Yardım etmek için buralarda hiçbir şey yapmıyorsun.You never do anything around here to help.
Tom Mary'ye yardım etmek her zaman için elinden geleni yaptı.Tom always did his best to help Mary.
Tom bana yardım etmek için her zaman elinden geleni yaptı.Tom always did his best to help me.
Tom ve ben Mary'ye yardım etmek için elimizden geleni yaptık.Tom and I did our best to help Mary.
Tom bana yardım etmek için istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I would be willing to help.
Tom yoksullara yardım etmek için hayatını adadı.Tom dedicated his life to helping the poor.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help Mary.
Tom yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help.
Tom Mary'ye yardım etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.Tom did everything he could to help Mary.
Tom yardım etmek için elinden geleni yaptı.Tom did what he could to help.
Tom yardım etmek zorunda hissetti.Tom felt obligated to help.
Tom bize yardım etmek için burada.Tom is here to assist us.
Tom yardım etmek için daha istekli.Tom is more than willing to help.
Tom Mary'nin ayaklarına yardım etmek için elini aşağıya doğru uzattı.Tom reached down to assist Mary to her feet.
Tom Mary'nin bebeğini kurtarmasına yardım etmek istiyordu.Tom wanted to help Mary rescue her baby.
Tom yardım etmek istiyor ama besbelli edemiyor.Tom wants to help, but obviously can't.
Tom sana yardım etmek için görevlendirilecek.Tom will be assigned to assist you.
Tom'a yardım etmek için elimden geleni yapmak istiyorum.I want to do my best to help Tom.
Tom Mary'ye yapacağı herhangi bir şeye yardım etmekle ilgilenmediğini söyledi.Tom told Mary he wasn't interested in helping her do anything.